Posted in Ay Döngüleri

20 Ocak 2015, KOVA BURCU’nda YENİAY; Kendimize Uzaktan Bakma Zamanı…


 

Girl with Ice Skates by Carl Larsson
Girl with Ice Skates by Carl Larsson

 

20 Ocak 2015 günü, İstanbul’a göre 15:13 itibariyle, YENİAY dediğimiz AY-Güneş kavuşumunu yaşayacağız. YENİAY haritasında;

– Güneş & Ay kavuşumu, 8’inci evde ve 0 derece Kova burcunda, Selena 26 derece Oğlak Burcu’ndan bu ikiliye eşlik ediyor.

– Yükselen noktası 8 derece Yengeç Burcu.

– Kova Burcu’nun klasik yöneticisi Satürn, 6’ıncı evde Yay Burcu’nun 2 derecesinde yer alan Satürn ile 60’lık açı yapıyor. Satürn’ün, 9’uncu evde Balıkta yerleşen Neptün – Mars ikilisine kare açısı var.

– Öte yandan Kova’nın modern yöneticisi olan Uranüs, Güney Ay Düğümü ile kavuşum halinde ve Juno Kuzey ve Güney Ay Düğümlerine ılımlı açılar alırken, Uranüs’ten de doğal olarak etkileniyor. Pluto – Uranüs karesi ve Pluto Chiron üçgeni de, Uranüs’ün haritanın başrolünde olması nedeniyle tetikleniyor.

– MC Balık Burcunda ve Chiron MC ile kavuşuyor.

Bu göstergeler ışığında belirginleşen mesajlara gelince;

Bu YENİAY, bir önceki yazımda dile getirdiğim ”Uranüsyen” sürecin tepe noktası niteliğinde. Ama artık ”bi durmak” değil, çözüm bulmak noktasına doğru evriliyoruz.

İnsan evladının bütün derdi olayların orta yerinde kaybolmaktır. Yaşadığımız durumun doğru düzgün bir değerlendirmesini yapamadan, kendi duygusallığımız içinde yükselip alçalır ve bunun ”gerçek” olduğunu sanırız. Oysa algımız çoğu kez, beklentilerimiz, çoşkularımız, korkularımız, hayal kırıklıklarımız, hiper mutluluklarımız ve küskünlüklerimiz ile perdelenmiştir…

En mantıklı, en pozitivist, en bilimsel geçinenlerimiz dahi, hatta belki de en çok ”ben tuttuğuma gördüğüme inanırım” diyengiller, hayattan umduklarını bulamadıkları, iki artı ikiyi dört ettiremedikleri zaman feci bozulurlar :)))

Bize göre hayatın akması gereken bir yön vardır ve etrafımızdaki insanlar ve çevremizde gelişen olaylar bunu mümkün hale getirir ya da buna engel olurlar. İnsanın ”merkezde olmaktan” anladığı budur :)

Oysa insan gerçekten de kendi hayat senaryosunun merkezindedir… Ama senaryo şekillenirken bizim var olduğunu sandığımız ihtiyaçlar değil, ruhumuzun bu bedende var olmasına dair amaçlar önem kazanır.

Biz güvende olmayı, herkesin ve herşeyin bizim umduğumuz gibi olması ile eş tutarken, evren bize gülmektedir… Zira gözden kaçan şudur; kendimizi hayattan korumaya çalışmak için girdiğimiz modlar ve yaptığımız ataklar, güvende olma duygumuzu ve akışla bütün olabilme yeteneğimizi baltalamaktadır!

Biz kendimizi, etrafımızı ve hayatı, aldığımız sonuçlarla yargılarız… İNSAN;

– Çalıştıysa kazanmalı,

– İstediyse almalı,

– Aradıysa – sabrı tükenmeden – bulmalı,

– Sevdiyse sahip olmalı,

– Fedakarlık ettiyse takdir görmeli ve destek bulmalı,

– Yani umduğunu bulmalıdır :)))

Sonuç istediği / beklediği gibi olmayınca insan haksızlığa uğradığına veya cezalandırıldığına inanır. Zira sosyal bilinçaltımız bizi böyle şekillendirmiştir.

Bu nedenle de, bizi istediklerimize götüreceğine inandığımız yolda, kendimizce gayret, sabır, ısrar gösterir, hatta kaş yarar göz çıkartır, kafa kopartırız.

İstediklerimizle sınanacağımız, ya da istediklerimizin getireceği bilinmeyen sonuçlardan korunacağımız hiç aklımıza gelmez… İnsanın aklına KORUNDUĞU gelmez!

Bu nedenle de yaşadıklarımızda bir hayır, bilemediğimiz bir iyilik olabileceğini düşünemez ve şükretmeyi ihmal ederiz…

Bu YENİAY’a doğru yaşanan süreçler, bizi ”bir türlü olmayanlar” karşısındaki çaresiziğimiz veya cevapsızlığımız ile yüzyüze bırakmıştır. Ve YENİAY’ın getireceği ödül, beklentilerimize / çabamıza / elimizde olanlara başka bir gözle bakmaktır!

