Posted in Ay Döngüleri

29 Ağustos 2015, BALIK BURCU’nda DOLUNAY; Arzular ve Hayal Kırıklıkları ile Sınanma Zamanı…


by Shiori Matsumoto
by Shiori Matsumoto

29 Ağustos 2015 günü, İstanbul’a göre saat 21:35 itibariyle, DOLUNAY adını verdiğimiz  AY – Güneş karşıtlığı gerçekleşiyor. Bu DOLUNAY haritasını değerlendirirken aşağıdaki bileşenleri dikkate alıyorum;

  • Ay Balık Burcunun 6 derecesinde, Balık’ın modern yöneticisi olan retro haldeki Neptün ile kavuşumda ve 11’inci evde,
  • Güneş Başak Burcu’nun 6 derecesinde, Ay’ın girdiği Balık’ın klasik yöneticisi Jüpiter ile kavuşumda ve 5’inci evde,
  • Güneş’in girdiği Başak’ın yöneticisi Merkür Terazi Burcu’nda ve Kuzey Ay Düğüm ile kavuşumda,
  • DOLUNAY haritasının yükseleni Koç Burcu’nun 26 derecesi,
  • Koç’un Yöneticisi Mars Aslan’da, 5’inci evde, retro haldeki Venüs ile kavuşumda ve bu kavuşumun MC’deki Pluto ile 150 derecelik açısı var.

Uzatmadan MEALİ :))))

Belirsizlik, kaybolmuşluk, kaybetme korkusu, ve kaygı veren ”riskli gelişmeler” …

DOLUNAY’a yaklaşırken gözümüzün gördüğü renk, aklımızı teslim alan ses bu!

AMA GERÇEK BU DEĞİL :)

Gerçek, kaygılarımızın sisi arkasında duran ve bizim tarafımızdan fark edilmeyi bekleyen bir lamba…

Ve biz, o lambanın ışığını görmek istiyorsak, çok sevdiğimiz, çok arzuladığımız, çok umut bağladığımız, hiç vazgeçmek istemediğimiz bir şeyin TAM İSTEDİĞİMİZ GİBİ olmadığını ya da umduğumuz gibi gelişmeyeceğini kabul etmek zorundayız!

Evrenin bize açacağı yeni kapıyı, sunacağı yeni seçeneği, bulduracağı yeni çözümü, yaşatacağı yeni sevinci tadabilmek için;

  • Eski heveslerimizden,
  • Ağdalı tutkularımızdan,
  • İlle de şöyle olacak diye direttiğimiz için bir türlü makul bir sona vardıramadığımız ve giderek enerjimizi tüketen planlarımızdan,
  • Yürümeyen ve yürümeyeceği epeydir belli olan sevdalarımızdan,
  • Hırslarımız, gururumuz, inadımız, ve bizi çözümsüzlüğe götürecek kadar sivrilttiğimiz dikbaşlılığımızdan,
  • Saplantılı tavırlarımızdan ya da bizi çaresizleştiren durağanlığımızdan,

vazgeçmemiz lazım ;)

Ortada bazı detayları atlanmış bir tasarım, arkası verilerle doldurulmamış bir varsayım, hayal kırıklığına sebep olan abartılı bir beklenti var. Ve  bu işin bu hale gelmesinin altında bizim ısrarla göz ardı ettiğimiz, ihmal ettiğimiz bazı somut gerçekler yatıyor.

Biz bu gerçekleri artık fark etmek ve planlarımızı, yönümüzü, tavrımızı bunları dikkate alarak yeniden belirlemek zorundayız.

Ne var ki, ”BEN NEREDE YANLIŞ YAPTIM” derken, amacımız hatayı görüp hızla çözüme yönelmek olmalı!

Ah-ü-zar ile vakit kaybetmek, hüzün denizlerinde boğulmak, hayal kırıklığı içinde yelkenleri suya indirip gemiyi batırmak filan, bu aralar hiç prim yapmaz :)))

Madem çok delikanlıyız, boş gururu, ”bu bana yapılır mı ulennn!” muhabbetini bir yana bırakıp, cesaretimizi kuşanıp, kesilmesi gereken bağı kesmeli, ve yürünmesi gereken yola girmeliyiz!

Madem kendimizden hoşnut olmak istiyoruz, o zaman kendimize sahip çıkmalı, gerekiyorsa bazı şeylere elimizde kalan araçlar ve ufukta beliren çözümlerle yeniden başlamaktan korkmamalıyız.

Ve yeni başladıklarımızın sonu da ESKİSİ GİBİ OLSUN İSTEMİYORSAK, eskiden davrandığımız gibi davranmamalıyız!

