Posted in Ay Döngüleri

4 Mayıs 2015, AKREP BURCU’ndaki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkisi


by Hirano Hakuho
by Hirano Hakuho

4 Mayıs 2015 günü, İstanbul’a göre saat 06:42 itibariyle, DOLUNAY dediğimiz Güneş – Ay karşıtlığı tam halini alacak. Anın haritasını değerlendirirken, aşağıdaki bileşenleri dikkate alıyorum;

– Ay, Akrep Burcu’nun 13 derecesinde, 6’ıncı  evde, Chiron ve Neptün’e geniş açılı üçgen, Pluto ile 60 derece, Jüpiter’e ise tam kare görünümde.

– Güneş, Boğa Burcu’nun 13 derecesinde, 12’inci evde, Pluto ve Lilith ile Büyük Üçgen hali devam ediyor. Jüpiter’e ise tam kare görünümde.

– Anın yükseleni, 26 derece Boğa. Boğa Burcu’nun 24 derecesinde yer alan ve Akrep’in klasik yöneticisi olduğu için aynı zamanda DOLUNAY’ın da yöneticisi olan Mars, Yükselen ile kavuşumda.

– Boğa’nın yöneticisi Venüs ise, İkizler Burcu’nda ve 2’inci evde.

MEALİ bu kez hem genel, hem de burçlara göre yazıyorum :) 

Aslında hepimizin ”bahar gelsin, canlılık olsun, gönüller çoşku ile dolsun, ellerimiz de, evlerimiz de, hayatlarımız da hareketli ve bereketli olsun” gibi bir arzusu var… Ama bu heyecanlı beklentilerimizin, gördüğümüz her çiçeğe kuş gibi uçup anca bir kelebek kadar takılı kalma eğilimimizin tam tersi bir süreçten geçmemiz de pek mümkün :)

Adeta daha fazla ertelemek istemediğimiz ne varsa, bu aralar ertelenmekte…

DOLUNAY’ın  bize en derinden sorgulattırdığı konu; KONFOR ALANIMIZDA NE KADAR KONFORLU OLDUĞUMUZ!  Çalıştığımız, yaşadığımız, günlük rutinlerimizi sürdürdüğümüz alanlara rahatça yayılıp, kontrolü elimizde hissetmek arzusundayız.

Gelgelelim,  hayatımızın akışını arzularımızdan öte, taşıdığımız sorumluluklar, ya da bir şekilde bağımlı olduğumuz insanlar belirliyor olabilir.

Gündelik hayatımızın sınırları içinde iktidar kavgalarına ve kontrolü yitirme kaygılarına gömülmemiz an meselesidir.

Bedenimiz ve sağlığımız üzerinde de kontrolün elden kaçtığı konular, fiziksel sıkıntı, halimizden görüntümüzden hoşnutsuzluk  ya da hastalık olarak önümüze gelebilir ve kendimizi rektifiyeden geçirmek ihtiyacını duyabiliriz.

Kendimizi arzulu ama yetersiz, ya da birileri tarafından engellenmiş/bastırılmış hissettiğimiz alanlar, bu ara gözümüze daha bir batacak ve içten içe huzurumuzu kaçıracaktır.

Hayatımıza anlam, kıymet, keyif katmak ve baktığımız yerlerde gönlümüze hoş gelen şeyler görüp, arzumuza göre davranmak isteyeceğiz. Lakin koşullarımız biraz daha beklemeyi ya da istediklerimiz için kararlılık ve çaba göstermeyi gerektirecek ve bu bize biraz HAKSIZLIK gibi de gelebilecek :)

Üstelik etrafımızdakiler de bu durumu bizim için pek kolay hale getirmeyecekler!

Sonuçta kendimizi belki ”hayat kalitemizi yükseltme arzumuzla, imkanlarımız ve mecburiyetlerimiz arasında” belki de ”tutkularımız ve özlemlerimizle, alışkanlıklarımız ve rahatımıza gelen kalıplar arasında” sıkışmış hissedeceğiz.

