Posted in Ay Döngüleri

28 Mayıs 2014, YENİAY İkizler Burcu’nda; İki Kardeş Yaşardı Gönül Şehrinde… Biri Arzu, Biri Şefkat!


Book of Poems by Anna Magruder
Book of Poems by Anna Magruder

 

28 Mayıs 2014 günü, İstanbul itibariyle 21:40’da İkizler Burcu’nun 8 derecesinde, YENİAY dediğimiz Güneş-Ay Kavuşumunu yaşayacağız.

Anın haritasında YENİAY hizmet anlayışımızı, bedenimizi, iş rutinimizi ve günlük hayat alışkanlıklarımızı temsil eden 6’ıncı evde. İkizler’in Yöneticisi Merkür, hayat ortaklıklarımızı ve kontratlarımızı temsil eden 7’inci evde ve ne istediğini bilmeyen İkizler Burcu’nu son derecesinde… YENİAY Lilith’den 60’lık, Neptün’den ise kare açılar alıyor! Ama Terazi’deki Kuzey Ay Düğümü ve Terazi’nin Yöneticisi olup Koç’taki yolculuğunu tamamlamaya hazırlanan Venüs ile kavuşan Güney  Ay Düğümü ile olumlu açılarda…

Anın yükseleni 23 derece Yay Burcu. Yükselen Noktası hem Selena hem de Ras Alhague Sabit Yıldızı ile kavuşumda. Jüpiter de Merkür gibi 7’inci evde ama ne istediğini çok iyi bilen Yengeç’te. Jüpiter, Chiron ve Satürn ile yakın açılı bir büyük üçgen yapıyor…

Biz Ne Yapıyoruz :)

İkizler Burcu’nun en iyi yaptığı şey ”fark etmek” en zorlandığı konu ise ”değerlendirmek”tir… Her şeyi görür, duyar, algılar… Ama topladığı göstergelere anlam yükler ve tavır alırken, kah oraya kah buraya savrulur ;) El’an savunduğu şeye sonuna kadar sahip çıkarken, bir sonraki demde, apayrı bir kûn’da görülmesi mümkündür…

Rutinlerimizi, çalışma ve yaşama alışkanlıklarımızı, konfor alanımızı, hizmet alma ve verme şeklimizi temsil eden 6’ıncı evdeki YENİAY’ın İkizler’de gerçekleşmesi, çift fikirler ve karmaşık eğilimler nedeniyle içine gireceğimiz bir huzursuzluk devresine işaret edebilir!

Neptün karesinin aldığı aklımızın yerine, Lilith’in verdiği vesveseleri koymamız ise, durumu hepten şenlikli hale getirebilir :))))

Böyle durumlarda genel eğilim HİPERBOLİK VARSAYIMLARA DAYALI SENARYOLAR yazıp, sonra da yine kendi senaryomuz uyarınca, filmde oynattığımız herkesten kuşkulanmak, düşeceğimizi düşündüğümüz hallere izafi bir noktadan bakıp, kendi kendimize yanmak… Veeee arkasını dolduramayacağımız bu kaygıları gizleyecek amaaa olmasından korktuğumuz şeylerin de önünü kesecek bir mesaj verme kaygısına düşmektir :))))))))

Kime karşı duyarız bu mesaj kaygısını?

İkizler yöneticisi Merkür, İkizler’in sonunda ama bağlayıcı ilişkiler ve kontratlar mekanı olan 7’inci Evde olduğuna göre, ELBETTE HAYATIMIZDAKİ VARLIĞININ KALICI VE BAĞLAYICI OLMA İHTİMALİ ÜZERİNE İZAFİYET HESAPLARI YAPTIĞIMIZ İNSANLARA!

Ve ne yazık ki, böyle bir mesaj kaygısına düştüğümüz bir durumda, saçmalamamak neredeyse imkansızdır :)))))))))

Demem o ki; şayet bu aralar rahatınız, iş güvenliğiniz, sağlığınız, esenliğiniz, iç huzurunuz, hayat akışınız hakkında, size hizmet veren – sizden hizmet alan, size ışık yakan – sizden ışık bekleyen, sizin güvenmek istediğiniz – size güvenmek isteyen birilerine, bir mesaj verme kaygısına düşerseniz; DURUN!

