Posted in Ay Döngüleri

13 Eylül 2015, BAŞAK BURCU’nda YENİAY ve Güneş Tutulması ; Ayrıntıda Gizlenenleri Görme Zamanı!

by Jonah Lehrer
by Jonah Lehrer

13 Eylül 2015 günü, İstanbul’a göre 09:42 itibariyle, YENİAY adını verdiğimiz Güneş & Ay kavuşumu ve Güneş Tutulması meydana gelecek. Bu YENİAY ve tutulma haritasının niteliklerini değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Ay ve Güneş ”hassas, detaycı ve hizmet odaklı” Başak Burcu’nun 20 derecesinde ve sosyal hareketleri, insancıl idealleri, fırsat ve riskleri, ve ortak kararları temsil eden 11’inci evde kavuşum halindeler.
  • Chiron 5’inci evden YENİAY’a karşıt açı alıyor.
  • Harita’nın MC yani iktidar noktası korumacı, kollamacı ve geleneksel Yengeç’te.
  • Başak Burcu’nun yöneticisi Merkür, adaleti seven Terazi Burcu’nda ama sindirilmeyi ya da gizlenen gerçekleri temsil eden 12’inci evde.
  • Haritanın yükseleni 25 derece Terazi Burcu.
  • Terazi’nin yöneticisi Venüs, gösterişli Aslan Burcu’nda, kibirini arttıran 10’uncu evde ve Retro Uranüs ile üçgen açıda.
  • Kuzey Ay Düğümü Juno ve Lilith ile kavuşumda ve Satürn, Kuzey ve Güney Ay Düğümlerine ılımlı açılar yapıyor.

MEALİ;

Zarar görmeye ya da kullanılmaya açık olduğumuz, KURBAN PSİKOLOJİSİ’ne düştüğümüz, kırılgan, alıngan, ve hırçın olduğumuz bir devreden geçiyoruz.

Belli bir yöne gitmek için yoğun duygusal baskılara maruz kalabilir, sevdiklerimizi ve kendimizi korumak için taraf seçmek zorunda bırakılabiliriz.

Tüm iletişimlerimizde uzlaşma noktalarını aramaktan ziyade, farklılıkları ve bundan doğan sakıncaları vurgulamak eğiliminde olabiliriz.

Zira KENDİMİZİ KABUL ETTİRMEK ve daha fazla yok sayılıp incitilmemek gibi bir arzumuz var.

Parmağımıza ve kalbimize batan dikenleri karşımızdakinin gözüne sokmak için kıvranıyoruz.

Görünürde bir adalet arayışı ve hatta üstünlük ve hak iddiası var.

Ama işin içinde adaletin terazisini bozan detaylar, oluruna bırakılmış gidişatlar, sorulmamış hesaplar, işimize öyle geldiği için yürütülen işbirlikleri de var.

Görüntüyü kurtarmak için azametli ve ödünsüz görünmeye çalışıyor olabiliriz. Ama arka planda kendimizi güçsüz hissediyoruz ve işlerin bu hale gelmesine bizim de katkıda bulunduğumuz gibi bir gerçek var.

Elbette hep yapan değiliz. Bazen de maruz kalan olabiliriz;

Karşımıza azametli, cüretkar görünen bir takım insanlar çıkıp bizden hesap sorabilir, bizi ezmeye çalışabilir ya da kendi duruşlarını bize satmaya kalkabilir, bizden itaat, hizmet ve destek talep edebilirler. Ama onların söylediklerinde de, gözden kaçırmamamız gereken açıklar, atlamamak gereken detaylar var!

Kısacası bu YENİAY’da kendi taleplerimizi ve duruşumuzu da, karşımızdakilerin iddia ve isteklerini de, aynı titizlikle incelemeliyiz.

Odağımız incelemek, görmek, bilmek değil de, kabahati hep başkasında bulmak, kendi kaygılarımızı gidermek ve bir şekilde güvende kalmak olursa, çiklet kaybolacak. Asıl anlamamız gerekeni anlamayacak, asıl söylenmesi gereken şeyi asla söylemeyeceğiz.

Kural ve düzene uygun göründüğü, ya da onay ve alkış alan bu olduğu için bizden beklenenleri yapmak yerine, dikkatli, sorgulayıcı ve ince düşünceli olmamız şart!

Duruş sahibi olmak çok önemli evet… Ama görüntüyü kurtararak elde edilen bir duruş değil, gerçek bir onur ve adalet bilinci ile korunan bir duruş olmalı bu :)

Aldığımız kararlara ve uyduğumuz yaptırımlara çok dikkat etmemiz gereken bir zaman!

Zira şimdi gözardı edilen sorunlar, zamanla bir şekilde patlak verecek.

Bize sunulan fırsatları, savurulan tehditleri ve dayatılan ortak tutumları CESURCA SORGULAMAMIZ, anlamlı ya da gerekli görünen davranışların arkasında yatan niyetleri ya da varacakları yeri ince ince düşünmemiz gerekiyor bu YENİAY’da.

Yoksa sorgulamadan üzerime düşeni yapayım, bağımsız düşünme ve davranma riskini almayayım, savunmasız düşüp zarar görmeyeyim derken, hatalı, haksız, etkisiz, eli kolu bağlı bir pozisyonda kalabilir, hatta basbayağı harcanabiliriz.