Bu hal bizi;

– Beklentilerimizi, önceliklerimizi, ve kararlarımızı elden geçirmeye, ve değişiklikler yapmaya,

– Göze alamadığımız fedakarlıkları artık dikkate almaya,

– Ya da sürdürmeye kararlı/zorunlu olduğumuz rutinlere bağlı kalabilmek için sabır ve iman tazelemeye yöneltecektir.

İnsan hep nefsinin doğrusuna gitmek ve arayışlarının hepsine en kolayına gelen yerden ve hoşuna giden türden cevap bulmak ister :)  Ama hayat arayışlarımız ve özlemlerimizi ”yem” yapıp, bizi zora koşar ve şekillendirir.

Hayatımızın geldiği halden ya da, bu halin bize getirdiği sorumluluk ve çerçevelerden hoşnut olmayabiliriz. Ama, yorulmadan, elimizi taşın altına koymadan, emek vermeden, KENDİMİZDEN HOŞNUT olacağımız bir hayat sürmek mümkün değildir.

İnsan emek verdiği alanda, HİÇ DEĞİLSE  hakimiyet kurmak ister :))))) Ne var ki biz – buna dirensek de – hayatın akışına hiç bir şekilde hakim değiliz… Bizim gayretlerimiz, üzerimize düşeni yapmakla sınırlıdır. Akışı tüm açıklığı ile değerlendirmek de, sonucu bire bir belirlemek de, fiziksel ve zihinsel yeteneklerimizin kapsamı dışındadır. Başka bir deyişle emeklerimiz karşılığında elde edeceklerimize dair bir belirsizlik duymak, hayatın doğal bir parçasıdır :)

Bize belirsiz ve bazen katlanılması güç gelen bu akış içinde, hayatı BEKLENTİ’lerimiz doğrultusunda değerlendirdiğimiz kadar mutsuz, anlamlı çabalar içinde olduğumuz ve kendimize saygımızı kaybetmeden yaşadığımız kadar da HOŞNUT oluruz!

Yani aslında hoşnutluk bize dıştan, şekilden, akıştan değil, Ruh’tan gelen bir tatmin hissidir…

Bazen bize kolay gelen yol işimizi daha bir zora koşar ama ”dar kapı”dan geçmeyi bir kez başarırsak, önümüzde açılacak olan ovalarda ummadığımız bir özgürlük ve ışıkla karşılaşabiliriz.

Bu DOLUNAY’da, size zor gelen ama bir süre sabretmenizi gerektiren durumlar için ihtiyaç duyduğunuz gücü, çevrenizden değil kalbinizden alın. Bilin ki ödülünüz ummadığınız kadar büyük olacaktır!

Veee şimdi dee Burç ve Yükselen Burca Göre Etkiler;

KOÇ ve Yükselen KOÇ : Bu aralar, iş hayatınız sizi tatmin etmiyor olabilir. Kullanıldığınıza, emek  verdiğiniz konularda beklediğiniz karşılıkları alamadığınıza, ya da beraber çalıştığınız / yaşadığınız insanların yüksek egolarından bunaldığınıza ve değerinizi bu ortamda açığa çıkartamadığınıza dair kaygılarınız vardır. O çok kıymetli iktidarınızın sarsılıp sarsılmadığını bir yana bırakıp, yaptığınızın hakkını vermeye odaklanın. Biliyorsunuz ki, vesvese ve gözü kararmış hırs size oldunuz olası zarar vermiştir;) Kazandığınız para, özlediğiniz standartları satın almaya yetmediği için de mutsuz ve tatminsiz hissediyor olabilirsiniz. Eliniz borçlanarak harcamaya gidiyorsa, DURUN! Zira kısa dönemli tatminler için uzun vadeli boyunduruklara girmek size kendinizi sonradan daha kötü hissettirecektir. Cinsel yaşamınızda da kendinizi ispat etmek için saçma sapan şeyler yapmayı bırakın allasen :))) Özen ve hassasiyet – sonuç itibariyle – atraksiyon ve skordan daha fazla hoşnutluk getirir!

