Posted in Ay Döngüleri

Başak Burcundaki Dolunay’ın Burçlara Göre Etkileri


Pencerede Oturan Kadın - Anonim
Pencerede Oturan Kadın – Anonim
16 Mart 2014 günü gerçekleşecek Başak Dolunay’ı için daha geniş bir yorum da yaptım. Arzu edenler https://junoastrology.com/2014/03/11/16-mart-2014-dolunay-basak-burcunda-kontrol-rahatlik-ve-abartmak-uzerine-dersler/ linkinden bu yazıyı okuyabilirler.

Özetle;

Bu Dolunay’da ”KONFOR ALANIMIZ”ın bizim için bir rahatsızlık kaynağına dönüştüğüne şahit olabiliriz ve ”BEN NERDE YANLIŞ YAPTIM?” diyerek kendimizi sorgulamak ihtiyacını duymamız mümkündür.

  • Kaçındığımız ya da akıl etmediğimiz soruları sormak,
  • Boşladığımız hesapları ele almak, açıkları bulmak ve kapatmak,
  • Ummadığımız yerlerden ve beklemediğimiz insanlar tarafından sorgulanmak ve sınırlanmak,
  • Kendimize veya başkalarına ”tölerans” gösterdiğimiz alanlarda biraz daha hassas ve kuralcı olmak,
  • Hayatımıza, ilişkilerimize, bize sunulan konfor alanlarını hatta bedenimizi kullanma biçimimize bir çeki düzen vermek,
  • Yetkilerimiz, sorumluluklarımız ve önceliklerimiz konusunda yeniden düşünmek,
  • Kendimize ve başkalarına haksızlık ettiğimiz, alanımıza tecavüz edilmesine izin verdiğimiz ya da başkalarının etki ve yetkilerine haksızca müdahale ettiğimiz konularda, tutum değişikliği yapmak,

bu DOLUNAY sürecinde üzerinde çalışacağımız temel konulardır!

BURÇ ve YÜKSELEN BURÇ’a göre etkilere gelince;

KOÇ ve Yükselen KOÇ: Bu Dolunay, üstünüze bir ”kaygı” gölgesi düşürebilir… Birlikte çalıştığınız ya da aynı ortamı paylaştığınız insanlar tarafından yok sayılmaktan, güvenilmemekten veya geçmişinizde oluşturduğunuz imaj nedeniyle ön yargıyla karşılanmaktan endişe edebilirsiniz. Ya da siz eski deneyimlerinizden hareketle etrafınızdakilere kuşkucu ve eleştirel yaklaşmak ve onları yargılamak eğilimine girebilirsiniz. Bu durumda içinizdeki savaşçı ”herkese gününü göstermek” arzusuyla ayağa kalkabilir :) Ama unutmayın ki, herkes incinir ve incitilebilir… Yanlış anlaşılan ya da yargılan siz olduğunuzda, acı sözler ve sert ataklardan çok, işbirliğine açık, eleştirileri ciddiye alan ve ”kim olduğunuzu” icraatiniz ile gösteren bir yaklaşım, yolunuzun açılmasını sağlayacaktır. Etrafınızdakilerin yetersizliği ise sizi kaygılandıran, o zaman da yıkıcı olmak yerine özenle öğreten ve birlikte hareketi teşvik eden yaklaşımlar sergilemek, sizi güvenilen bir lidere dönüştürecek ve elinizi kuvvetlendirecektir.

BOĞA ve Yükselen BOĞA: Bu Dolunay, size yeni işbirlikleri için fırsatlar getirebilir. Sosyal etkinliğinizi arttırmak, varlığınızı hissettirmek, yeteneklerinizi sergilemek konusunda, tanıdığınız kişilerden destek almanız mümkün olabilir. Böyle önerilerle karşılaştığınızda, ”fırsatın” üstüne atlamadan bir durun! Sizin başınıza ne gelmişse, ”cömert” görünen teklifler yüzünden düştüğünüz durumlar sayesinde gelmiştir… Ne beklendiğini ve ne sunabileceğinizi iyice bir kurala, kayıda bağlamadan ”HE” demeyin ;) Yoksa gümüş tabakla ikram edileni iyi kullanayım derken, kullanılan durumuna düşebilirsiniz. Eğer bir ”talep” ise önünüze çıkan fırsat, o zaman da yapabilirlikleriniz ve yetkinlikleriniz konusunda  ”haddi aşmamaya” dikkat etmeniz yerinde olur. Zira saygınlık, ”sınırları zorlayarak” değil, ”yaptığının hakkını vererek”kazanılır! Unutmayın; ”Hiçbir şey size ya da bir başkasına ait değildir! Her şey hakkını vererek kullananlara emanet edilir…”

