Posted in Ay Döngüleri

10 Ağustos 2014 – KOVA Burcu’nda DOLUNAY; Zafer ve Yıkım Hakkında Dersler…

Reinaldo Herrera Marquis De Torre Casa by Salvador Dali
Reinaldo Herrera Marquis De Torre Casa by Salvador Dali

10 Ağustos 2014 günü, İstanbul saatiyle 21:10’da AY Kova Burcu’nun 18 derecesinde DOLUN halini alacak. Elbette Güneş de Aslan Burcu’nun – yani zıt burcun – 18’inci derecesine yerleşmiş olacak. Dolunay haritasını değerlendirirken dikkate aldığım bileşenler;

– Ay 12’inci evde Kova’da

– Ay – Güneş – Satürn arasında T-Kare var ve Satürn Yükselen noktasına üçgen açı alıyor.

– Güneş 6’ıncı  evde, Merkür ve Lilith ile kavuşum halinde, MC ve 1’inci evdeki Uranüs ile üçgen oluşturuyor. 8’inci evdeki Satürn ile de kare yapıyor.

– An’ın yükseleni 13 derece Balık ve Chiron – Yükselen Kavuşumu var.

– Yükselen yöneticisi Jüpiter Aslan’da ve 5’inci evde ama Balık’ın modern yöneticisi Neptün ile 150’lik açı içinde ve 8’inci evdeki Mars ile kare görünümde.

MEALİ;

Kendine seçtiği bir amaç, yerine getirdiği bir hizmet olmayan insan anlamsız ve amaçsızdır… Görevini kendi menfaatleri doğrultusunda yerine getiren ve kendi güvenliğini, hizmet ettiği amaçların üzerine koyan insan ise çıkarcı, bencil ve güvenilmezdir.

Hayatı gündelik olarak okuduğumuzda, ”çıkarcı ve arkasını kollamaktan başka derdi olmayan insan” tipinin, ”misyon ve adap sahibi” insan tipinden daha kolay yaşadığına ve daha hızlı yükseldiğine hükmedebiliriz!

Ancak hayatı uzun seyirli olarak değerlendirdiğimizde, maksadını aşan çıkışlar yapan, haddi aşan, adabı bozan insanların, çevrelerinde oluşan ”şeytan tüyü” aurasını er ya da geç yitirdikleri görülür. Zira bu insan, çevresinde yıkıma yol açar ve bir şekilde mutlaka yıkıma uğrar.

Görünen o ki; ”amaca giden her yol mübahtır!” demeye yatkın olacağımız bir DOLUNAY yaşayacağız. Ve biz talip olduğumuz görevler ya da edindiğimiz konumlar için mücadeleye ederken, hayat bizi gelecekteki şartlarımızı belirleyecek bir sınava tabi tutacak.

UNUTULMAMASI gereken şudur;

Zaferi kazanabilecek fırsatlara sahip olmak da kendi içinde bir sınavdır! Eğer ödülü alırken, madalyayı takarken, adap ve şefkat sınırlarını aşıyorsak, ya da arka planda – davranışlarımızı meşru kılmak için tanımladıklarımızdan farklı – kaygılar taşıyorsak, elde ettiğimiz zemin ve kazanacağımız zafer bize bir süreliğine gurur verebilir. Ancak zamanla gelen, beklenmedik bir çöküşe neden olma potansiyeli taşır…

Bu nedenle bu DOLUNAY’da bencil, zalim ve galip olmaktansa, adaplı ve ”görünürde” malup olmak uzun vadede daha büyük hayır getirebilir!

”Zalim ya da bencil davranan her insan kötümüdür?” diye bir soru da gelebilir aklımıza :)

Zira bir çok zalimce ya da bencilce görünen davranışın arkasına baktığımızda, derin acılarla, birikmiş kinlerle, izi geçmemiş yıkımların eseri olan sert kalkanlarla karşılaşırız…

Pek az insan rakip ya da düşman olarak gördüğüne vururken ya da onu ezerken, kendisinin ‘’haksızlık’’ ettiğini düşünür!

Aksine bize bencil ve zalim davranma cüretini veren iç-gayret ”KARŞIMDAKİ BUNU FAZLASIYLA HAKETTİ!” düşüncesidir…

Ancak haklının da – ya da haklı olduğunu düşünenin de – HAKKANİYETLİ ve ŞEFKATLİ olmak gibi bir yükümlülüğü vardır. Haklı olduğumuzu düşünmek, bize her yolu mübah kılmaz ;)

Bir zamanlar mazlum olmanın verdiği hırs ile, elimize geçen gücü hoyratça ve had – sınır bilmeden kullanmak, bizi de zulmeden ile eşit kılar.

MÜMİN Suresi 27’inci ayet, bu hali çok güzel dile getirir:

“Yaptıklarının sonucunu süreç içinde yaşayacağına iman etmeyen her KİBİRLİ BENLİK sahibinden, benim de sizin de Rabbiniz Olan Allah’a sığınırım.”

Dikkat edilirse burada haklılık ya da haksızlık değil… KİBİR’dir sürecin sonucunu belirleyecek olan! Kibir ile yapılan her davranış, zaman içinde ”bir tür” YIKIM’a gebedir.