BOĞA ve Yükselen BOĞA : Bu aralar, hayat ve iş ortaklıklarınız sizi tatmin etmiyor olabilir. Siz ilişkilerinizde güvende kalmaya çalıştıkça, size güven vermeyen ya da aidiyet duygunuzu beslemeyen insanlarla bir arada olduğunuzu düşünebilirsiniz. Yürümeyen ilişkiler ve iş birliklerine dair hayal kırıklıklarınız üste çıkacak ya da ilişkilerinizin artık hayale yer bırakmayan bir sorumluluklar silsilesine dönüşmesi, sizde tepki uyandıracaktır. Haydi bir süre için yürümeyen ilişkiler konusunda başkalarını suçlamayı bir yana bırakın ve kendinize ”Neden bana istediğimi vermeyecek ilişkilerin ya da olmayacak hayallerin içinde debelenip duruyorum?” diye sorun. Size artık gereksiz gelmeye başlayan sabrınızın altında değişme korkusu, abartılı olmaya başlayan ısrarınızın altında ise ”herkesi ve her şeyi mutlaka istediğiniz hale getirmek” hırsı olduğunu fark edin. Kendinize dürüst olursanız, hangi yöne gitmeniz gerektiğini daha iyi görebilirsiniz ;)

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER : Bu aralar, HİÇBİRŞEY sizi tatmin etmiyor olabilir :))) Ne kadar uğraşsanız da hayatınızın istediğiniz gibi gitmediğini, özlemlerinize ulaşamayacak kadar yetersiz ya da koşullar itibariyle engelli biri olduğunuzu düşünebilirsiniz. Sağlık sorunları ya da genel bir enerji düşüklüğü nedeniyle de isteksiz, huysuz ve huzursuz olmanız mümkündür. Öncelikle, bu halin yarattığı hayal kırıklığı ve hoşnutsuzluğu aşmak için etrafınızda sorumlu tutulacak, suçlanacak birilerini aramayı bırakın! Bazen işler sizin istediğiniz gibi gitmez o kadar! Bazen görevleriniz ağır, işverenleriniz ne istediğini bilmez, size hizmet veren insanlar beceriksiz, hatta size ait olup emirlerinize uyması gereken vücudunuz dahi güçsüz olabilir. O zaman size düşen SABIR’dır! Sabretmek yerine ona buna sataşmaya, talepleriniz veya yorumlarınızla etrafınız için huzursuzluk kaynağı olmaya başlarsanız, insanlar sizden uzaklaşırlar. Bu da sizin iç huzursuzluğunuza ve çaresizlik duygunuza çare değildir ;)

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ : Bu aralar, HERŞEY size hem cazip, hem de bir o kadar endişe verici geliyor olabilir :) Topluluklar içinde ön plana çıkma, fark edilme, beğenilme, kendinizi sevdirme güdünüz yüksektir. Ancak beğenilmeme korkularınız, arzu ettiğinize erişememe ya da beklediğinizi bulamama endişeleriniz de tavan yapmıştır. Değerinizi başkalarının üzerindeki etkinizle ölçmeyi bırakmazsanız, kendinizden asla hoşnut olamayacaksınız. Bİ KEREM BUNU BİLİN! Arzu ile takıntıyı birbirne karıştırma, bir şeyleri durduğunuz yerden deli gibi isteyip, ayağınıza gelsin diye kırk tane manipülatif atraksiyon çevirip, yine de hiç oralı değilmiş gibi görünme filan hallerine de bir son verin :))) Henüz tam formunuzda hissetmiyor ve açığa çıkmak yerine içerlek planlar yapıyor olabilirsiniz ama merak etmeyin; YENGEÇ İÇİN FIRSATLAR ZAMANI! Yeter ki, siz başkalarının teşvik veya onayı için kıvranmak yerine, cesur adımlar atın.

