Posted in Astroloji Hakkında Genel, Burçlar

28 Nisan – 22 Mayıs 2016 Merkür Retrosu; ”SAPLANTILARIMIZLA” Hasbıhal Etme Zamanı…


Bo Bartlett
by Bo Bartlett

Gölge süreci dahil 14 Nisan – 7 haziran arasında etkin olacak bir Merkür Retrosu bu…  Ancak esas işleyiş süreci 28 Nisan – 22 Mayıs tarihlerine denk düşüyor. Pluto ve Mars Retrolarının da başlangıç zamanında meydana geldiği için – bkz. Mars ve Pluto Elele RETRO, Merkür de Gölgeye Girdi… VAY Arkadaş Adeta Doğal Regresyon Terapisi :)))  – mesajlarını oldukça yoğun hissediyoruz.

  • Bu Retro boyunca Merkür Boğa Burcunun 14 ve 23 dereceleri arasında zigzag yapacak.
  • Güneş ve – Mayıs itibariyle – Venüs de Boğa’da olacağı için, Boğa temalarının üzerinden geniiiş geniş geçeceğiz :)))
  • Merkür Retro’ya girerken Chiron ile 60 derece açı yapacak ve gölge süreci bittiğinde yine Chiron ile 60’lık açıda olacak.
  • Merkür Retrosu’nun bittiği gün, Merkür – Jüpiter & Kuzey Düğüm Kavuşumu- Pluto arasında bir Toprak Üçgeni olacak. Bu üçgen Neptün & Güney Düğüm Kavuşumu ile Uçurtma görünümü oluşturacak.

MEALİ ve Burçlara Göre Yorumu;

Boğa’nın doğasında, SAHİPLENMEK vardır :) Aceleci değildir ama ısrarcıdır… Bir nesneyi, bir insanı, bir konumu, beğenir, aklına takar, bir şekilde ulaşır, fena halde alışır ve zinhar vazgeçemez!

Sorun şu ki… KAYBETSE veya ULAŞAMASA DA VAZGEÇEMEZ!

Merkür Boğa’da olunca SABİT FİKİRLİ OLMAK  dersine çalışırız. Merkür Boğa’da geri gidince ise, bir ara bir şekilde sabit fikir, takıntı, SAPLANTI haline getirdiğimiz  ama artık yolumuz için uygun olmayan düşünce kalıpları ve davranış modelleri üzerinde ısrarcı zigzaglar çizeriz ;)

Ha birde; Boğa’nın zaafı HAZ olduğu için, bu retro sürecinde önemli bir çalışma konumuz da ”Döngüsel Bir Varoluş Biçimi Olarak ABARTI ve YOKSUNLUK HİSSİ” olacaktır ;)

