Posted in Astroloji Hakkında Genel, Burçlar, Uzun Dönemli Etkiler

2015 HAKKINDA HERŞEY ;)


2015

 

İnsan’ı ayakta tutan UMUT’tur… Ve her yeni başlangıç gibi, yeni bir yıl da umudumuzu tazelemek adına bir vesiledir.

Hepimiz için kapsamlı değişimlere sahne olan 2011 – 2014 sürecinin ardından, 2015 yılına umutla bakmak ve bu yılı hayat yolumuz için ”hayırlı bir geçiş süreci” olarak hatırlamak istiyoruz.

Elbette biz ne umarsak umalım, hayatın bizim için hep daha farklı ve illa ki hayırlı bir planı vardır :) Yine de gönül, her başlangıç aşamasında nefsine hoş gelen iki tatlı söz, bir güzel vaat duymak ister göklerden…

2015 yılının bize ne getireceği hakkında fikir edinmek için, astrolojik göstergelere baktım ve şöyle bir görünüm ortaya çıktı;

5 Ocak’ta Oğlak – Yengeç aksında ve 1 – 7 evler arasında yaşanacak bir DOLUNAY ile giriş yapıyoruz yıla :) Bu DOLUNAY bizi ”ben ve ötekiler” konusundaki iç çatışmalarımızla yüzleştirecek, ve belki de ilişkilerdeki duruşumuzu kalıcı olarak değiştirmemizi sağlayacak adımlar atmamıza vesile olacak.

20 Ocak YENİAY’ı ise, hayat yolumuza dair ”duygulardan ziyade, alınmış derslere dayalı” yeni kararlar vermemize yol açacak.

Hemen ardından 21 Ocak’ta Ay ile kavuşum, Jüpiter ile karşıt konumdayken yılın ilk Retro sürecine giren Merkür, 17 derece Kova’da başladığı yolculuğunu, burç değiştirmeden 11 Şubat’ta 1 derece Kova’da bitirecek ve aslında 20 Ocak YENİAY’ıyla hayatımıza girmiş olan dinamikler konusunda, son gözden geçirmeleri yapmamıza, içimizi ve etrafımızı derleyip toplamamıza zemin sağlayacak.

Şubat’ın sonuyla birlikte, ”bu kez Uranüs retrosu olmadan yaşanacak” Son Uranüs – Pluto Karesi’nin etki alanına gireceğiz. Uranüs’e üçgen, Pluto’ya 150 derece açıda duracak olan retro Jüpiter, son derece nadir görülen ve yaklaşık 3 yıllık bir süreç boyunca hayatlarımızı kişisel ve toplumsal boyutlarda dönüştüren Uranüs – Pluto karesinin şemsiyesi altında yaşananları, bir daha değerlendirmemize neden olacak. Vee 16 Mart’ta Uranüs – Pluto karesi son kez tam halini alacak. İstesek de istemesek de kabullenmemiz gereken değişim dalgasına son noktayı koyacak. 20 Mart Güneş Tutulması ve 4 Nisan Ay Tutulması ile de, son adaptasyon çalışmalarını yapacağız :)

4 Mayıs’taki Akrep DOLUNAY’ı ie birlikte, o güne dek kayıp olarak gördüklerimize yepyeni bir gözle bakacağız. Enerjimizi toplayacak, iyimserliğimizi ya da en azından farklı bir bakış açısı ile hayatımıza yeni açılımlar getirme şevkimizi geri kazanacağız.

18 Mayıs – 11 Haziran arasında İkizler Burcu’nda ikinci Merkür Retro’su yaşanacak. Retro’nun İkizler’de olması, hem iletişim hem fiziksel hareket anlamında ”sakarlıklara” neden olabilir :) Başlangıç günü tam 12’inci evde Boğa’da yaşanacak bir YENİAY’a denk geldiği ve Merkür haritanın yöneticisi olduğu için, ”güvenilir, muhafazakar, koruyucu” görünümler altında çevreyi kandıran kişilerin asıl niyetlerinin bazı iletişim sakarlıkları nedeniyle ortaya döküldüğü bir süreç olabilir. Bizim de bu süreçte, samimiyetsizliğimizle yüzleşmemiz, sakladığımız gerçekleri ya da kırılganlık maskesiyle ertelemeye çalıştığımız sorumlulukları masaya yatırmamız gerekebilir.