ASLAN ve Yükselen ASLAN : Bu aralar, görev bilinci yüzünden üzerinize aldığınız işler size ağır geliyor olabilir! Hem özel hayatınız, hem de iş hayatınızın size ”iyi hissetmek” yönünde fazla katkısı olmadığını, hatta yaptıklarınızın dirençle ya da kadir bilmezlikle karşılandığını düşünebilirsiniz. Kendinizi görmek istediğiniz yer ile, içine girdiğiniz kontratların – ortaklık, grup çalışmaları, evlilik, vb. – getirdiği yaptırımlar arasındaki farklar, aidiyetlerinizi sorgulamanıza neden olabilir. Özetle; sorumluluklarınızla mutlu olmak şu aralar biraz zordur ;) Özellikle iş yerlerinde mutsuz hisseden Aslan’ların bu aralar, kapıyı çarpıp çıkmak ile güvenlik kaygısı nedeniyle sabrederken sinir küpüne dönmek arasında kalmaları mümkündür. Bu durumu içinden çıkılmaz hale getiren şey sizin aldığınız sorumluluklardan memnun olmanız için ”ancak her bir şeyin gönlünüze göre olmasını” bekliyor olmanızdır! ARTIK ÇOCUK DEĞİLSİNİZ… Üzerinize aldığınız bir işi, onurlu bir şekilde yapmak adına mutlu olmayı biraz ertelemek sizi öldürmez. Güvende ya da ait hissetmek adına sevmediğiniz şeylere tutunuyor ama bu durumu kendiniz ve herkes  için eziyete dönüştürüyorsanız da, ”seçim ve yol ayrımı sorumluluğu” size aittir.

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK : Bu aralar, düşüncelerinizi hayata geçirmek ya da doğru bulduğunuz gibi davranmak sizin için zor olabilir! Çevreden gelebilecek engellerden çekindiğiniz için, planlarınızı uygulamakta sıkıntı yaşayabilirsiniz. hareket alanınız kısıtlı olabilir. Ya da kendinizi söz ve davranışla ifade etmek konusunda problem yaşayabilirsiniz. Asıl mesele, sizin içinizde var olduğunu düşündüğünüz bir cevheri ortaya koymayı becerememenizdir :) Doğru olmaya ve bunun sizi otomatikman haklı ya da değerli kılacağı düşüncesine takılı kalmayın. Zira ”size göre doğru” olanı yaparken ya da söylerken, iletişim engellerine takılıyorsanız, burada çözmeniz gereken bir sorun vardır. Anlaşılmamak, değerinizin bilinmemesi, susturulmak, ciddiye alınmamak, geri püskürtülmek sizi her zamankinden çok rahatsız ediyor ve iletişimlerde kendinizi patlayacak bir bomba gibi hissediyorsanız, kendinize dönün ve şunu sorun; ”Madem kendime güveniyorum, neden daha şefkatli, yargısız ve uzlaşmacı bir iletişim yolu bulmaya çalışmıyorum?”

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ : Bu aralar, tutkularınızı ve kaybetme korkularınızı dengelemek sizin için zor olabilir! Kendinizi elde ettiklerinizle, ulaşabildiğiniz kaynaklar veya aldığınız ilgiyle tanımlamaya, her zamankinden daha yatkınsınız. Güvende hissetmek için hayatınızda varlığını görmeye ihtiyaç duyduğunuz bazı nitelikler – para, ilgi, saygı, maddi güvence vb. – olabilir. ”Bunları herkes ister!” dediğinizi duyar gibiyim :) Ama her insanın bazen mahrumiyet yaşadığı süreçler vardır. Bağımlılığınız ne kadar fazlaysa, mahrumiyet duygunuz ve çektiğiniz acı da o kadar fazla olur. Size değer katacağınız düşündüğünüz şeyleri elde etmek için özdeğerinize zarar verecek kadar ileri giden seçimler yapmamaya dikkat edin bu aralar. Zira istediklerinizi alsanız da, arkasından gelecek boşluk duygusu, sağlayacağınız ilk tatmin hissinden daha büyük olabilir. Mutlu olmak için müsrif olmamaya, elinizin altındaki fırsatları, insanları ve kendi yeteneklerinizi, sorumsuzca kullanmamaya ya da basit hırslarla tüketmemeye özen gösterin.