  • Merkür düşünce, iletişim ve davranış modelimizi temsil ettiğine göre, öncelikle kendimizi söz ve davranışla ifade etme biçimimize bir göz atmamız gerekir. İnat edip ya da korkup da bir türlü söyleyemediklerimiz, yanlış ifade ettiklerimiz, yanlış anladıklarımız, başka türlü bakmamız gerekirken bakmayı, başka türlü yapmamız gerekirken yapmayı beceremediklerimiz önümüze dökülebilir. Almamız gereken ders şudur; BAŞKA TÜRLÜSÜNÜ DENERSEK, başka fikir ve çözümlere kapımızı açarsak, bu güne kadar bakmadığımız yerden bakarsak, içimizde tuta tuta kusacak hale geldiğimiz şeyleri ortaya koyarsak ve sorgulamaya ya da tartışmaya açarsak, ÖLMEYİZ :))) Bu retro bize bunu bir şekilde fark ettirecektir!
  • Tutarlı olmak ve ayaklarını yere bastığını hissetmek, doğruluğuna ikna olmadığı adımı atmamak yerine göre işe yarayan bir davranış şeklidir. Ancak bunun gölgesi tutucu olmak, ıncık cincik detaylarda oyalanıp zamanın ruhuna uygun davranamamak, her işi süründürmek, her fırsatı sündürmektir. Adım atamamak yüzünden bu retro boyunca çekeceğimiz sıkıntılar bizi çıkış yolu aramaya itebilir.
  • Refahımızın sürekli olacağına dair güvence veren para, mal, mülk gibi maddi unsurlar konusundaki saplantılarımızla yüzleşebiliriz. Olmazsa olmazlarımız, maddi güvencemizi kaybetme korkularımız, tüketim alışkanlıklarımız, maddi standartlarımız, konum kaygılarımız önümüze gelebilir. Gerçek şu ki; Alıştığımızdan azına RAZI OLURSAK BİZDEN BİR ŞEY EKSİLMEZ! Umduğumuzu bulamamak BULDUĞUMUZUN KÖTÜ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ! Kendimize koyduğumuz hedef ya da belirlediğimiz standartlara sahip olmamak BİZİ DEĞERSİZ YAPMAZ! Mutluluk ve refah ve güven tüketim standartlarımıza bağlı değildir. Hayatın bize sunduklarından HOŞNUT OLMAMA nedenlerimiz üzerinde düşünüp, bakış açımızı ve tutumumuzu değiştirmemiz gerekebilir.
  • Rahatımıza düşkünlüğümüz, tembelliğimiz, atıllığımız, hantallığımızla yüzleşebiliriz :))) Rahatına düşkün olmak ayarında ve kararında kabul edilebilir bir şeydir ama bu tanım altına sığınarak yapmadıklarımız yüzünden HAYAT DAMARLARIMIZ TIKANMAYA başladıysa, toparlanma ve harekete geçme zamanı gelmiştir! Bu retro dönemi bize kendimizi hapsettiğimiz döngülerin girdabına sokup, atıllığımızı bırakmaya mecbur edebilir!
  • Haz anlayışımızı, zevk aldığımız şeylere yaklaşma şeklimizi gözden geçirmek durumunda kalabiliriz… Yeme  içme şeklimiz, bedenimizle  ilişkimiz gibi konularda saplanıp kaldığımız ve artık sağlığımızı bozmaya başlamış tutumları değişmemiz gerekebilir. Ve bu değişim ihtiyacı kendini hastalık, aksaklık, sorun şeklinde ortaya koyabilir. Özellikle boğaz bölgesi ve kulaklarla ilgili sorunlar, tiroid, şeker, kolestrol gibi metabolizma sorunları, nefes yolu tıkanıklıkları veya barsak problemleri gibi konularda  hassasiyetlerimizi fark edip çözmek zorunda kalabiliriz.
  • Değerli olmaktan ne anladığımızı masaya yatırmak zorunda kalabiliriz! İnsan değerli olduğunu elde edebildikleriyle ölçme eğilimine sahiptir. Elde ettiklerimiz her zaman maddi olmak zorunda değildir. Saygı, ilgi, beğeni, arzu gibi insanların bize değer verdiklerini ve öncelik sunduklarını düşündüren manevi kazanımlara da özlem duyarız. Ve KARŞILANMADIĞI için bizi inim inim inleten, böyle duygusal açlıklarımız vardır. Bu retro sürecinde kendimizi değersiz hissetmemize neden olan duygusal açlıklarımızla ve bunları gidermek için başvurduğumuz ÇIKMAZ yöntemlerle de yüzleşmemiz gerekebilir. Önemsenmeye duyduğumuz derin ihtiyaç ve önemsenmeme korkumuz bu ara yükselir ve önemsenmek için benimsediğimiz davranış modeli bu ara kessin işlemez :))))

Bize düşen SAPLANIP KALDIĞIMIZI fark ettiğimiz yerlere, ‘Ama ben başka türlü yapamam ki!” diye yaklaşmamak…Bazen insan tutum değiştirmekten o kadar korkar ki, bütün dünyasını belirli bir duruşu sürdürmek üzerine kurar. Ve bir türlü anlamak istemez ki, bütün korktukları başına tutumunu değiştirmemekten gelmektedir.

Hatta ACI BEDENİMİZ bile, tanıdık ve güvenli geldiği için terk etmek istemediğimiz bir ülkedir…

ACI BEDEN ne derseniz; taşına taşına ikinci bir deri gibi üzerimize geçmiş acılarımızdan bahsediyorum.