Bu defa kendimizi aldatmak, boş işlerle oyalanmak, olmayacak duaya amin çekmek, bulanık sularda balık avlamak, etrafımızdakileri de kendimizle birlikte oyalayıp vakit kaybettirmek filan yok ;)

Detaycı, özenli, gayretli, tutarlı, ”evrenin bize habire hatırlatıp durduğu ama bizim ısrarla kulak arkası  ettiğimiz” kurallara saygılı, prensipli, sabırlı, kararlı ve alçak gönüllü bir biçimde, önümüze bakmaktan başka çıkar yol kalmadı.

Bu saydıklarımın sıkıcı göründüğüne bakmayın :)))))

Arada bir arzularımızı, hırslarımızı, ısrarlarımızı, kaygılarımızı, hayal kırıklıklarımızı bir yana bırakıp, sadece yapılması gerekeni yapmak, ve sonucu hayatın şefkatli ellerine bırakmak, EN İYİSİDİR!

İnsan hayatı – özellikle de umduklarını bulamadığı zaman – acımasız bulur… Oysa hayat bize bizim kendimize davrandığımızdan çooook daha şefkatlidir. YETER Kİ  BİZ İZİN VERELİM :)

Kendimizi hayal kırıklığına ve çözümsüzlüğe esir ettiğimizde, yoldan ve ışıktan uzaklaşırız.

Çözüme, yola, ışığa dönmek için edilen her duada ise, Yaratan’ın sevgi dolu eli bizimledir :)

Bu parçayı daha önce de kullandım… Annabelle – Gillian Welch;

”Bazen gönlünün istediğine ulaşamazsın. Ve neden böyle olduğunu bir türlü anlamazsın! Ta ki Yaratan’ı bilene kadar…”

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

18 thoughts on “29 Ağustos 2015, BALIK BURCU’nda DOLUNAY; Arzular ve Hayal Kırıklıkları ile Sınanma Zamanı…

  1. Koç burcuyum ama yuh yani bu kadar mi tutar. Sanki yazi sadece bana ve son günlerde yaşadıklarıma yazilmis gibi. Her cümlesi, hrr kelimesi… Hele ki (bu bana yapılır mi) kismi. Cesaret kılıcını kuşanıp kesilmesi gereken bağı kesip yoluna bak demiyo mu bi de. ((= Beynimin içindeki şeyler bunlar hep. Tanidik birisinizde acaba bilerek bana moral olsun diye mi yazdiniz diye düşünüyorum suan.

    Evet yazdığıniz gibi gercektende ortada bazi detaylarini bile bile atladığım, icindeki bazi gerçekleri görmezden geldiğim ve abartili bir beklentiye girdigim bir gelecek planim vardı ve aynen yazdığınız gibi husranla sonuçlanip hayal kırıklığı yaratti. Yine aynen aynen yazdığınız gibi cok sevdiğim cok umut bağladığım cok bağlandığım o şeyin aslinda istedigim gibi olmadığının da farkindaydim. Yine aynen yazdığınız gibi yürümeyen ve yurumeyecegi belli olan bu sevdadan İHANETE ugramadan once aslinda ben vazgecmeliydim.
    Hic kimse mutlak hakliliga sahip degildir bendede hatalar vardi ve aynen dediginiz gibi ayni hayal kirikligini yasamak istemiyorsam eskiden davrandigim gibi davranmamak gerektigini bos işlerle ugrasip vakit oldurmemem gerektigini cok iyi biliyorum.
    Sonuc olarak bunu bana nasil yapar ve bunu o nasil yapar diye dusunmekten kafayi yemek uzereyim fakat dediginiz gibi yolum ve ışığıma bakmam gerektiğini biliyorum.
    Yahu acaba balık burcu falan miyim? =)
    Yazi için çok ama çok teşekkürler.

    1. Ay burcu veya yükselen burcunuz olabilir,veya insanlar zaman zaman bu tür şeyler yaşayabilir bence
      Benim erkek arkadaşım balık,ama o şu an bunları yaşamıyor mesela ;)
      Saygılar

  2. Sizin bu yazdıklarınızı okurken 6 yıl önce yaşadığım şeyleri hatırladım. O zaman da hayal kırıklıklarını geride bırakıp yürümek zorunda kalmıştım. (üniversiteden vazgeçip işe başladım.) Ve şimdi bakıyorum ki o 6 yılda 6 adım bile ilerleyememişim. Şimdi yine mi aynı şeyleri yaşayacağım. Yine mi hayallerimden vazgeçerek başka yöne devam etmek zorunda kalacağım ve bir 6 yıl daha emekleyeceğim? Yine mi aynı şeyleri tekerrür edeceğim? Hiç ayağa kalkıp koşamayacak mıyım?

      1. Çok uzun zaman sonra 15 günlük yeni bir ilişkim var. Ben balık burcuyum erkek arkadaşım oğlak. Yükselenim aslan. 2 gündür içimde büyüyen engel olamadığım bir huzursuzluk var. Yeni tanıyoruz birbirimizi. Güvenmek istiyorum hayal kırıklığına uğramak istemiyorum artık. Ama kafamda deli sorular. Oda 2 gündür biraz agrasif. Bu dolunaydandır diye düşünüyorum. Ona nasıl davranacağımı bilmiyorum. Bu iki burç için yorumlarınızı merak ediyorum.