AKREP ve Yükselen AKREP : Bu aralar, HERŞEY ama en çok da insan ilişkileri sizin için zor, acı verici ve tehditkar olabilir :))))))  EN AKREP HALİNİZDESİNİZ diyeyim, siz gerisini anlayın! Gizli gizli beğenip de açılamadığınız insanlara ya da en olmayacak şekilde davranıp karman çorman ettiğiniz ilişkilere uzaktan bakıp gıcık olabilir ve yine de UYGUN adımı atmamakta ısrar edebilirsiniz. Yaw şu ”Akrep yapmaz yaptırır!” kanununu bi bırakın yaw :))) Sonra en mutsuz olan yine siz oluyorsunuz… İktidar tutkunuz yüzünden, hem çevrenizdekiler, hem de siz zarar görebiliyorsunuz  Kendinizi yakma, ama bu arada da karşınızdakine kendini suçlu hissettirme türünden şaşaalı intikam planlarını , ya da katliam kıvamında baştan çıkartma ve etkileme komplolarını filan silin aklınızdan. Kırk yılda bir efendi olun… Seviyorsanız söyleyin :) Hatalıysanız af dileyin… Verebileceğiniz güzel birşey varsa,  bunu kendinizin de kimsenin de burnundan getirmeden yapıverin olsun bitsin.

YAY ve Yükselen YAY : Bu aralar, sizin için en zor şey, kaygılarınızla baş etmek olabilir. Çok şey yapmak istiyorsunuz, ama bunun için yapma/sunma/aktarma biçiminizi değiştirmeniz gerektiğinin de farkındasınız. Zira alıştığınız gibi yaparsanız, sıkıntıya girmekten kaygı duyuyorsunuz. Değişim, değişim diye tepinen YAY hazretlerinin, olduğu yere mıh gibi çakılı kalmasına ne demeli :))) Haydi kendinize itiraf edin; olduğunuz gibi beğenilmeyeceğiniz düşüncesi sizi sinir ediyor. O yüzden  alışkanlıklarınızı gurura dönüştürüyorsunuz. Siz neyi nasıl yapsanız, hayran olunmak isteyen tatlı bir megalomansınız :))) Ve farklı bir bakış açısı geliştirmek düşüncesinin sizden çıkması yerine, dış koşulların baskısıyla oluşması, sizi rahatsız ediyor… Eğer kendinizi güvensiz, ürkek, yetersiz filan hissediyorsanız, bu DOLUNAY’ı atlatın ;) Ondan sonra da sakin sakin, neyi ne şekilde ve ne boyutta yapmanın uygun olacağını bir daha sakince düşünün. Zira beğenilmeme kaygısıyla, aşmamanız gereken sınırları zorlayıp, ”hallederiz abi”ye bağlayıp sonra istemediğiniz bir durumda da kalabilirsiniz!

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK : Bu aralar, sizin için en zor şey, yeni girdiğiniz çevrelere ya da alışmadığınız ama bir şekilde içinde kaldığınız durumlara adapte olmak olabilir. Karşınıza ilginizi çeken bir iş, heyecan verici bir teklif, hatta hoşlandığınız bir kişi bile çıkması mümkündür. Ama bu fırsatı nasıl değerlendirmeniz gerektiği konusunda kafanız karışık olacaktır. Arzulu olmaya arzulu, hatta heyecanlısınız. Lakin, bu adımı atmanın ne getirip ne götüreceğini hesaplamakta zorluk çekiyorsunuz. Eğer incitilmekten, ya da zarara uğramaktan çekiniyorsanız, o zaman tek yapacağınız şey, burnunuzun dikine dalmak ile kendinizi kapatmak arasında makul bir denge yakalamak :))) Ama yoook olmaaaz… Siz ya bir şeyi proce haline getirip, geri dönmemecesine üzerine yürümeli, ya da kendinizi tamamen uzak tutmalısınız dimi? Haydi gelin bu defa, hep yaptığınız gibi yapmayın. Kuşku duymak ve kendi kendinize alıp vermek yerine yargısız, açık ama temkinli olmayı, bir de elinizi ne kadar taşın altına koymak istediğinizi iyice düşünmeyi, ondan sonra da sakin ve ılımlı adımlarla ilerlemeyi unutmayın. Yok bişi tamam hadi :)))