16 Haziran‘da son derece dinamik bir enerji taşıyan İkizler YENİAY’ını, Haziran’ın 20’si ve 22’sinde önce Satürn-Pluto 45 derece, sonra da Uranüs – Jüpiter üçgen açılarını yaşayacağız. Bu süreç, zamanın ruhu ile kavga edenlerin iyice sıkıştığı, değişimi kanatlarının altına rüzgar yapanların ise rekor yükseklikte uçmaya başladıkları bir zaman olabilir :))) Hayırlara vesile ola…

Temmuz sadece YAZ TATİLİ :)))

Ağustos ise tam bir ”saçmaladığımız yerleri fark etme” enerjisi yansıtıyor. Venüs Aslan’da retro… Jüpiter, Satürn ile tam kare yapıyor ve Başak’a giriyor! Boşuna umut bağlamış, bile isteye ya da bir yanılsamanın etkisi ile yakayı kaptırmış olduğumuz bütün konular, masanın üzerine serilebilir… Kurumlu tavus kuşlarının tüy dökme vakti :))) Bu süreçte nostaljik olmak yerine, gözümüzü ve zihnimizi açık tutmayı becermemiz gerekiyor. Gereksiz detaylarda kaybolmamak da, şeytanın gizlendiği detayları kaçırmamak da eşit ölçüde önemli!

Eylül’de ise çok şükür dengeyi ve ortayı buluyoruz… 13 Eylül’deki Yarım Güneş Tutulması da 28 Eylül’deki Ay Tutulması da, netlik getiren yargı süreçlerine yol açacak. Hem iç dünyamızda hem de sosyal platformlarda adalet ve herkese hak ettiğini verme kavramları gündemimizin tepesine oturacak. 3’üncü Merkür gerilemesi de bu sürece denk gelecek.

 9 Ekim’de Merkür düze çıkıyor. Jüpiter ise Pluto ile tam üçgen yapıyor. Ekim tam bir netlik ve toparlanma zamanı…

Kasım ayı Chiron – Jüpiter Karşıtlığı, Jüpiter – Uranüs 150’lik açısı ve Satürn – Neptün Karesi’nin ikinci tam açısı nedeniyle, günah çıkartmalar, son pişmanlıklar, hesap dökümlerinin ardından gelen vicdan ve cüzdan muhasebelerine sahne olabilir… Bu aşamada, abartıdan ve beklentiden uzak, adil ve ılımlı olmak, çok büyük avantaj sağlayabilir.

Noel gününe denk gelen 25 Aralık DOLUNAY’ı ise, yılı ”ne beklediğini ve bunun için ne yapması gerektiğini bilen” enerjilerle kapatacağımızı gösteriyor. Şikayet eden değil, dersini almış ve yolunu çizmeye kararlı bir görünüm çiziyor gökyüzü… GÜVENDE KALMAK İÇİN – alıştığımız mevzilere çekilmek, tanıdık insanlarla, bildik sularda yüzmek ve savunmacı söylemlerin arkasına saklanmak yerine – DEĞİŞİME AÇIK, SEBATKAR VE DÜRÜST OLMAMIZ GEREKTİĞİ’ni bir kez daha hatırlatıyor.

——-

UMUT diye girdik yazıya, UMUT hakkında konuşarak bitirelim…

İnsan UMUT sözcüğü ile BEKLENTİ sözcüğünün anlamlarını birbirine karıştırır!

BEKLENTİ, belirli şekilde davranarak, belirli sonuçları elde edeceğimize dair inancımız ve bazen de inadımızı tanımlayan bir sözcüktür.

UMUT, ise yaşanan her ne olursa olsun ışığımızın karardığını düşünmemek, yolun bittiği sonucuna varmamaktır.

Bizim dünyevi kazanımlara dayalı bir takım hayat planlarımız vardır. Göklerin ise, bize manevi düzlemde performans kazandırmaya dayalı planları… Ve biz hangi yolu seçersek seçelim, senaryolar göklerin planlarına yönelik olarak güncellenir :)

Yani MERKEZ BİZDEN UMUDUNU HİÇ KESMEZ!