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER: Bu Dolunay, size yeni iş fırsatları ya da yaptığınız iş konusunda parlama imkanı getirebilir. Ancak başta pek hoşunuza giden bu yüklü ajanda ile çalışırken, gündelik düzeninizi, aile ilişkilerinizi, ya da sağlığınızı ihmal etmeye de kalkmayın sakın!  Zira düzenli, titiz ve ılımlı olmak, kişisel ihtiyaçlarınız ve işinizin talepleri arasındaki dengeyi korumak, size başarıyı getirecektir. Maddi olanaklarınızı genişletmek ya da kendinizden duyduğunuz hoşnutluğu arttıracak onay ve övgüler almak adına, sınırı aşar ve ürküttüğü kurbağaya değmeyecek uğraşlar yüzünden kendinizi helak ederseniz, su taşıdığınız kovanın altının delik olduğunu geç fark edebilir… Sizin için daha değerli olan öncelikleri tehlikeye atabilirsiniz! Hırslı değil, insaflı, sakin ve dikkatli olmak, hem olanaklarınızı genişletmenizi hem de uzun vadede daha kazançlı olmanızı sağlayacaktır.

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ: Bu Dolunay, size etrafınızda olup biteni dikkatle inceleme ve insanlara karşı temkinli hatta katı olma eğilimi getirebilir. Güven duyma, ikna edilme ihtiyacınız yüksek, beklentileriniz kapsamlıdır… Sezgileriniz ise size her şeyi oluruna bırakmamanız, çekildiğiniz yere gitmemeniz, size zorlayıcı taleplerle gelen insanlara ya da hayatınızı etkileyen yol arkadaşlıklarına, kendi önceliklerinizi dikkate alarak yaklaşmanız gerektiğini söylemektedir! Orta yolu bulmak için; hayallerinizin  ve beklentilerinizin basiretinizi susturmasına, kaybetme ya da zarar görme korkularınızın da  sizi adım atamaz hale getirmesine izin vermeyin. En önemlisi; inisiyatifi hep karşınızdakine bırakıp, sonra da kıyasıya sonuçları eleştiren ve kendinizi sürekli mağdur durumunda görüp avutulmayı ve onarılmayı bekleyen insan rolüne sığınmayın. Unutmayın! İpleri karşınızdakinin eline  verirken, ya da kendinizi koşullara teslim ederken, siz de kendinizce bir ”fayda-zarar” hesabı ve bir ‘seçim” yapmıştınız…

ASLAN ve Yükselen ASLAN: Bu Dolunay, hayatınıza değer kattığını düşündüğünüz nesnelere, insanlara ya da düşüncelere, hatta sizi değerli kılan niteliklere, yeteneklere ve yaptığınız işlere ”sorgulayıcı” yaklaşmak, değer verdiklerinize ve sizi değerli kılanlara yaklaşma biçiminizi, sahip olduğunuz maddi ve manevi kaynakları kullanma şeklinizi ”elden geçirmek” için uygun bir zaman olabilir. Neyi neden istediğinizi, neyi almaya ve kullanmaya hakkınız olduğunu, neyi ne kadar değerlendirebildiğinizi, hangi konularda haddi aşmaya meyilli olduğunuzu, neyi abarttığınızı ve neyi ihmal ettiğinizi İYİCE bir düşünün! Siz asla şanssız olmadınız… Aksine istediğinizi almaya öyle alıştınız ki, çoğu kez elinizde olanlara özenle yaklaşmaya ve iyi değerlendirmeye fazla gayret göstermediniz. Ama bu Dolunay size, hayatınıza çeki düzen vermeniz, görevlerinize, hizmet verdiğiniz ve destek aldığınız insanlara daha özenli yaklaşmanız, günlük akışınızı ve bedeninizle ilişkinizi yeniden düzenlemeniz konusunda uyaracaktır. Kulak verin…

