Posted in Astroloji Hakkında Genel

Balıkta Chiron, Güneş, Güney AY Düğümü Kavuşumu… GEÇMİŞLE BARIŞMA ZAMANI :)

acecef9e99b0c8ae0f8d11f81cd14fe0

Bugün şifalı görünümler var göklerde…

  • Merkür ve Neptün Balık Burcunda kavuşuyorlar,
  • Jüpiter ve Pluto tam üçgen açıda,
  • Güneş, Chiron ve Güney AY Düğümü de kavuşum halindeler.

Yani geçmişle barışmak için HARİKA bir zaman :)

Biraz daha anlat be JUNO derseniz;

Önce şunu söylemek isterim :) Evren sesini yıldızlara baksan da bakmasan da sana duyuruyor…

Dün facebook sayfamda geçmişi düşünmek, kendine kızmak ve barışmak hakkında bir paragrafcık bir şey yazmıştım… Şu ana kadar 1,500 kişi beğenmiş :) Kalpler o yönde işlemese, o kadar dokunmazdı kimseye… Demek ki, Zamanın Ruhu hepimizi kucaklayıp aynı yöne çekivermiş.

Bu sabah Solarfire’ı açıp, ne hikayeler varmış bakalım göklerde anlatılmaya değer diye baktığımda da, aynı göstergelerle karşılaşmak beni neredeyse şaşırtmadı :)

Hikaye şu;

HERKES YARALIDIR!

Işık mağrur kalplerimize girecek bir pencere açmak için, hepimizi acı veren yollardan geçirir…

Birşeyler bekler bulamaz, bir şeyler ister ulaşamaz, ya da ulaşır ama bedellerini taşıyamaz, gözümüzü hep öteye diker ama ötemiz burası olunca yine mutlu olmaz, ne istediğimizi bilmez zira hem elimizdekinden hem de hayallerimizden vazgeçemez… Yani epey bi savrulup yıpranırız :)))

O yollardan geçerken, eğer ”kırıklarımızdan sızan ışıktan gözümüzü kaçırmaz” ve kendimize dürüst olabilirsek, bize acı verenin hayat ve insanlar değil, hayata ve insanlara yaklaşma şeklimiz olduğunu anlarız.

Bu OLGUNLAŞMA’dır… Ve artık olgunlaşmak zorunda olduğumuzu kabul etmek de başlıbaşına bir acıdır :)))

Işık bize birkaç basit öğretiyi vermeye çalışır;

  • BEKLENTİ ve UMUT arasında bir fark vardır;

Beklenti hayatın bizim istediğimiz yönde akmasını istemektir. Beklentilerimiz karşılansın diye delice fedakarlıklarda bulunmaktan, etrafımızdaki herkesi kendi istediğimiz yönde çekeleyip hırpalamaya kadar bir çok yöntem deneriz. Hayat istediğimiz gibi gitmeyince de kendimizi kırık bir bebek gibi değersiz, küskün, terk edilmiş hissederiz.

Umut ise hayatın bir şeyleri elimizin ayağımızın altından çekmesinde bir hayır olduğuna ve bizi bekleyen hikayenin bizim tasarladığımızdan daha güzel olacağına inanmaktır.

Beklenti bizi sürükler ve çökertirken, Umut yaşamak için ayağa kalkmamız adına bize hep bir neden verir :)

  • YAKINLIK kurmanın sırrı SINIR ADABI bilmektir;

Biz kimsenin hayatının merkezi değiliz ve olmayı beklememeliyiz! Zira her insanın hayatının merkezinde kendisi ve öncelikleri vardır! İnsanlar bizi hayatlarının merkezine koymuş gibi davrandıklarında dahi, bunun arkasında onlara dair giderilmesi gereken bir özlem, bir eksik, ya da umdukları bir fayda vardır. Dürüst olursak eğer, biz de bir insanı çok önemsediğimiz zaman bunun ardında KENDİMİZE DAİR bir beklentinin yattığını görürüz. Aslında biz kimseyi ”O KENDİSİ” olduğu için değil, onda bizim çok istediğimiz bir şey olduğu için isteriz :)

Ama her paket, kendi artıları ve eksileriyle hayatımıza girer… Yani bazen bir yanıyla bizi çok tatmin eden insanlar, başka yanlarıyla çok da yıpratabilirler. Bizim insanlar üzerindeki etkimiz de AYNEN BÖYLEDİR.