Zira insan Yaratan’ın UMUT PROJESİ’dir. Bize RUH’undan üflemiştir… Bu nedenle İNSAN’ın, dünyevi varlığı ne kadar zorlansa da manevi özünün galebe çalması ve feleğin oyunları içinde yine de ışığı bulup tutunması UMULUR…

Oyunun içinde kaybolup, karşılanmayan beklentilerinin hayal kırıklığı ile savrulan insan, ne kadar değerli olduğunu unutup, kendi elleriyle seçtiği bir kaderin rüzgarlarıyla savrulur durur…

Oyunun her hangi bir yerinde, NEDEN BURADA OLDUĞUNU hatırlayan ve RUH ile can bulmayı talep eden insan ise, nur ile sarılıp, bizi sevgisinden Yaratan’ın eliyle korunur…

2015 yılında hayatımızın BİR UMUT PROJESİ olduğunu hep hatırlamak dileğiyle :)

”Neden Burada Olduğunu Hatırlamak” hakkında bir parça… LET IT BE … Bu mükemmel Paul McCartney klasiğini Accross The Universe projesi’nden dinlemek, bana savaş denilen güç oyunlarının içinde  kaybolmuş ve evin yolunu unutmuş olduğumuz bir dönemde çok daha anlamlı geldi.

 

 

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

10 thoughts on “2015 HAKKINDA HERŞEY ;)

  1. Ellerinize, gönlünüze, dilinize sağlık.
    Bugün -eski yazdıklarınızla da hemhal olmuşken- umut ve beklenti tanımlarınızla yine beni vurdunuz.
    2014’ün -hem de başından- getirdiği güzelliklerin biri de sizsiniz. Teşekkür ederim.

  2. Harikasın junim…
    hey 2015, let it be good:) ı hope so..
    her zaman bir umut vardır nasıl olsa..
    madem ki ilahi emir kün..o halde herşey mümkün! :)
    sevgiyle kal-alalım!

  3. Bir umut projesi olduğumu hatırlamanın sevinci ile sevgili Hatırlatıcımı:) sevgiyle kucaklayarak nur ile sarmalanacağı şahane bir yıl diliyorum.

  4. şuan tavsiye ettiğin özgürlük yazarları filmini izliyorum bir ağlıyorum bir gülüyorum ve ÇOK mutluyum…. teşekkür ederim junommm

  5. İyi ya da kötü yoktur, umudu veya umutsuzluğu, mutluluğu veya mutsuzluğu seçmek vardır… Junocum, 2015 yılının başta sana olmak üzere hepimize umudu ve mutluluğu seçme, hayatın önümüze koyduğu her şeye sevgiyle evet diyebilme dirayetini vermesini, kendimize ve parçası olduğumuz “Merkez”e imanımızı kuvvetlendirmesini dilerim. Bir de, güzel yazılarınla gönlümüze ışık tutmaya devam etmeni… :) Sevgiler, öpücükler…

  6. Vallahi benim bu yazıdan anladığım tek şey bütün bunların astrolojiyi hiç işin içine karıştırmadan da yazılabileceği oldu vesselam… Merkür gerilese kaç yazar Satürn takla atsa ne olur… Astrolojiye en ufak inancım yok, ama insanlığın ortak mutluluğuna, refahın paylaşımına, Dünya Ananın güzelliklerinin sonsuza dek korunmasına ve pozitif ve şen şakrak hayatların yeryüzünde çoğunluk olmasına varım varım varım…

    1. :)))) TAMAM O ZAMAN
      Zaten astroloji, tıp ya da sinema…
      Bunlar bize hayat hakkında birşeyler söylemekten başka ne yaparlar?
      Hiç biri amaç değil. Kullandığımız birer araç…
      Neye inanacağımız değil, hayatı nasıl sürdürdüğümüz önemli sonuçta.
      Sevgiyle,

  7. Biliyor musunuz sevgili Juno, yazılarınızı takip edeli sanırım 2 ay oluyor. Her nasılsa bu yazınızı okumamışım şu anda farkettim ki yılın ilk üç ayını özet geçen bu yazı beni ‘fark ettirdi’. Hakikaten 2011-2014 yılları arası beni öyle çok değiştirdi ki, eş, iş, kariyer saymakla bitmez :) 1. Evim Koç’ta. Zaten Uranüs girer girmez Koç’a (sanırım ilk derecelerinde 1. Evin başlangıcı) hergün ayrı sürprizdi desem yeridir. İyi veya kötü, ama hep sürprizdi. Tabii bir de ‘fakir neslinin’ Natal Satürn’ü 7. Evde :)))
    ‘Bu gökyüzü böyle giderse ben bir daha evlenemem galiba’ derken bir yanım’, bir yanım da ‘olsun, bu olay bana çok şey öğretti’ diyebiliyor.
    Özetle, ben yılın ilk aylarında yanlış olduğunu hissettiğim ve gördüğüm bir duruma ‘HAYIR’ diyebildim. Çok zordu, ama diyebildim. Şimdi Nesli için gökyüzünün diğer ödevlerine bakma zamanı :)))
    Çok teşekkürler Juno.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s