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK: Bu Dolunay, size ”kendinizi” sorgulattıracak! Son yıllar size ummadığınız değişimler, hatta kayıplar getirdi… Ve siz parlamanızı sağlayacak bazı fırsatları pek de iyi değerlendiremediniz. Sebebi de çoğunlukla iletişim ve işbirliği konusunda ”bir felaket” olmanızdı! Sakın ne kadar fedakar olduğunuzla ilgili dramatik nutuklarınızı ezberden okumaya başlamayın… Siz bir insana yardım ederken bile ”tek kişilik dev kadro” modundasınız :))) Kendi önceliklerinizi o kadar önemsiyor ve kendinizi önemsetmeyi o kadar dert ediyorsunuz ki, sizin için ”önemli” olan insanların bile ”gerçekte” kim oldukları ve ne düşündükleri önemini yitiriyor! Siz onları kendinizce ”iyi ya da kötü” bir yere koyup öyle muamele ediyorsunuz… Mesele sizin doğrularınızın kabul edilmesi ya da sizin ”vazgeçilmez” varlığınızın baş tacı edilmesi olunca, pohpohlanıp kullanılmaya bir Aslandan daha açık ve küsüp kin bağlamaya bir Akrepten daha yatkın oluyorsunuz. İnsanların sizin için ne düşündüğünü AŞIRI önemsiyor ve onların da sizin düşüncelerinizi ÇOK önemsemesini istiyorsunuz! Doğru bildiğinizi söyleyip ya da yapıp efendice yürümek ve kalanı zamanın ellerine bırakmak yerine, sizin verdiğiniz ayardan çıkılmamasını ”gurur” meselesi haline getirmek ”önemsizlik korkunuzu” besliyor. Ve bu Dolunay’da insanlar için önemli olmaktan, ya da onlara önem vermekten ne anladığınızı enine boyuna gözden geçiriyorsunuz. KOLAY GELSİN :)

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ: Bu Dolunay, size ”korkularınızı” sorgulattıracak! Değer verdiklerinizi ya da elde ettiklerinizi kaybetmek size göre değil ama bir şeyleri kaybetmemek adına kişisel değerlerinizi ve önceliklerinizi tehlikeye atmak da size göre değil :))) Bu ikilemler sizi geriyor… Zaten ne zamandır ”parlamaktan ve şımartılmaktan” anladığınız şeyler sizden çok uzak… Ve şimdi ne zamandır kapınıza uğramamış türden bir fırsat önünüzde duruyor. Hayatınıza çeki düzen vermeyi her zamankinden çok istiyor ve BU KEZ her şeyin ”tam istediğiniz gibi” olmasını garantiye almaya çalışıyorsunuz.  İşte tam burada DURUN! Şu taşikardik hali, şu mükemmeliyetçi dırdırlanmaları bir yana bırakın :))) Hayat hiç bir zaman TAM istediğiniz gibi olmayacak… Bu kez kaygılarınızı, detaylı taleplerinizi bir yana itip, GEREKENİ yapan siz olacaksınız. O zaman daha fazlasını istemeye hakkınız ve daha fazlasını yapmaya cesaretiniz de olacak :)

AKREP ve Yükselen AKREP: Bu Dolunay, size ”risk iştahınızı” sorgulattıracak! Aşık olmak, mutlu olmak, heyecan duymak, iş güç anlamında kanınızı daha hızlı akıtan ”yepisyeni bişiler” yapmak, yaşadığınızı fark etmek istiyorsunuz :) Ama geçtiğiniz yollar size kendinizi ”kontrol” etmeniz gerektiğini de öğretti… Raconu çizdireli, façayı bozduralı çok oldu :)))) Artık ne siz kendinize eskisi kadar güveniyorsunuz, ne de insanların size sonsuz güveni var. Ve bildik hataları tekrarlamaktan, eski günahların mumunu tutuşturmaktan korkuyorsunuz. Hani tek kelimeyle ”yoğurdu bile üfleyesiniz” var.Aslında siz uçurumla şeytan arasına sıkıştığınızda hep ”ben şeytana pabucunu ters giydiririm” deyip anlaşma yapar ve bir şekilde yakayı sıyırmayı umardınız… O zaman bu defa yapmadığınızı yapıp, uçurumu denemekte fayda var! Ama bir farkla… PARAŞÜT AÇARAK :) ”Paraşüt nedir?” derseniz, size ”kendinize dürüst olmak ve kolaya kaçmamak” derim. Zira insan hem kendini, hem de etrafındakileri ”sert düşüşlerden” korumak istiyorsa, yapabileceği en iyi şey neleri kaybetmeye hazır olduğu ve neleri ASLA feda etmeyeceği hakkında gayet net olmaktır!