Bunlar bir süre sonra bizi ”Yeni Bir Ben” ihtimali için çaba göstermekten de koruyan bir kabuğa dönüşürler ;) Geçmişten gelen acıları o kadar benimser, kendimizi onlarla öylesine tanımlarız ki, bu tanımların dışına çıkacak bir tutum geliştirmek bize bu güne dek yaşadıklarımıza ihanet gibi gelir…

Elbette bir de bir acıyı gidermek için benimsediğimiz davranış modelleri, kendimizce bunu geçirmek için ürettiğimiz kaçış yolları ya da onarım yöntemleri vardır. Bir süre sonra bunlar da acılarımız kadar ağır, köhne, geriletici bir hale gelirler. Zira bizi meselenin kaynağına gidip, soruna başka gözle bakmaktan, sorunu ve çözümü yeniden tanımlamaktan alıkoyarlar.

Bu Merkür Retrosunda   ACI BEDENİMİZ bize fazla ağır gelmeye başlayacaktır!

Bu nedenle, ACILARIMIZI GEÇİRME YÖNTEMLERİMİZİ de masaya yatırmamız ve yöntemleri bırakıp, doğrudan kaynağı çözümlemeye, acı algımızı oluşturan nedenleri görmeye ve kendimizi yeniden tanımlama cesaretini göstermeye ihtiyacımız olacaktır.

Gelelim Burç ve Yükselen Burca göre retronun tokunduracağı alanlaraaa :))) Hem kendi burcunuzu hem yükseleni üşenmeyin okuyun!

KOÇ veya Yükselen KOÇ: Retro kaybetme, ya da yoksun kalma korkularınızı tetikleyebilir. Bu deneyimi ağırlıklı olarak maddi konularda yaşasanız da, saygınlık görme, takdir alma gibi ihtiyaçlarınız konusunda da takıldığınız noktalarla karşılaşmanız mümkündür. Bir türlü elde edemediğiniz ya da vazgeçemediğiniz bazı maddi veya manevi öncelikleriniz size ayak bağı olmaya başlayacaktır. Önceliklerinizi elden geçirmekten korkmayın! Ve şunu da unutmayın; insanı değerli kılan üretkenliğidir! Eğer öncelikleriniz üretken olmanıza engel oluyorsa, burada bir sorun vardır ;)

BOĞA veya Yükselen BOĞA: Aaa  şaane :))) Boğa kardeşlerimin ”Tanrım beni baştan yarat! Sen yapmazsan ben yapacam…” deme zamanı gelmiş :))) Çok güzel bir tanım vardır; ”Tutumlarımız alışkanlığa, alışkanlıklarımız karaktere, karakterimiz ise kadere dönüşür!” Demek ki tutumlarımızı değiştirmeye başladığımızda, karakterimize dair tanımlarımızı da değiştirdiğimizi ve zamanla kaderimizin de değişmeye başladığını görebiliriz. Ama bunun için çakıldığınız yerden sökülmeyi kabul etmeniz lazım ;)

İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Tamam anladım pek ”dadınız” yok ;) Fiziksel olarak alıştığınız kadar enerjik ve sağlıklı olmayabilirsiniz. Ama duygusal olarak da ”Tükenmişlik Sendromu” yaşamaktasınız. ”Ben böylemiydiiimmm, böyle mi doğdummm…” diye arabeske bağlamayın da, sizi bu duruma getiren tercihlerinizi elden geçirin. Doğal bir nekahat devresinden geçiyorsunuz. Bu süreci kötü hissetmenize neden olan şeyleri tespit edip, iyileşme yoluna girmek için kullanın. Bilinçaltınız da fır fır hareketli… Sorunları ve çözümleri rüyalarınızda bile görebilirsiniz. Ay tamam hadi uzatmayın geçicek yaw :)))

YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Ağaçların çiçek açma, Yengeçlerin de TEREDDÜT ETME zamanı :))) Ama biraz düşünürseniz, kaygı, vesvese, tereddüt, risk almama arzusu gibi eğilimlerinizin size önlemeye çalıştığınız risklerden daha fazla zarar verdiğini göreceksiniz. Eğer kendinizi tıkanıp kalmış, yeni fırsatlar bulmak konusunda yeteneksiz hissediyorsanız, bu da bilin ki PASLANDIĞINIZ içindir! Hah tabi siz durun durun, evren de emrinize amadeydi ya… Hadi deyince önünüze yedekte bekleyen fırsatlardan sizin beğeneceğiniz gibi bir fırsat çıkarsın. Biraz çaba gösterin. Hatta boşa gibi gelse de accık kürek çekin bakayım :))) Elbet bir sahile varırsınız…