Zira muhtemelen, yeterince anlamadan dinlemeden, sadece ”hiperbolik varsayımlara dayalı” beklentileriniz ve korkularınız çerçevesinde bir sonuca varıp, bu çıkarımın eseri olan talihsiz bir mesaj vermeniz pek mümkün…

Ayrıca, alacağınız karşılığın sizi getireceği konumu da, ASLINDA TERCİH ETMİYOR OLDUĞUNUZU, biraz geç fark edebilir… Ve sefer tasınızda az pişmiş bir tabak pişmanlık çorbası ile orta yerde kalabilirsiniz ;)

Ammaaa iş işten geçti ve mesaj çoktan yerine gitti ise… O zaman ÜZÜLMEYİN!

Zira minik bir hayal kırıklığı ya da yüz kızarıklığı karşılığında ömürlük bir ders almanız gayet mümkün :)

İkizler dünyayı kendi penceresinden görür… Ve bunun yeterince geniş olduğunu zanneder :)))) Bu yüzden de en uygun konumdaki takım arkadaşına pas vermek yerine, zamansız bir gol atağına kalkmaya… sonuçta da topu ”aut”a göndermeye ve karşı takıma avantaj vermeye pek müsaittir.

Şimdi İkizler, İkizler diyorum diye, bunu başka burçlar yapmaz zannetmeyin! YENİAY İkizlerde olduğu için – tıpkı her nefsin bir gün ölümü tatması gibi – her burcun da bu aralar ”zamansız bir gol telaşına” düşmesi gayet mümkündür :))))

Buradaki asıl sorun PENCERE’dir!

Biz dünyayı hangi merkezden izlersek, gördüklerimizi de o ölçüde algılarız… Ve kendi penceremizden gördüklerimizle yaptığımız bir atışın, karşı penceredeki yansımasını görmek çoğu kez bize hayat hakkında bilmediğimiz ya da göz ardı etmeye yatkın olduğumuz bir gerçeği öğretir…

İki kardeş yaşar gönül ülkesinde;

BİRİ ARZU…

Arzu kaygıyı, kaygı hırsı, hırçınlığı ve hatayı, hata ise farkındalığı getirecekse… bu YENİAY’ın yüzünün – her şeye rağmen – bilgelik ve şifaya dönük olduğu rahatlıkla söylenebilir :)

Lilith’in dağıttığını, Yükselen ile kavuşan Selena’nın iyi niyeti toplar… Ve Ras Alhague, bambaşka bir bakış açısı sunar bize…

Ras Alhague, Yılan Oynatıcısı’nın Alnındaki Nokta’dır…

Alın deyince, üçüngü gözümüzü, epifiz bezimizi, evrensel bilgelikle beynimiz arasındaki siber iletişim hattını düşünmemek mümkün değil :)

Ya bu gözle bakan adamın oynattığı yılan…

Kimileri yılanın bizi cennetten kovduran MERAK olduğunu söyler… İkizler merak ehlidir :))) Kimileri de, KADİM BİLGELİK… Yay ise bilgeliği ile bilinir :)))

Bilgelik dediğimiz yılan, merakı yüzünden bu aleme düşmüş olan atalarımızın, yine merak-teşvikli deneyimleri sonucunda oluşan genetik hafızamız değil midir?

Ben… Ben… deyip durduğumuz şeyden içre nice benler, nice bilenler vardır genetik hafızamızda.

Ve hepsinin üstünde bir de RUH vardır içimize üflenmiş… Başına ne gelirse meraktan gelen bu dağınık sürünün her bir başı-boş koyununu ayrı ayrı sevip kollayan bir RUH :)

Yılan Oynatıcısı, yılanın büklümlerini açmaya, ona söz dinletmeye, hükmetmeye çalışır bitmeyen bir gayretle… Ama yılanı da harekete geçiren yine RUH’tan bir fısıltıdır…

Bizi bu aleme düşüren ARZU değildir alemleri döndüren…

ŞEFKATTİR…

ARZU’nun Gönül Alemi’ndeki bilge kardeşidir ŞEFKAT… O’nun penceresinden baktığımızda, bilmek değil anlamak, söylemek değil dinlemek, yapmak değil fırsat vermek, zorlamak değil sabretmektir dünya taamını tatlı eden :)