KOVA ve Yükselen KOVA : Bu aralar, sizin için sözünüzü geçirmeniz gereken her ortam ya da size söz geçirmeye çalışan her insan bir tehdit unsuru :)  Tüm yol arkadaşlarınızı, ekip halinde çalıştığınız ve davrandığınız insanları, hatta romantik ilişkilerinizi bile bir gerilim hattına çevirme potansiyeliniz var. Zira, sizi yeterince dinlemediklerini, arzularınıza kulak vermediklerini düşünüyor olabilir, dolayısıyla da kendinizi güvende hissetmekte zorlanabilirsiniz. Kendi halinde giden bir ilişkide birden ”sizinle ciddi olup olmadığını kontrol etme” ihtiyacı duyabilir, ve umduğunuz tepkiyi alamazsanız, ortalığı dağıtma eğilimi gösterebilirsiniz. Tepkilerinizin altında dıştan gelen etkilerden ziyade, bu etkilerle tetiklenen iç korkularınızın yattığını fark edin. Bir durumu istediğiniz hale getirememek düşüncesi, sizi bir saatli bombaya çeviriyorsa, burada karşınızdakilerin sizi takdir edemiyor ya da hakkınızı yiyor olmalarından biraz daha fazla bir şeyler olabilir.

BALIK ve Yükselen BALIK : Bu aralar, sizin için en zor şey, ne istediğinizi bilmektir :))))))))) Yani elbette çok şey istiyorsunuz… Hatta her zamankinden çok daha fazla şeyi, çok daha yoğun bir arzuyla istiyor olabilirsiniz. Ama seçmek de zooor, yapmak da! Gitmek de zoooor, kalmak da… Kendinizi şımartmak, mutlu olmak, aradığınız huzur bulmak, hayatınızı tam istediğiniz kıvama getirmek hiç bu kadar derdiniz olmamıştı. Ama bu aralar, en fazla da bu konuda zorlandığınızı fark edecek, ne yapsanız tam içinize sindiği gibi bir duruma gelemediğinizi görüp, artık belirgin bir değişiklik yapmayı isteyeceksiniz. Yani bu kez mutlu olmak için oluruna bırakmak yetmeyecek, galiba bazı taleplerinizi öne çekmeniz, bazılarından vaz geçmeniz, bir de yön seçip oraya doğru somut adımlar atmanız gerekecek. Yol almak istiyorsanız rahatınız asçık kaçacak. Vee karar verip ve adım atmanızı sağlamak için, bu DOLUNAY sizi  biraz sıkıştıracak.

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

27 thoughts on “4 Mayıs 2015, AKREP BURCU’ndaki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkisi

  1. aşırıdoz zekanızdan kaynaklı yorumlarınız muhteşem.ki boynuzlugillerden bir Koç olarak ”fena halde Juno” faslındayım. Emeğinize ,yüreğinize sağlık..yıldızlar yoldaşınız olsun. :)

    1. :)))))) ay bu aşırıdoz zeka olayı beni benden aldı :))) koptum gülmekten
      kolaylıklar dilerim dolunay gailenizde…

  2. “Veee şimdidee* Burç ve Yükselen Burca Göre Etkiler” deki “de” ayrı yazılır. Hatırlatma :)
    Neden bu kadar sıkkın olduğumu anlamam için yazı çok yardımcı oldu. Astroloji bilginize, yorumunuza sağlık.

    1. :)))) rahat bırakın kendinizi yaf
      koca yazıdaki bir tane gözden kaçmış birleşik de’yi de siz düşünmeyiverin ;)
      sevgiler

  3. Ben yükseleni de yay olan bir yayım, işimi bırakmak üZereyim, yıllardır sıkıntılıyım, ancak iş bulamam endişesiyle bırakmadım da, şimdi son noktadayım, nasıl karar vermeliyim sizce , bu kararı Uygulamalı mı vaz mı geçmeli, ne dersiniz..