  3. Şu an içinde bulunduğum Ruh hali tam da bu. Yıllardır ihmal ettiğim ama yapılması gerektiğinden emin olduğum şeyleri yapmak için ilk kez bu kadar kararlıyım. Ancak şu an kaybetmiş gibi göründüğüm vazgeçemediğimden de yine vazgeçmiyorum. El Fettah esması ile istediğime şeyin olması için kendimi açıyorum.

  4. Juno seni uzun suredir takip etmeme ragmen; icimden bir his ilk defa sana yazmama yonlendirdi beni! Tesekkur etmek istedim.. Ozellikle iki gundur icinde bulundugum yelkenleri suya indirme ruh hali ancak bu kadar guzel anlatilabilirdi!

    Oyle “… hiç vazgeçmek istemediğimiz bir şeyin TAM İSTEDİĞİMİZ GİBİ olmadığını ya da umduğumuz gibi gelişmeyeceğini kabul etmek zorundayız!”.. Kabul etmek neden bu kadar zor oluyor benim icin? Aslanligimdan mi geliyor nedir? Tekrar tesekkurler, yuregine saglik!

  5. Ve tüm bunlarla beraber kendimizi hayatın şefkatli ellerinde ve Yaratan’ın ışığında giderken seninde defalarca dediğin gibi insanın kendisini de sevmesi, ve bu kendini sevmeye çalışma yolunda adım atması gerektiği de yadsınamaz bir gerçek ;)

  6. Hep kötü haber vereceksin bana değilmi yıldızlar hiç güzel masallar anlatmayacak artık bana o gitti ya düştüm ya ben o hüzünlü martta Pegasus sendromunun gafil ağına öyle olacak artık hep karanlık hep vazgeç gönül mesajları ama hayır sevgili juno vazgeçmeyeceğim söylediğin gibi olduğunu bile bile vazgeçtiğimde hayatın bana vereceği süprizleri göre göre vazgeçmeyeceğim şimdi bu yazıyı okurken göz yaşlarına boğulup kanayan yaram sızım sızım sızlasada vazgeçmeyeceğim.

    Umutsuzluk yok, dua var…
    Acele etmek yok, sabretmek var…
    İmkansız diye bir şey yok, çünkü ALLAH(cc) var..

    1. ALLAH var diyen dışarıda aramaz…
      İÇERİDE ARAR!
      O yüzden bana ya da başkalarına kızmak ya da umut bağlamak yerine gerçekten TUTUNUN!
      Sevgiler :)

  7. herkes neden sus pus?
    yoksa benim gibi size de mi ağır geldi yürünmesi gereken yolu görmek, vazgeçmeyi kabul etmek?
    başımla beraber sevgili Juno. pek bi can yakıyor, içimden çığlık atabiliyormuşum meğer. gene de başımla beraber.
    bu sefer sabır desen, bırakma desen, başka yol vardır desen, hakkaniyetle, iyi niyetle davrandıysan elbet bi yerden döner desen bekler miydim bilmiyorum. lambayi hissettim hissetmesine de umut vardı. gene de yol görünmüştü.
    madem yol bu, bunu da yürüycez.
    nasıl yürüyecegimizi belirleyebilecek olmak bi tutam su serpiyor.
    sevgiyle, selamla

  8. 5. evim balık burcunda ve yay burcuyum.şu aralar da satürn hala akrepte ve benim yükselenim akrep. satürn akrepte yay burcunun 12. evini etkilediğini biliyorum . Ve Juno , ölüyorum , şu aralar tek hissettiğim bu. sanki bütün hücrelerim tek tek bedenimden ayrılıyor. Gönül kırgınlığımı anlatmam mümkün değil . Çok ama çok sevdiğim yıllardır hayalini kurduğum ,kendimi her seferinde ifade etmeye çalıştığım,onu sevdiğimi hissettirdiğim kişinin bir başkasını sevdiğini öğrendim 3 gün önce …. Beni ömrünün sonuna kadar bekle ,bir gün mutlaka sana geleceğim dese beklerdim Juno, buna emin ol.Gözyaşlarım dinmiyor Ve ben ölüyorum Juno…Şu an aklım , ruhum ,, bedenim , hiç bir şeyim yok.Ve sahip olduğum her şeyin , maddi şeylerin her biri için aslında olmasa da olurdu diyorum.Yazdıklarını tek tek okudum ama olmuyor be Juno, Necip Fazıl’ın dediği gibi sesliyorum Evrene ve sana Juno ;
    Lugat , bir isim ver bana halimden ;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvaplarım ,tutun elimden ;
    Aynalar, söyleyin bana , ben kimim?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s