Duygular bizi gerçekten perdeler diye girmiştim yazıya… Kovadaki Ay’ın en iyi yanı, duygulara mesafe alabilen, görünene görülemeyen yanlarından bakabilen, sorulmamış soruları ortaya dökebilen bir niteliği olmasıdır.

Bu YENİAY’da, hayatınızdaki olmayanlara, düzelmeyenlere, sizi incitenlere, acıtanlara, yoranlara, güç yetmeyenlere, bakmadığınız bir yerden bakın!

Ya olmayanda bir hayır görecek, ya da bu kadar aldırıyor, bozuluyor, durumu olduğu gibi görmekten bu kadar kaçınıyor olmanızın altında yatanı anlayıp, duruşunuzu, tavrınızı, talebinizi değiştireceksiniz.

Hayat döndürüp döndürüp aynı kapıya çıkartıyorsa bizi, bu bizim kendimizi sonuçlardan korumaya değil, kendimizden korumaya ihtiyacımız olduğuna işaret eder ;)

Hayat bizi sever… bize bayılır… bize yatırım yapar… bize yollar açar. Ama biz kendimizi işaretlere, mesajlara, olasılıklara kapatır, ve hep bize iyi geleceğiniz sandığımız bir sonucu elde etmenin peşine takılırız.

Hayata dair değiştiremediğimiz her şey bize değişimemiz gerektiğini gösteren bir işarettir… İŞARETLERDEN KORUNMAYIN.

Hayatın sizi getirdiği kapılara korkmadan bakın ve ”ben neden YİNE buradayım?” diye sorun kendinize… Altında mutlaka değiştirmekten korktuğunuz bir kalıp, bir varsayım, bir zan, bir beklenti, bir özenti, bir küskünlük vardır.

İnsanları ya da olayları değiştirme derdini bir yana bırakın artık, sizi yöneten kalıpları değiştirin.

Olmuyorsa, boşuna vurmayın kafanızı aynı duvara… Savunma – Saldırı ikileminden çıkıp, sakince izleme ve bozulmadan adını koyma düzenine geçin.

Ve en  önemlisi önümüze konulan mesajı işin içine duygu karıştırmadan görebilirsek, hayatın bize açtığı yeni yollar ve olasılıklar ile şifa ve çözüm bulacağımıza inanın.

Zaman, yeni planlar yapmak kadar, bu planları hayata koyarken de işe yaramayan alışkanlıklara mesafe almanın, ve BEN adını verdiğimiz kaleyi bu kadar kırılgan hale getirenin yine biz olduğumuzu anlamanın zamanıdır. Yoksa yeni diye geçtiğimiz her yol eskinin bir uzantısından ibaret kalır…

İnsanın her durumda ayakta kalmak için tutunacağı tek şemsiye, hayatın bilgeliğine duyduğu güvendir. Bu güvenden, bu korunmadan, bu sevecenlikten kendinizi mahrum etmeyin.

”O kadar yandı ki canım… Sonunda karşıdan baktım!” FARKINDAYIM – Sezen Aksu

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

32 thoughts on “20 Ocak 2015, KOVA BURCU’nda YENİAY; Kendimize Uzaktan Bakma Zamanı…

  1. bir önceki yazıdan önce dinlemiş ve paylaşmıştım bu şarkıyı..üstüne yazıyı okumak tam oldu diyordum ki, daha etkileyici bir yazı ile sonunda bu şarkı.. bütün diye birşey var.. görüşeceğimiz günü şimdi daha sabırsızlıkla bekliyorum.. Sevgilerimle

  2. …tüm bu olan biteni dile getirdiginiz icin önce bi tesekkur…sonra dinlediginiz bazi sarkilar farkli zaman ve yaslarda farkli dinlenir ve anlasilir ya…bu da onun ispati gibi geldi…insan anlamak istedigini anlar…insanin cenneti de cehennemi de kendi kafasinin icinde olan bitendir aslinda…
    bazi olaylari ve yanilsamalari insan farkedipte yol alamaz, ayni tasa gidip gidip takilir…bir caba sarfeder…savasir hatta. Ama hep de kacar degil mi gozden..aslinda kendi akil oyunumuz oldugu…
    cok uzun zamandir suren hikayelerin eger tuketiyor ve uzuyorsa bir sonu olmali…bu yaziniz gibi evrenin verdigi her mesaj bir cesaret. Sevgiler

  3. Yine kapımıza dayanan yeni bir farkındalığı hissetmeye çabalarken ve adını koymakta,sebebini netleştirmekte zorlanırken; yazınız herşeyi sislerin arasından gün ışığına çıkardı …kaleminize sağlık…

  4. “Belki de bu yaşadığım berbat, korkunç durum, beni daha berbat şeyleri yaşamaktan korudu.” Son zamanlarda sık sık tekrarladığım, bazen içimi çok rahatlatan, bazen de hiç işe yaramayan bir cümle. Sanırım doğruluğunu anlamak için biraz zamana ihtiyaç var. Yazdıkların yine ilaç gibi, şarkı seçimin mükemmel.
    “ O kadar yandı ki canım sonunda karşıdan baktım
    Ne göreyim kendime yıldızlardan daha uzaktım”
    Ne zaman dinlesem içimdeki teli titretip, gözlerimi dolduran şarkı. Sevgiler ve teşekkürler JUNO…