    1. Ben derim ki hayatınızla ilgili kararları KİMSEYE bırakmayın.
      Ve eğer aklınız yerinde değilse karar marar almayın.
      Kimse biraz sabırla ölmez ;)

  4. “Su siralar atabilecegim en uygun adim UYGUN ADİM MARS diyip saldiriya gecmek maalesef. ” yukselen akrep
    Tesekkurler Juno

  5. Cunoooo ,sığmıyorum Dünya’ya dar geliyooo ,kendimi ele dümdük ifade ediyim dedim :) bilmiyorum algımda bi şaşmamı var,sanki şu Satürn kuyruğumu kaptıktan sonra bi toparlayamadım ben yafu ,2,5 yıl gectı Satürn’den kurtuldum diye kutlama bilenek yapmıştım oysa …sevgiler..kederli bi akrep.

  6. Off. Oturduğu yerden bir şeyleri deli gibi istemek dediniz de orda benim kalp kırıldı doğrusu :) Takıntı demişsiniz zaten biz kabız yengeçlerin hayatında başka ne var? Kafayı yedim kafayı!!!! İş konusunda olsun, aşk konusunda olsun… Manipülatif takla dediğiniz her gün Falcıbacıya kahve falı atıp I-ching’ten olacak mı olmayacak mı diye bakmaksa evet manipülatifim!!!

    Bunun dışında dün sevgilimi görmeye gittim küçük şehirde köy yollarında dolaştık birden tüm kariyer hedeflerim gözüme saçma, hayat güzel göründü zaten annesi kardeşi beni sevsin diye canım çıkıyor… Neyse fırsat demişsiniz artık onu bekleyeceğiz.

  7. Benim burcum balik cok sıkıntılı donemdeyim nerdeyse bosanma aşaması mayis ayinda balık oğlak uyum iletişimi hakkinda yorum yapabilmeniz mümkün mü? Sevgiler

    1. Sorunlu bir devrede olmanıza üzüldüm…
      Ancak Balık – Oğlak uyumu için sadece ”uyarlar” diyebilirim.
      Fakat bir ilişkinin kendine has sorunlu yönleri ve çözümleri için her iki kişinin de haritalarının incelenmesi gerekir.
      Üzgünüm bu şekilde yardımcı olamıyorum.

  8. şirince’deki akreplere dokunmayacak bu sefer denmişti ama anlaşılan kandırıldık dr:)
    çok pis vurdu yine. ama elbet bir gün ayazda yakalarım ben o dolunayı.

  9. Geri püskürtülen, sözü dinlenilmeyen bir BAŞAK günlerimi yaşıyorum. Amacım niyetim faydalı olmak iken RAKİP görülmem ,iktidar savaşına zorla çekilmek isteyenlere karşı nasıl şefkatli, yargısız, uzlaşmacı olucam anlamıyorum. Atalarıma karşı faydalı olmak istedikçe onlar beni dışlıyor, devre dışı bırakmak istiyor.

  10. Bir-iki aydır bu sayfanızı takip ediyorum. Burcu terazi yükseleni oğlak olan benim için yazdıklarınız bire bir tutuyor, bu kadar da nasıl olur diye inanın çok şaşırıyorum. Ama hepsinden öte yorumlarınız ve anlatım diliniz süper. Tebrikler…

  11. Merhabalar;

    Öncelikle cidden cok keyifli ve bilgilendirici bir web siteniz var, hayran kaldim :)

    Benim bir sorum olacak. Doğum tarihim kimliğimde yanlış yazıyor, ama ailemin dedigine gore 22 ekim ’92 saat 03.00 civarında dogmusum. Burcum terazi olarak gorunuyor fakat her insanda ortak olan birkaç özellik dışında hiç benzemiyorum burcuma. Akrep burcunu okuyorum daha bir ben gibi :) Ama yine de birazcık alakasız kalıyorum ona da :( Acaba tarihler cok yakın oldugu icin etkilenme olabilir mi yoksa yukselenimle falan mi alakali, beni bu karmaşadan kurtarırsaniz cok mutesekkir olurum :) Şimdiden teşekkür ederim…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s