Bu yıkım;

  • Kendimizle yüzleşeceğimiz vakit itiraf etmek zorunda kalacağımız hatalar, abartılar, dürüstçe olmayan davranışlar ve ardından gelen ‘’değersizlik’’ duygusu da olabilir,
  • Davranışlarımızın çevremiz açısından doğurduğu sonuçların getireceği vicdan azabı da olabilir,
  • Bir zamanlar bize onay verenlerin, davranışlarımız onlara da zarar vermeye başladığı vakit bize had bildirmek, hatta ödeşmek için girişecekleri saldırılar da olabilir.

Başka bir deyişle bu ara galip ve malup, çekinen ve çekinmesi gereken, görünen ve görülmesi gereken, ilk bakışta algılandığı gibi olmayabilir!

Zira senaryoyu yazan asla insan eli değildir. Dolayısıyla; EVRENİN ADALETİ TESİS ETME YOLLARI SONSUZDUR :)

  • Kazandığımızı zannederken aklımıza gelmeyen bir kayba uğrayabilir,
  • Kendi yararımıza olduğunu düşündüklerimizi yaparken hiç farkında olmadan karşımızdakinin ekmeğine yağ sürebilir,
  • Ya da evrenin dengeyi bulmak için döşediği uzun bir yola taş taşıyor olabiliriz.

Bu DOLUNAY’da yıkılmaktan değil yıkmaktan, savaşı kaybetmekten değil kendimizi kaybetmekten, bir konumu yitirmekten değil görevimizin hakkını verememekten, suçlanmaktan değil bir hatayı inkar etmekten kaçınmamız yerinde olacaktır.

Görünürde ne olursa olsun, su akıp yolunu bulacak ve her şey ‘’er ya da geç’’ gereken sahile varacaktır… Ama yapacağımız seçimler, alacağımız tavırlar kişisel tarihimizde onurla ya da teessüfle hatırlayacağımız bir sayfa gibi duracaktır.

SHIGERU UMEBAYASHI – 2046 Main Theme Rumba Version

 

 

 

 

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 thoughts on “10 Ağustos 2014 – KOVA Burcu’nda DOLUNAY; Zafer ve Yıkım Hakkında Dersler…

  1. Elinize sağlık, ülkemiz için en Hayırlısı olsun İnşallah.
    Herkese vatandaşlık görevini yapmak nasip olsun.

  2. sevgili juno birinci evde kova ve ayimda kovada ,günesim balik simdi bittimmi ben?

    verdigin ögütler icin tesekkürler her isin güzel ve hayirlara vesile olsun amin

  3. Sevgili Junom bu dolunayının mealini dört gözle bekliyordum, öncelikle nasıl içim rahatladı bilemezsin. Ayın 10’unda birde seçim olacağından dolayı içimde bir kaygı vardı, ama şu an sonuç ne olursa olsun içim rahat ,kim olursa olsun eden bulacak nasıl olsa, ben hayvanlara zulüm yapılmasına üzülüyorken ,birde insanların böyle durmadan katledilmesi beni daha da çok üzüyor, umarım dediğin gibi olur ve su akar yolunu bulur ,teşekkürler Junocum ,seni tanıdıkça daha çok seviyorum ,Sevgiler… Saygılar… .

  4. Dün gökte ay görünüşe eve dönmek iken dolunay olma haline iki gün olduğunu idrak etmiştim..25 Mayıs 2013 den evvel junior yani seninle tanışmazdan evvel :) ayın 12 sinden sonraki her fazı bana dolunay gelirdi :)
    Bize heryer Paris misali..
    ve dün ay a bakıp dedim ki Junonun dolunay yazısı geliyooor:))
    Bu yazı ile daha dikkatli ve idrakli ve de
    Daha dirayetli bir bakış açısı kazanırız umarım..
    Bu kibir mevzuu bu yazının konusu iken sevgili Juni bir vakit kibir ile yazdığın yazıyı da hatırlamakta fayda var, ben bulursam ben link ekleyeyim ya da sen yazının içinde ya da related bölümünde yer vermeni yeğlerim..
    kibir zannetmedigimiz nice davranışların aslında kibir olduğunu anladığımız idrak ettiğimiz bir yazı idi..
    Mümin un süresine ayrıca dikkat çektiğin için Allah razı olsun..herkes kendisinden açığa çıkan davranışın sonucunu yaşar..değişmez mutlak evrensel gerçek..hakikati Muhammed’e ya da sünnetullah..ne dersek nasıl isim verirsek verelim :))
    Bu yazi için ayrıca teşekkür eder, öperim..

  5. Seçim yenilgisini hazmetmeye çalışırken bu yazı çok iyi geldi. Hepimiz için en hayırlısını zaman içinde göreceğiz inş.

  6. canımı yakanları parçalamak istiyorum, bana kötülük edenleri, hatta bugün biriyle kavga ettim telefonda. acayip sinir yüklüyüm ve boşalmak istiyorum. içimde öyle bi güç var ki sınır tanımıyor, kim düşmansa git bul indir aşağı diyor

Leave a Reply