YAY ve Yükselen YAY: Bu Dolunay, size ”inisiyatif alma” becerinizi sorgulattıracak! Her rüzgarda yeni bir rotaya yelken açmaya heves eden Yaylara bir şeyler oldu… Kafalarını evlerinden, düşüncelerini geçmiş deneyimlerinden ve temkinli olma arzusunu yüreklerinden çıkaramaz bir haldeler… Yay olalı Yay bu kadar Yengeçleşmemiştir desem yeri var :))) Güvenli seçimler yapmak, kendi yağınızla kavrulmak, eski hesaplarını kapamadan yeni hesaplar açmamak elbette yanlış değil… Ama sorumluluk almaktan bu kadar korkmak, elinizi hiç bir şeye sürmeyi istememek de neyin nesi? Çok mu baskı altındasınız… Hımmm! O zaman üzerinizde yük oluşturan ASIL MESELEYİ tanımlayın bakalım. Neymiş… Demek BEKLENTİLER… Hımmm :))) Kimbilir belki de güvende kalmanın yolu, sürekli yüksekte kalmaya çalışmak yerine, kanatlarınızın genişliği ve yüreğinizin kaygıları hakkında hem kendinize, hem de başkalarına dürüst olmaktır. Ne iseniz o olun! Ve o zaman daha fazla kabul görüp, girdiğiniz yerde daha rahat edeceğinizden de emin olun :)

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK: Bu Dolunay, size ”inançlarınızı” sorgulattıracak! Atıp tutuyorsunuz, esip yağıyorsunuz da… Kendi söylediklerinizi ne kadar yapıyorsunuz? Biliyoruz… Pek popülersiniz :))) Ama meydan size kaldı diye, kuralları kendinize göre esnetemez, ”Ben böyle yaptım oldu!” modeli davranıp, ondan sonra da içi rahat bir şekilde uykuya yatamazsınız. Ayrıca siz pek akıllı geçinirsiniz ama özünüzde hem biraz saf ve hem de fazlasıyla işgüzarsınız ;) Fırsatları elbette değerlendirin ve faydalı olabileceğiniz durumlardan elbette kaçınmayın. Ama karşınıza çıkan insanlara, önünüze konan tekliflere ”Benden Birşey İstendi!” gayretiyle değil, ”Bu Benim Vicdanıma ve Yoluma Uyuyor mu?” düşüncesiyle bakın… O zaman, karşınızdakilere güvenip güvenmemenizin, ya da onların size güvenmiş ve bir talepte bulunmuş olmasının bir önemi kalmaz! İnsanın en önemli vazifesi ”EMANETE” sahip çıkmaktır. Sizi özünüzden uzaklaştırıp, yolunuzdan kopartacak görevleri fark etmek için, Merkez’e danışın… Cevap mutlaka gelecektir :)

KOVA ve Yükselen KOVA: Bu Dolunay, sizi ”Karanlık Yanınızla” yüzleştirecek! Siz oldunuz olalı ”Adalet Savaşçısı” rolüne pek bi bayılırsınız… ”İnsan Asla!” ve ”İnsan Daima!” ile başlayan yargı cümleleri kurmayı da pek seversiniz. Ama bu defa masanın öbür tarafına siz oturacaksınız… Gizli bahçeye giren, yasak meyvaya bakan, elini gizleyip blöf yapan, hakkınız olmayan ya da tam anlamıyla uygun olmayana meyil duyan siz olacaksınız :) Üstelik nefsiniz sizi adamakıllı zorlayacak… Zira ”çok da uygun olmayan” ganimet, tam önünüzde duracak. Kaçamak bir keyif, kıskançlık, intikam, inat uğruna girilen bir mücadele, gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şey için yapılan bir harcama veya yapılan bir girişim, ya da kaybetme korkusu yüzünden hırsla sarıldığınız ve sahiplenmeyi biraz abarttığınız imkan ile sınanacaksınız. Size kendini harca ya da göz göre göre harcat diyen yok! Ama ”değerli’ olduğunuzu hissetmek için, hakkınız ya da haddiniz olmayan işlere de bulaşmayın… Zira bu ihtiras tramvayı devresi geçtikten sonra, kendinize olan saygınız kadar ve toplum önündeki saygınlık ve güvenirliğinizi de tehlikeye attığınızı fark edebilirsiniz…

