Posted in Kısa Dönemli Etkiler

Ay – Uranüs Kavuşumu Lilith’e Üçgen; BİLDİK KABUSLAR ÜZERİNE ÇALIŞMA ZAMANI


by Alberto Pancorbo
by Alberto Pancorbo

Ay Koç’ta, Retro Uranüs’e doğru ilerliyor. Bu kavuşum Satürn’den kare alan Lilith – Güneş ikilisine üçgen yapacak.   Jüpiter-Venüs kolkola ama Mars hala bu ikiliye kare…

Galiba ‘’bildik kabuslar’’ sarmalına girenlere biraz açıklama lazım ;)

Koç’taki AY tepkiseldir. Uranüsle kavuşunca taa-bi tepkisel olur… Hatta olay çıkartmaya teşne hale gelir.

Uranüs retro olduğundan olaylar ‘’bildik yerden’’ çıkar…

Lilith karesi de işin içindeyse, olaylar kendimizi ‘’tanıdık bir kabusun içinde sıkışmış’’ hissettiğimiz için çıkar ;) Ya da bizi hiç haz etmediğimiz bir durum düşmüş hissettiren olaylar çıkar.

Vee Juno böyle durumlardan kendine vazife, okuyanlara da FIRSAT çıkartır :D

Kabusların en gıcık yanı bizi şoke etmeleri, en sıkıcı yanı ise, bildiğimiz bir durum olmasına karşın ‘’hep aynı şeyleri yapıp ille aynı duruma düşüyor’’ olmamızdır.

Psikolojik olarak kabuslar bize alta ittiğimiz, şifalandırmayı reddettiğimiz durumları ‘’sembolik’’ olarak hatırlatır ve bilinç üstüne çıkarmamızı sağlarlar…

Hayatımızdaki tekrar eden ‘’kabus kıvamında’’ olaylar ya da ‘’üstünde kabus yazan’’ insanlar da, bize bir ömür takıldığımız soruyu hatırlatır ve bu kez daha uygun bir cevap, daha yerinde bir tepki vermemiz için bize bir ŞANS verirler.

Bu kez, ‘’Yine aynı şey olacak’’ diye korktuğunuz için aynı duruma düştüğünüzü FARK EDİN.  O bildik tünelden geçerken, her defasında sizi esir alan ve kilitleyen bildik unsurlara takılmak yerine, nabzınızı düşürüp kafanızı boşaltmaya çalışın. O zaman etraftaki pencereler, çıkış kapıları, merdivenler, gülen yüzler, uzanan eller dikkatinizi çekecektir…

O zaman karşınıza çıkan kişinin/durumun ürkütücü maskesini çekip alttakini ‘’yani kaçmak istediğiniz temel kaygıyı’’ görmeniz mümkün olacaktır.

Ve boşuna çığlık atmaya, vurmaya veya kaçmaya çalışmak yerine ‘’Naber Ahbap’’ diye gülmeyi akıl edeceksiniz :)

Korku, kaygı, hırs, hiddet gibi sesi yüksek ama seviyesi düşük duygular bizi onlara teslim olmaktan başka şansımız olmadığını düşündüğümüz için yönetebilirler!

Onların üzerimize geldiğini ve bizi teslim almaya başladıklarını fark ettiğimizde, derin bir nefes alıp ‘’BU DEFA BU OYUNU AYNI ŞEKİLDE OYNAMAYACAĞIM!’’ deyip kenara çekilirsek, geri dönüp kaçmamızı engelleyen duvara çarpan o duygular olacaktır.

Bize hakim olanlara, hakimiyet gücünü biz veririz… Oysa içimizde bizi her daim özgür tutan, serin, sakin, huzurlu bir oda vardır. Ona çekilmeyi öğrendiğimizde ‘’eski bildik kabuslar’’ üzerimizdeki güçlerini kaybederler…

Kabusları savuşturmak mı istiyorsunuz;

  • Her cenge girmeyin
  • Her insanı ikna etmeyin
  • Her davayı kazanmayın
  • Her istediğinizi almayın

Onun yerine ‘’NEDEN  İSTİYORUM Kİ’’ diye sorun kendinize… Olmazsa ne kaybedeceğiniz hakkında ciddi ciddi düşünün.

Konunun kendisini değil, – konu bir avuç tüy bile olsa – kazanmama ihtimalini önemsediğinizi hayretle fark edeceksiniz… Öyleyse ‘’Kaybetmekten neden bu kadar korktuğunuzu’’ bir daha  düşünün!

Haa siz zaten ‘’hiçbir cenge girmeyen, hiçbir şey için çaba göstermeyen, hayat hep sizin istediğiniz gibi olsun ve bu gümüş tepside ayağınıza gelsin’’ diyen biri misiniz… O zaman asıl sizi boğan korkunun, ‘’KALKIŞIP DA YAPAMAMAK’’olduğunu bilin.

Ve asıl istediğinizin KENDİNİZİ SEVMEK olduğunu fark edin.

Madem istediğiniz bu… Neden sevmediğiniz gibi davranmakta ısrar ediyorsunuz? Çıkın bu kabusun içinden… Gidin kendinize BİR ŞANS verin :)

BİZE GÜVENİYORUM …

Zira iNSAN olmak, ‘’Bir Şans Verilmiş Olmak’’tır. Yaratan bize güveniyorsa, ben kimim ki hala yapacak çok şeyimiz olduğuna güvenmeyeyim?