Ayrıntılar önemlidir. İnsanlar ayrıntılar yüzünden birbirlerini anlamaz, ayrı düşer, zora girerler. Ve yine ayrıntılara gösterecekleri dikkatle, beladan korunabilir, yanyana durabilir, fırsatları hatta mucizeleri fark edebilirler.

Hayat kontrol edemediğimiz risklerle doludur. Ama tehditten fırsat, sorundan çözüm üretmek için gereken özen ve gayret bizim kontrolümüzdedir.

RAB ışığıyla yolumuzu aydınlatsın… Bize göremediklerimizi görmeyi, düşünemediklerimizi düşünmeyi kolaylaştırsın. Yüreğimizi, yüzümüzü ve emeğimizi O’nun rızasını alacak yönlere döndürsün.

Tarihe bakınca açıkça görülür; paranın musluğunu tutanlar, ya da musluğu tutanın eteğini tutanlar, yüzyıllar boyunca İnsanları birbirine düşürerek kendilerine çıkar sağlamışlardır. Oysa bütün dinler aynı mesajı vaaz eder; YARATANI SEV VE KOMŞUNU DA YARATANDAN DOLAYI KENDİN GİBİ SEV!

Bu emri unutmak hep ama hep zarar verdi bize…

Ben insanların bir takım kirli çıkarları olan kimseler onlara HADİ dedi diye birbirlerine zarar vermedikleri bir günü hayal ediyorum. Bu yüzden de DOSTUM DOSTUM’u paylaşacağım bu defa. Hem de kürt kökenli müzisyenlerin sokakta verdikleri bir konserden. Zira çok güzel söylemişler…

Bu yaklaşımın yer yer tepki alacağını da tahmin ediyorum. Ama ben kör bir dindar değil, samimi bir imanlı olarak, Rabbin bizler için dilediğinden daha başkasını dileyemem!

AYNI MÜZİKLERİ SEVENLERİN GÖNÜLLERİ DAHA FAZLA DÜŞMAN OLMASIN NE OLUR!

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

16 thoughts on “13 Eylül 2015, BAŞAK BURCU’nda YENİAY ve Güneş Tutulması ; Ayrıntıda Gizlenenleri Görme Zamanı!

  1. by JUNO :) öyle şeyler yazmışsınız ki şaşırtıcı :) yerel hayvan koruma görevlisiyim elimden geldiğince sokaktaki hayvanları besliyorum ve o kadar çok düşmanım var ki mesela yarın davam var hakaret davası açıldı bana , oysa ki onlar beni tehdit etmişlerdi ama kibarlığımdan şahide sormadan şahit yazdırmadım, o kovuşturmaya gerek görülmedi yani ıspat edemedim, öyle berbat durumlara düşürüldüm 3 yalancı şahitle yarın davam var avukat tutmadım çünkü param yok, kendimi savunacağım :( bana oradan güzel enerji yollayın lütfen. Sevgiler

    1. bence de çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Aynı zamanda harika bir şarkı. Hepimizden gelsin hep bir ağızdan! Ayrıca sayın Bakirtuna, buradan yazmam belki doğru değil fakat hukuk mezunuyum biraz geç olmuş ama eğer isterseniz duruşma ertelenirse bilgimi kullanabilir araştırma yapabilirim ve yardımcı olmaya çalışırım. Bilginize.

    1. daha çok hoşgörüye daha çok barışa daha çok insan olmaya ihtiyacımız var. ………… Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu. (Maide: 30)cinnet ve linç bu toprakların kaderi olmamalı.

  2. Çok güzel bir yazı. İçim ısındı. Dileklerinize tüm kalbimle katılıyorum. Bu güzel türküyü birlikte söyleyenlerin yürekleri durdursun bu şiddeti ve cinneti.

  3. Merhaba, çok teşekkür ederim. kaleminize, bilginize sağlık. Hislerime tercüman oluyorsunuz her zaman selâm ve dûa ile…

  4. Biz millet olarak artik sadece dürtülerimiz ve duygularimizla hareket eder hale geldik Juno. Uzaktan bakip mantik yurutup, acik kalpli ve sagduyulu düsunme becerilerinden uzaklastikca, köru körune saflarda yerini alan piyonlardan baska birsey degiliz. Allah müstahakimizi veriyor, daha iyisini bekleme…

  5. İşte budur!!! Yine, yeniden öz titretip, göz dolduran türkü. Sevgi dolu, aşk dolu, huzur dolu, barış ve hoşgörü dolu güzel günler göreceğiz. Benim hala umudum var; zira RUH ’a inancım, sevgim, güvenim sonsuz… Teşekkürler Juno…

  6. Günümüzün problemleri yüzünden fazla sosyal mesaj kaygılı bi post olduğunu düşünüyorum. İlk defa yazdıkların benim için pek bi anlam ifade etmedi ama bakalım ilerleyen günlerde dediklerini yaşayacak mıyız. Her ne olursa olsun gözlemlerin ve yorumların açısından oldukça başarılısın, sevgilerimle…

    1. Sevgili Yiğit Bey :)
      Emin olun bağımsız olarak eklediğim son paragraf dışında, yazdıklarımın sosyal kaygılarımla bir ilgisi yok.

Leave a Reply