BALIK ve Yükselen BALIK: Bu Dolunay, dikkatinizi ”ilişkilerinize” çekecek! Kalıcı sonuçlar getirecek kararlar almanızı gerektiren bir devreye giriyorsunuz. Fırsatlar var mı var… Adı ister aşk olsun, ister evlilik, ister bir ortaklık veya hizmet kontratı, ister bir proje… Ortada elinizi ayağınızı başka insanlara bağlamanızı gerektirecek bir şeyler var. Ama siz güvenip güvenmemekte kaygılısınız! Mesele var olan ilişkilerinizin gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmeye ihtiyaç gösteren yanların ortaya dökülmesi de olabilir… Sizin bütün derdiniz kendinizi korumak ve bütün suçu da karşınızdakilerde aramaya pek yatkınsınız! Ama, asıl sıkıntı kişilerden kaynaklanmıyor olabilir. Ortadaki kontratın doğası hakkındaki algı ve beklentilerinizin gerçeğe uymaması ya da sizin bu kontratla ilgili tutumunuzun yanıltıcı olması daha büyük bir ihtimal! Kandırılan değil, kendinizi veya karşınızdakini kandıran olma ihtimalinizi göz ardı etmeyin. Aslında güvenmeniz gereken tek insan var o da KENDİNİZ! Kendinize güvenirseniz, durumu olduğu gibi görmekten ve uygun olan adımları atmaktan da kaçmazsınız.

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

23 thoughts on “Başak Burcundaki Dolunay’ın Burçlara Göre Etkileri

  1. Ağzım açık okudum. Ben Başak-Terazi, eşim Başak-Yay…herşey ama herşey bu kadar mı oturur cuk diye…karalar bağlamıyorum yaşadıklarıma. Kimi zaman absürt komedi de olabilecek şeyler olsada neden ben demeden veya benim suçum değil başkası yüzünden de demeden hep ileriye bakmaya çalışırken, öğrenmeye çalışırken…yav bu karmalardan nasıl kurtulcam? Biri bitiyor, öbürü başlıyor diye düşünürken buluyorum kendimi.
    Ne ağır bir konumdayız hepimiz. Ama burda okuduklarım kalbimin bana söyledikleri…yine yeniden Teşekkür ederim sana Juno.

  2. Başak-Başak olarak kendimle savaş halindeyim resmen.Bu kendini kabul ettirme sevdasına kısacık kesilmiş saçlar ve tam alışamadığım yeni görünüş,tarzı da ekleyince bu aralar kendimden utanıyorum,beğenmiyorum,sevmiyorum.İnş bu durumlara bu kadar takılmaktan vazgeçebilirim, gene harikasınız noktasına kadar doğru yazmışsınız elinize sağlık. :))

  3. Vay anasını yine hikayeyi OKUmuşsun, hem de ben olmadan senden beni nasıl da görmüşsün:) Birliği yaşamak ve kesretteki manaları okuyabilmek ne kadar güzeldir senin için:)
    Zihnine sağlık

  4. Biz de sana bayılıyoruz hem de kocamaaaaaan bir aile bir bütün olarak sevgili junocummmmm

    Siz hiç bir zaman şanssız olmadiniz diyorsun da aslanlara junommm velakin hayal kırıklıklarıyla dolu bir yaşamdan sonrada hayal kırıklıkları yaşama korkusu bir travmadır..ve bu nedenle insanlara özenli davranmak zor olmasa da ozensiz davrandığını farketmek zordur..

    1. Çok doğru… İnsan kendinde kaybolduysa, hatayı fark etmek… Kendine acımaktan dolayı özüne ve çevrene ne çok zarar verdiğini ve ömrü heba ettiğini kabul etmek zordur. Küskünlük ve inat enerjisi çocukça bir alışkanlıktır ve terk etmek zordur… Aslında SEVMEK ZORDUR :)

      BİLİRİMMM Bilirim… Ama BUNDAN VAZGEÇMENİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ hiçbir şeye değişmem gayrı!

      1. Haklısın..
        :((
        Oysa ki başka nasıl sevmek var bilememek de zor..sevmek’in fotoğrafını cizebilir misin junomm..bir miktar başlangıç yerine şunu soylemek doğru mudur? Kalbindeki g’öz-e göre değil de başının üstündeki gözlerim göre görüp kusur görmeye odaklı olaylarda şüphe yaklaşımı ile sanki mahkemelik adli bir dava gibi bakmak..haklılığı üste çıkarmak için çaba içinde olmak..oysa ki bizler kusurluyuz ve dediğin gibi kusursuz olan bir tek Allah..ve tek hakkımız ise Ondan olmak..nefsin hakikatini bilmemek sevmeye engelse..vayyy vayyy vayyy

  5. yay burcunu 12’den vurdun =) başkalarının beklentileri üzerimde baskı yaratıyor doğru, bu yüzden yay’lar kendini yola vuruyor zaten , kaçışların sebeplerinden biri de bu =) yükselenim başak ama nezaman başağı okusam beni tarif etmiyor , bunun sebebi nedir ? =) yükselenime doğru baktığıma eminim. Teşekkürler juno .