ASLAN veya Yükselen ASLAN: Galiba bu retroda İKTİDAR sahibi olma tanımınızı elden geçirmek zorunda kalacaksınız. İhmal edilmiş ya da elinizden gelse ihmal etmeyi çoook isteyeceğiniz sorumluluklar, bu ara önünüze dikilebilir ;) Yapmak istediklerinizi değil, mecbur olduklarınızı mı yapıyorsunuz? E sorun bakalım kendinize niye… Yetkili olmayı sevip de sorumlu tutulmayı kabul etmemek diye bir şey biliyorsunuz ki mümkün değil. Ya oluruna bırakacak, iktidar alanı olarak çizdiğiniz sınırları kaldıracaksınız… Ya da olmak istediğiniz yerin ağırlığını, yükümlülüğünü, sıkıntısını taşıyacaksınız.

BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Plan yapamamak, ya da yaptığınız planlardaki aksaklıklar yüzünden fazla adım atamamak sizi uyuz ediyor dimi ;) Planlarınıza aşık olmayı bırakın siz de o zaman a canım :)))) Baktınız olmuyor, bakmayıverin! Bu ara payınıza düşen, hayatı çekip çevirmekten mahrum bırakılma deneyimi… Sırf bir şeyler sizin istediğiniz gibi gitmiyor diye kurgu kurmayı, yargı yarmayı bırakın. Ve eğer gerçekten sıkışıp kaldıysanız da dönün kendinize şunu sorun; ”Benim neye farklı bakmam, neyi farklı yapmam lazım?”

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Yoksunluk kaygısı ile yüzleşmeniz gereken bir dönemden geçiyorsunuz. Kaynak bulma sıkıntısı, borçlarınızı ödeyememek, alacaklarınızı alamamak kaygısı gibi konular gündeminize gelebilir. ”Ya ben bundan sonra hiç…” diye başlayan senaryolar üretmeyi bir yana bırakın! Soruna değil çözüme odaklanın. Eğer kaynak sıkıntısı yaşıyorsanız, tüm yumurtalarınızı aynı sepete koymuş ve alternatif çıkış senaryolarını erteledikçe ertelemişsinizdir. Şimdi zaman, yeni senaryolar için plan yapma zamanı. hadi hadi mızıldamayın. Siz çözüm üretmeye odaklanınca kendinize duyacağınız hayranlıkla toparlanırsınız :)

AKREP veya Yükselen AKREP: Bu ara sorun HEP BAŞKALARI gibi görünüyor :))) Ama bir işi belli bir noktaya iki kişi getirir a canım… Eğer iş ve hayat ortaklıklarınız tıkanma noktasına geldiyse, anlaşma sağladığınız düşündüğünüz konularda aslında hiiiç anlaşamadığınızı fark ediyorsanız, bir durup ”Ben işi bu hale getirecek kadar niye bekledim?” diye kendinize sormanızda fayda var. Hayata dair tüm beklentilerinizi karşınızdakilerin davranışlarını belirlemek üzerine kurarsanız, esnekliğinizi kaybedersiniz. Bağımsız çıkış senaryoları geliştirmeyi ya da UZLAŞMAYI öğrenmek için iyi bir zaman… Kolay gelsin.

YAY veya Yükselen YAY: Bu ara konfor alanınız size dar ve sıkıcı geliyor dimi :))) Bir rutinin içine girdiniz ve ne yapsanız çıkmıyorsunuz. Zira konfordan, rahattan, huzurdan ne anladığınızı kendinize bir daha sormanız gereken bir zaman. Eğer çalışma şekliniz size istediğiniz verimi sağlamıyorsa, ya da sağlığınız alıştığınız ritme dayanamıyorsa, bu uyarıları da dikkate alın. Alışkanlıklarınız, sizi hareketsiz ve çıkışsız hale getirmeye başlamış. Eğer bu alışkanlık bir yerde durmaya sabredememek ise, onun da özgürlük değil kaçış olduğunu anlamanızda fayda var ;)

OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Sizi mutsuz etmiş, umutlarınızı kırmış, hayallerinizi yıkmış, olanlar üzerine destan yazasınız var :)))) Kalbinize gömdüğünüz aşklar ve özlemler masanızın üzerinde hüngür sümük ağlıyorlar :))) Hem onlardan kopamıyor, hem de size yar olmadıkları için onları affedemiyorsunuz! Canımcım, olmamışsa olmamıştır.. Tamam işte artık bırakın. Dönüp dönüp olmayanları oldurtmaya çalışmak yerine, oldurtmaya çalışırken kullandığınız yöntemlere bir bakın… Siz bazı şeyleri neden çok istiyorsunuz, bunların size cazip gelen yanı ne oluyor? Çok arzu edince nasıl davranıyorsunuz? Peki sonuç niye hep hüsran oluyor?