Bu nedenle insanlardan her şeyi beklememeli ve onlara her şeyi vermemeliyiz :)

Timsahları elimizi ısırmayacakları mesafeden sevmek en iyisidir. Ve biz ne kadar ”tatlı bir kuş” olsak da, her balkona yuva yapmamız hoş karşılanmayabilir…

  • İnsanlar birbirlerine HAK ETTİKLERİ gibi değil, BECEREBİLDİKLERİ gibi davranırlar;

Kimse bize değerimizce davranmaz… Becerebildiğince davranır! Hem dürüst olursak biz de başkalarına onların hak ettikleri gibi değil, bizim işimize geldiği gibi davrandığımızı kabul ederiz.

– Bazen bize hiç bir zararı olmasa da, bir yanımızı eksik hissettiren insanlara soğuk davranırız mesela…

– Ya da bazen bize çok değerli görünen birinin kalbini kazanmak için gereğinden fazla hoplar zıplarız. Ama orada dahi beklentimiz değerli olandan ilgi görüp değerli hissetme arzumuzdur. FAZLA vererek, çok alttan alarak yaptığımız şey aslında karşımızdakini bize borçlu çıkartmak, bir tür manipule etmektir!

– Bazen etrafımızda çok değerli insanlar olur ama biz bizim ihtiyaçlarımıza, yaralarımıza hitap edeni ya da kolayımıza geleni tercih eder, diğerlerini ihmal ederiz.

Eh işte insanlar da bize öyle davranırlar :))) Yani alabildiklerimiz onların verebildikleridir. Bizim hak ettiklerimiz değil!

  • İnsanı değerli kılan YARATILMIŞ olmasıdır!

DEĞER ve ANLAM hayatımıza dışarıdan gelen şeyler değildir. Dış kaynaklardan elde etmeye çalıştığımız her değerin, bize bir bedeli vardır. Ve dıştan gelenlerin sürdürülebilir ya da tatminkar olmasının hiç bir garantisi yoktur. İşler biter, insanlar gider, keyifler tükenir…

ANLAM ve DEĞER hissi, Yaratan tarafından her zerremize ekilen ve yaşamımızla geliştirip büyüttüğümüz bir niteliktir.

Beklenti yerine UMUT ile yola devam etmeyi öğrenirsek, hayatımız daima değerli ve anlamlı olacaktır.

Geçmiş, çoğu kez yukarıdaki dersleri öğrenemediğimiz için yaşanan acı deneyimlerle doludur… Ve insan bazen hem geçmişi, hem de bütün bunları yaşamış olduğu kendini suçlar.

Oysa İnsanı kendisi yapan geçmişi değil, geçmişle barışma şeklidir :) İşte şimdi suçlamak değil ANLAMAK ve BARIŞMAK zamanıdır!

Olanları bırakalım orada kalsınlar… Onlar biz değiliz. Biz öğrendiğimiz dersler, oradan buraya aldığımız yol,  ve önümüzde uzanan olasılıkları kucaklama şeklimiz gibiyiz.

Hayatımızda olan bitenle kavga etmeyelim artık. Yaratan’ın sunduğu olasılıkları umutla kucaklayalım… Kalbimizi açık tutarsak, ışık içeri girer ve mesajını usulca bırakarak hayatımızı aydınlatır :)

Good Times Bad Times Give Me Some of That – İyi ve Kötü Zamanlar Bana Hepsinden Biraz Ver … Edie Brickel

 

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

22 thoughts on “Balıkta Chiron, Güneş, Güney AY Düğümü Kavuşumu… GEÇMİŞLE BARIŞMA ZAMANI :)

  1. Bir adam varmış Dünyanın tüm hallerine ‘ Bu o mu? ‘ sorusunu yöneltiyormuş. Sonra birgün bir değişiklik olmuş ve soru ‘ O bu mu? ‘ haline gelmiş. Ve bakmış ki her ‘ bu’ nda ‘o’ var. Sonra… sonra ne yapmış bilmiyorum ; ))

    Sevgiler kıymetli Juno 😘

  2. Juno ..?
    ilgimi ceken ve anlamli bir yazi okudum… cok güzel, cok iyi analitik , psiko-analiz bir yazi ama bircok “yapboz parcalarini” de yerine koyma imkani verdi bana ve – ( bu aralar cok zor bir periyot), tam “12” den vurdu :) tesekkürler , iyi haftasonu

  3. Seni bir önceki yazınla tanıdım Juno
    O yazı öyle mükemmeldi ki hemen sık arananlara ekledim internet sayfanı
    Bu yazın da da hayran kaldım
    Bizim farkında olmadığımız düşünceleri öyle güzel açıklamışssın ki aklımdaki arkadaşlığa dair tüm soru işaretleri yok oldu
    Yeni yazılarını merakla bekliyorum
    Sevgiler nazan