Jack’s Theme – Marcus Gottschlich … Sakinliğiyle insana düşünme şansı veren parçalardan

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

15 thoughts on “Ay – Uranüs Kavuşumu Lilith’e Üçgen; BİLDİK KABUSLAR ÜZERİNE ÇALIŞMA ZAMANI

  1. Çocukluğumdan Beri Bana Çok Şey Kaybettiren Bir Anlayış Vardır Zihin Dünyamda: “Çalışınca Herkes Yapar, Önemli Olan Çalışmadan Yapabilmektir” :)))) ve Niye Hala Tam Olarak Silinmiş Değil Ona Hayret Ediyorum… “Haa siz zaten ‘’hiçbir cenge girmeyen, hiçbir şey için çaba göstermeyen, hayat hep sizin istediğiniz gibi olsun ve bu gümüş tepside ayağınıza gelsin’’ diyen biri misiniz… O zaman asıl sizi boğan korkunun, ‘’KALKIŞIP DA YAPAMAMAK’’olduğunu bilin.” açıklaması sanırım zihin harddiskimin bu bölümüne denk geliyor :)

  2. Kesinlikle, tam olarak, acilen ihtiyacim olan yazi… Ne diyebilirim ki Allah razi olsun sizden. Sevgiyle kalin Juno…

  3. “Zira iNSAN olmak, ‘’Bir Şans Verilmiş Olmak’’tır. Yaratan bize güveniyorsa, ben kimim ki hala yapacak çok şeyimiz olduğuna güvenmeyeyim?”

    bu cümle bir yerlere yazılası, gözün görebileceği bir yere konulası ve yine yine hatırlanası bir cümle..

    beni insan olarak yaratan Yüce Allaha şükürler olsun,
    insan ol’mayı bana layık gören Allaha şükürler olsun,
    bu nimeti nezdinde cümle nimetleri için şükürler olsun..
    şükrümü layıkıyla yapabileceğim fırsatlar yarattığı için şükürler olsun..
    ben’lik zannı ile huzurunda bulunmaktan; idrak kapasitemin ve akıl hafzala sınırlarımın alamadığı ama yine de kalbime dolan Hakikate sığınıyorum..

    teşekkürler junim..
    her ben’den ben ben diye seslenen ama vehimlerimizin korkusu ve yanılgısıyla beden kabul ettiğimiz, var saydığımız sanılarımızla boğulmadan.. hayrların kolaylıkla geldiği bir cuma dilerim..

    bu cuma’nın yüzümüzde kalbimizde ömrümüzde neşemizde bol gülücüklerin olduğu günlere uzanan bir merdiven olması dileklerimle..
    sevgilerimle,

  4. Her cenge girmeyin
    Her insanı ikna etmeyin
    Her davayı kazanmayın
    Her istediğinizi almayın

    Yaklaşık 10 senedir üzerinde çalıştığım bir konu.. Bunları artık yapmıyorum, ancak günümüz dünyasında bana pek bir şey kazandırmadığını görüyorum.. Yalnız mesele şu ki, girmeye değecek ceng, ikna etmeye uğraşılacak insan, kazanmaya değecek dava, almaya uğraşılacak pek de bir şey yok benim için… artık önümüzdeki maçlara bakıcaz, ve oynayıp oynamamayı o zaman düşüneceğiz.. :)

  5. Allah sizden her zaman razı olsun.Sessizce okuyup aydınlanıyor,farkındalığımı artıırıyorum vesileniz ile.İyi ki varsın Sevgili Juno.Bugün özellikle yorum yazmak istedim.Kendimi silkelememde çok etkisi oldu tabii umarım uygulayacak gücü cesareti bulabilirim.Rabbim hepimizin yardımcısı olsun.Bu arada sevgili yorum yazan arkadaşların yorumlarını okumayı da çok seviyorum.Seni de çok çok seviyorum Juno. :)

  6. Merhaba Juno’cum, gene olağanüstü bir yazı. Tam zamanında geldi gelmeye de, keşke fırsatım olup birkaç saat önce okumuş olsaydım, o zaman yaşamış olduğum olayı yaşamazdım. Şu gökyüzünün halini nasıl bu kadar doğru yorumlayabildiğine bir kez daha ağzım açık bakakaldım ve evet, konunun kendisinden ziyade kaybetme fikri beni gene bildik kabusun içine düşürüverdi. Aklına, kalemine sağlık…

  7. Ne zaman canım sıkılsa yazılarınızda kendime bir çıkış yolu arar oldum. Yine bir değişimin arefesindeyim. Arkada kalanları ne kadar iyi niyetle arkada ve temiz bırakmak istesem de öyle olamadılar. Ne cenge girdim, ne ikna etmek için uğraştım, ne davayı kazanmaya çalıştım, ne de istediğimi almak için zorbalık yaptım. Sadece doğru davranmak ve gerisini evrenin adaletine bırakmaktı düşüncem, gümüş tepsiyi beklemek değil. Ve evren bana yeni bir kapı açtı ve tek yaptığım üzerine duygu katmadan bunu paylaşmak oldu. Keşke paylaşmasaydım. O kadar çok yorum yapıldı ki çok ağırım şu an. Halbuki tek beklentim saygı çerçevesinde iletişim kurmaktı. Buna takılıyorum ve bu durum beni esir alıyor. Nabzı düşürüp, kafamı boşaltmam lazım ama nasıl olacak bilmiyorum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s