KOVA veya Yükselen KOVA: Eviniz, aileniz, aidiyetleriniz veya güvenlik alanınız ile ilgili  sorunlar yaşadığınız bir zaman… Arkanızda bitiremediğiniz, bırakamadığınız, bağınızı bir türlü kesemediğiniz maddi ve manevi yükler olduğu için, bir türlü önünüze bakamıyor, yeni tanımlar, yeni duruşlar edinemiyorsunuz. Bu da sizi gelebileceğinizi yere gelmekten, olabileceğiniz şeyleri olmaktan alıkoyuyor. Allasen neyi bitirmeniz ya da kapatmanız gerekiyorsa yapın da, şu güvensiz ve kaçak haliniz bi bitsin! Zira artık arkasına veya içine saklanmaya çalıştığınız konumlar da size dar gelmeye başladı…

BALIK veya Yükselen BALIK: Geri dönüş başladı… Arkanızda bırakmaya çalıştığınız şeyler şimdi önünüze çıkıyor. Çevrenizdeki insanlarla iletişim sorunları yaşıyor olabilirsiniz, tutumunuza dikkat edin. Eğer onlar size kapıları kapatıyorlarsa, geçmişte yaptığınız tercihleri düşünüp fazla tepki göstermemeye çalışın. Bir yere varamama hissinize neden olan önkabulerinizi ya da vazgeçemediğiniz acılarınızı fark edin. Şu yukarıda anlatıp durduğum acı beden hikayesi var ya… İşte o tam sizlik bir konu ;) İyi çalışmalar…

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

16 thoughts on “28 Nisan – 22 Mayıs 2016 Merkür Retrosu; ”SAPLANTILARIMIZLA” Hasbıhal Etme Zamanı…

  1. Sevgili Juno,artık kesinlikle emin oldum,ya evime bir kamera kurdun yada perdenin arkasına saklanıp beni takip ediyor, yazılarını öyle yazıyorsun. :)))
    İşin şakası bir yana,yaklaşık 6-7 ay önce keşfettim sizi,düzenli bir şekilde HAYRANLIKLA takip ediyorum. (genelde her yazınız da whatsapp tan paylaşılıyor bu arada gizli gizli)
    Yüreğinize,emeğinize sağlık…

  2. Juno,
    Bu yazdıkların hiç bana göre değil. Biraz çiizkeyk yiyip, keyfimize bakarken retronun bitmesini beklesek olmaz mı?
    Sevgilerimle
    Bir boğa burcu insanı.

  3. O kadar astrolog takip ediyorum.Sizin gibi mükemmel tespit yapan görmedim.Tebrik ediyorum.Yazınızın her satırını zevkle okuyorum.Teşekkürler.Bu arada bir sorum olacak eger yanıtlarsanız doğum haritasına bakıp yorum yapıyormusunuz ücreti ne kadar oluyor?

  4. Merhaba ben yazınızı okudum bu Merkür retrosu zihinsel yavaşlamaya neden olur mu? Ve zihinsel motivasyonumuzu düşürebilir mi bunu sormak istedim.Ben yıldız haritamız çok merak ediyorum yıldız haritamız yorumlayabilir misiniz acaba? Ben 28 kasım günü saat 20:00 da doğmuşum Ankara doğumluyum.

  5. Tipik bir boğa burcuymuşum da haberim yokmuş:) Ameliyat olacagım bile yazılmış, keyifle takip ediyorum

  6. Geçip karşıma konuşuyormuş gibisin.
    Korkuyorum senden ve ben kimseden korkmam :)

    (Boğa, yükseleni oğlak)

  7. Danıştığım astrolog bu bilgilerin yarısını vermedi. Yükselen boğayım 15 gün önce işe aldığım eleman başlamaktan vazgeçti şimdi başlamak istiyorum diyor. 22 mayısı beklemem şart mı acaba?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s