  4. Uzun zamandır okuduğum en güzel, en anlamlı yazı benim için… Kendi adıma her şeyi en doğru şekilde yapma çabamdan vazgeçiyor ve hak etme/layık olma meselemi sonlandiriyorum. 2 sene önce söylediğin zaman sanırım şimdi geldi Juno. ☺

  5. Gerçekler egolarımız hep en masum sandığımız duygularımız üzerine yazınız ve kabullenmek zor olsa da bu hep böyle öylesine netki :) <3 Hayatı bu pencereden görmek insanı hep o kadar orta yerde yapıyorki hayat heyecanını yitiriyor çoşkuyu uç duyguları özlüyorum …….

    1. Bu söylediğinizi anlıyorum :)
      Hayatı içinde savrulduğumuz duygularla kıymetli bulmaya alıştığımız onca yılın ardından farklı bir varolma fazına geçmek çok kolay değil…
      Onu da öğrenmek zaman alıyor.
      Yine de bu elimizi aynı ateşte yakmaktan bıkmakla birlikte verilen bir karar ;)
      Sevgilerimle

      1. Juno ne kadar harika yazıp hayatlarımıza dokunuyrosun bi bilsen, sevgiler :)

  6. Bazen iyi yazdığımı söyleyenler olur ama bu tespitlerin bu şekilde harmanlanması… Belki de çakılıp kalmamın sebebi tam zamanında karşıma çıkmasındandır. Bu satırların içerdiği bilgelik, içtenlik ve paylaşım duygusu için sizi kutlarım ve teşekkür ederim.

  7. Yaşamaktan yorulur mu insan bu dünyaya uygun olmadığımı hissettiğim temel gereksinimlerimi bile karsilamaktan aciz olduğum bi dönemdeyim tamamen bıkmış kendime nefret dolu ve beni sevenlere karşı vicdan azabindan kavruldugum zamanlardayim neden bunu kendime yapıyorum bilmiyorum vazgeçtim ve köşeye sıkıştım bu ışık girse bile kalbime ömrü çok kısa karanlığın içinde kayboldum ama yazınız için teşekkürler insanlara umut oluyo

  8. Çok güzel çok doğru söylüyorsunuz peki ama NASIL yapacağız?
    Benim de hakettiği gibi davran(a)madığım insanlar olmuştur ama hepsine sorsanız iyi niyetimden şüpheleri olmadığını söylerler, eminim. Oysa benim karşıma hep planlayarak kötülük yapanlar çıkıyor. Neden?
    Affetmeyi ve unutmayı başaramıyorum. Çünkü bunun için bir neden bulamıyorum.

  9. Bu yazının tam da manası yaptığımız herşeyi sade ve sadece Allah rızası için yapmak hiç bir karşılık beklememek gerektiğinin olduğunu düşünüyorum işte o zaman ne kırılıyorsun nede bir beklentin oluyor
    Sevgiler

  10. Merhaba. 9 mart güneş tutulmasını burçlara göre yazmanızı çok bekledim. Yorumlarınızı çok beğenerek takip ediyorum. O konuyu yazacağım demiştiniz eönceki paylaşımda ama herhalde fırsatınız olmadı. Umarım yayınlarsınız. Çok mutlu oluruz. Teşekkürler, sevgiler.

  11. Yazıların tarihlerini en alta değil de yazıların üstüne koysanız ne güzel olur… “Bugün” diye başlayan yazının 11 Mart tarihli olduğunu baştan görmüş oluruz :) Teşekkürler

    1. bazı yerleşimler benim kontrolümde değil. Template böyle hazırlanmış.
      Artık bi zahmet bakacaksınız.
      Ben o kadar yazmaya üşenmediğime göre siz de buna üşenmeyiverin canım noolur ;)

      1. Kızmayın canım, peki. :) Üşenmekten değil tabi ama konu zamana göre güzel yorumlarınızı okumak olunca zamanı da baştan bilmek istiyor insan. Yapmasanız da olur ki zaten artık tüm başlıklara tarih koyuyorsunuz galiba, pek güzel oluyor. :) Yalnız olur da yapmak isterseniz, mutlaka template’da bir ayar vardır, worpress template’ları içinde temel ayarlardandır bu tarih meselesi. Elinize, ruhunuza sağlık.

Leave a Reply