Merakla, hevesle, hırsla yapılan tüm hatalar, sonunda bilgeliğe varacak… Ve Arzu ile Şefkat illa ki, aynı batında büyümüş ikiz kardeşler olduklarını hatırlayacaklardır…

S’AGAPO GIATI SE OREA … Dalaras ve Parios’un meşhur ettikleri bir balladdır :) Ben muhtelif versiyonlarını ayin halinde dinlemeyi oldum olası sevmişimdir… Bu da AHRAZ versiyonu;

”Seni seviyorum çünkü güzelsin…

Seni seviyorum çünkü sen sensin…

Dünyayı seviyorum çünkü orada sen varsın!

Ama senin penceren kapalı…

Pencerenin kanatlarını aç sevdiğim!

Aç da yüzünü göreyim…”

Pencerenizin kanatlarını açın… Ve arada bir BAŞKA PENCERELERDEN DE BAKIN DÜNYAYA… O zaman kendi güzelliğinizi de, başkalarının güzelliğini de görecek ve hayatı daha fazla seveceksiniz ;)

 

 

 

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

10 thoughts on “28 Mayıs 2014, YENİAY İkizler Burcu’nda; İki Kardeş Yaşardı Gönül Şehrinde… Biri Arzu, Biri Şefkat!

  1. Eşim ikizler, kendisini ve şu anda gündemimize oturmuş kasvetli durumları o kadar doğru bir şekilde anlatmışsın ki, her zamanki gibi. Ballad da bir iyi geldi bu kadar kasvetin üstüne. Juno’cum iyi ki varsın. Çok tesekkürler, emeğine sağlık.

  2. dün bir arkadaşımın küçük bir kedi yavrusunu kurtarma operasyonuna katıldım. umarım yaşayacak. akşam eve yürürken ‘şefkat’ kurtaracak insanı kurtarırsa diye düşündüm kendi kendime. bugün de sizin yazdıklarınızı okuyunca çok iyi geldi. emeğinize sağlık.

  3. ah işte ben..! farkına varıp, değerlendirme yapamayan… herkesin iyiliğini düşünüp, senaryoyu ona göre tasarlayıp, kendini hiç düşünmeyen… belki de ters bir bakışla aslında bal gibi kendini düşünen kurnaz kızzz :)

  4. böyle harika şarkılardan bizleri de haberdar ettiğiniz için size yürek dolusu teşekkür ediyorummm… yeni manalı birbirinden güzel şarkı önerilerinizi iple çekiyorum..sabırsızlıkla bekliyorum

  5. Ahh.. sadece ikizler değil. . Bütün hava burçları dünyayı kendi gozleriyle gorur.. ve bunu yeterince geniş sanar :) sanmaktan vazgecmez :) havadan daha geniş ne var alemde? :))) dalaras ve parios paylaşımı.. ben daha ne diyeyim :) havalandim işte!

  6. Şifa zamanında olduğum kesin doğru da etrafı fena dağıtmış olabilirim hakkaten… Hayatı boyunca dırdırı aşağılayan, sakinliğiyle ünlü biri olarak bu kadar brıırırırırı nasıl yaptım bu ara bi adama ben de bilmiyorum.. Neyse hikaye bitti sanırım juno be :( adam valla daha da yanaşmaz yanıma…

  7. junomm teşekkürler..
    yürek dolusuu sıcacık tefekkürler :)
    şifa dolu kürler :)
    Allah’a şükürler!!!

  8. “Zira minik bir hayal kırıklığı ya da yüz kızarıklığı karşılığında ömürlük bir ders almanız gayet mümkün :)”

    Tıpkı bu şekilde olması sadece bir rastlantı olsa gerek..
    :-X

  9. Sevgili Juno,

    o minik hayal kırıklığı ve yüz kızarıklığı karşısındaki ömürlük dersimi 12 haziran da aldım ben..28 mayıs etkisini 2 hafta sonra yaşamış olabilir miyim? Bu yazıyı da bugün yani 15 haziran da okudum, aydım…

    Sevgilerimle…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s