  5. Yazmadığın bir hikayede, uzun yada kısa vadede, av biraz keşfediyorsun :) Şu kızları bu yeniayda büyütelim inşallah

  6. Ne göreyim kendime yıldızlardan daha uzaktım ,
    Bu kızı yeniden büyütmeliyim, farkındayım ….
    Ah Junom binlerce kez dilediğim bu şarkıyı anlattın bana
    Nice yaş almaları olsun, sevgiyle <3

  7. O kadar doğru zamanda girdiniz ki hayatıma, yazılarınızdan güç alıyorum. :) Öncelikle teşekkür ederim. Bazen o kadar etkiliyor ki beni zamanı geldiği için mi yaşıyorum yaşadıklarımı ve yazılarınız güç veriyor bana, yoksa yazılarınız mı yönlendiriyor da beni yaşıyorum bunları bilmiyorum. :) Ne oluyorsa iyi oluyor benim için. Sevgiler..

  8. Ya ne desem bilemiyorum, her defasinda tam da içine düştüğüm durumlara açıklık getiren cümleler yaziyorsunuz, teşekkür ederim, yureginize saglik

  9. Hayatın sizi getirdiği kapılara korkmadan bakın ve ”ben neden YİNE buradayım?” diye sorun kendinize… Altında mutlaka değiştirmekten korktuğunuz bir kalıp, bir varsayım, bir zan, bir beklenti, bir özenti, bir küskünlük vardır.
    zamanında yapman gerekenleri yapmadın şimdi vur başını taşlara kalıbını yaşamaktan korkuyorum sanırım. yetişkinlerle olan sınavımda şimdiye kadar epey yol aldım. ama çocuklarla ilgili olanda hata yapmaktan korkuyorum. sanki saldım çayıra mevlam kayıra gibi yapıyorum. merkeze güvenmekle saldım çayıra çizgisindeyim. ısrar etsem de her şey olacağına varır diyorum ama gerekli özeni de göstermedin sen sebep oldun diyecekmişim gibi de geliyor sonradan. neyse.
    güzel bir yaş diliyorum, iyi ki varsınız.

  10. Sevgili juno..tam da bugunler eski sevgilim aramayi dusunurken merkur retrosunun geldigini okudum..icimde kalan bi seyler var ve budurum beni uzuyor..sizce bu donemde aramak sagliksiz bir karar mi olur..

    1. Kapattığınız kapıları açmadan hep 138 kere düşünün…
      NEDEN?
      NE ELDE ETMENİN PEŞİNDEYİM?
      DERDİM NE :)))
      NEYİ ÖĞRENEMEDİM VE ÖĞRENMİYCEM DİYE ISRARDAYIM?
      Sevgilerimle…

  11. Evet yaa, katkısız mallığımı gidermek için bir fırsat demek yeni ay. Hep derim: “La niye yine aynı şeyler? ” Demek ‘Koruyan’: “anla artık, anla beniii!” diyor. Bu kez anlamak için çok şey yapıcam Junom… İnşallah yapıcam…

  12. Alkışlanacak bir analiz yazısı. Tek kelimeyle ”Nefis” Lakin kendime uyarladığımda 5 Ocak’ta aldığım yüklü yatırım kararı Euro’nun kafama çakılması ve yeni yıla bu şokla girmek nasıl bir amaçla önüme konmuş olabilir? Bunu bir türlü analiz edemedim. Sizce sayın Juno?

  13. Aşk uğruna harp etmeliyim dediğine göre… anlaşılan olayı henüz tam kavrayamamış :)) kor ateşlerde yürümeye devam… :)

  14. Çok güzel bir yazı, ellerinize sağlık. Cuk oturdu bu döneme :) Sizden yükselen burçlarla ilgili, özellikle yükselen burcun, güneş burcunun karşıt burcu olduğu durumlarda yaşanan gelgitlerden bahseder misiniz? Güneşi koç, yükseleni terazide bulunan biri olarak sabırsızlıkla bekliyorum :)

  15. Her yazın balyoz gibi iniyor Juno! Sen bize bir lütufsun. Ama biz herşeyde olduğu gibi senin yazdıklarını da tekrar tekrar yaşayarak öğreneceğiz :( hata yaptığımızı bile bile..

  16. Junocum tanımadığın bu kadar çok insan tarafından sevilmek ve bir o kadar insana da iyi gelmek nasıl bir duygu acaba,canım benim bana çok iyi geldin,umarım hayatındaki her şey sana güzellikler getirsin

    1. Amin, dilerim hepimiz yaptıklarımızın insanlara dokunduğunu düşünerek saygıyla yapalım ve bunun hoşnutluğunu yaşayalım.
      Çok teşekkürler :)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s