  6. yazdığınız diğer konularda da yükselenimi okuyorum genelde pek yansıtmıyor (sizin yazılarınızla ilgisi yoktur eminim , genel manada başak burcu bana uymuyor sanırım =)))
    birkaç özellik illaki bağdaşıyordur ama insan daha spesifik bir şeyler arıyor , nitekim burdaki insanlar yükselenini okuyunca etkileniyorlar , ben de böyle bir durum olmuyor =))

    1. :))) Çok fena…
      Ama o zaman hesapta ya da doğum zamanınız hakkındaki bilgilerde bir sorun var demektir…
      Yükselen Başak olup da bunun acısından lezzet almamak mümkün değildir zira :)))

  7. =) belki ilerleyen zamanlarda daha çok etkisi görülür , belki böyle devam eder , gezegenlerin takdiri mi diyelim ;p

    Yay bile yengeç’leşti , başak burcumu da tatmamış olmuşum çok mu ? =) bence çok değil,zira devir değişti artık gezegenler bile alabora =)

  8. Bir basak-basak olarak, yazdiklariniz beni fena vurdu… konu tam da yazdiginiz gibi ve kendimle inanilmaz bir mucadele icindeyim. Ve fakat, saglikli olan nedir, herseyi oluruna birakmak mi? Kendi duygularimizi, beklentilerimizi ortaya koymamak mi? Nasil yapmali, etmeli? Ikili iliskilerde bunlari tarafsizca sorgulamak daha da zor…
    Paylasimlariniz icin ayrica cok tesekkurler :)

    1. Başak dinlemez kendince doğru olanı anlatmaya ve yaptırtmaya çalışır. Ne denildiğini ÖNEMSEYİN! Karşınızdaki tarafından anlaşılmayı, kabul edilmeyi dert etmekten biraz geri durun. NE DİYOR, NE ANLATMAYA ÇALIŞIYOR, BEN NEYİ ANLAMIYORUM diye samimiyetle dinleyin. Sizin ne duruma düştüğünüzü dert etmeyi bırakın. Bir insandan ne beklediğinizi bırakın. Onun ne beklediğini ANLAYIN. YAPIN demiyorum ANLAYIN! Aslında karşınızdakinin kim olduğunu anlayın. Değiştirmek yerine mesafe ayarı yapın. Eğer hata sizdeyse savunmaya geçmeyin, bahane bulmayın. Başkasını değil kendinizi düzeltin ya da uyum yoksa geri çekilin. Benim de kendimce yapmaya çalıştığım bu :) Daha iyisini ben de bilmiyorum Cancağızım…

  9. Junocuğum, ne olacak bu başakların hali! Çok üzülüyorum kendime! Bu arada yorumu okuduğum zaman, olacaklardan çok, “olanı” yazdığınızı farkettim. Tavsiyelerinizi de almak isterim:)

  10. Sevgili Juno, Bia’ya yaptığınız yorum bana da ışık tuttu:) Başak olmak gerçekten zorluyor bazen insanı. Evet, herkesin ne dediğine, ne yaptığına, nasıl davrandığına öyle takılmışız ki, hayatı durdurup, geri sarıp, baştan alıyormuş gibi bir hisse kapıldığım oluyor. Yani “akışına bırakmak” diye bir şey kalmıyor. Neyse ki yükselen terazi yardımıma koşuyor arada:)

    Yazılarınız için çok teşekkürler. Dolunayı en güzel şekilde geçirmemiz dileğiyle:)

  11. Tesekkur ederim tavsiyeleriniz icin. Dogru yoldayim o zaman sanirim :) Dediginiz gibi anlamaya calisiyorum, kendimi karsimdakinin yerine koymaya calisarak.. ve egomu bir tarafa birakarak… evet, zorlaniyorum ve yolun basindayim ama iyi olacak, umudum var (kendimden yana)… Sevgiler!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s