Posted in Kısa Dönemli Etkiler

Oğlak’ın Nobran Kararlılığı, Yengeç’in Müzmin Kederine Karşı :)


by Monica Berengo
Illustration by Monica Berengo

JUNOOOO artık koyduğun başlıklar da MEAL istiyor :)))

Nobran: Höt zöt, neyi kırdığına tikkat etmeyen, incelikten nasibini almamış filan gibi nahoş anlamlara gelen ve bir reklam metninde de kadınların duygusal beklentileri karşısında dumur olmuş erkeklerin çaresiz ve beceriksiz  hallerini tanımlamak için kullanılmış olan ”nadide” sıfatlarımızdan biridir :)

Müzmin: Mızmız gibi bir tınlaması olmasına ve alt metinde bu hali çağrıştırmasına karşın, lugat adabı çerçevesinde; bitmek bilmeyen, inatçı, sakız misali çekildikçeee uzayan  manalarını bünyesinde birleştirmiş ve yine ”nadide” sıfatlarımızdan biridir. ”Bekar” gibi insanın içini gıcıklayan sıfatlarla tamlama yapıldığında, üzerlerine ”acıma ile şüphe hatta biraz da tenkit karışımı” bir gölge düşürmesiyle bilinir :)

Peki mağrur ve esrarlı yıldız semalarında olan bitenin, bunlarla ne alakası var :)))

Bir kere öncelikle şunu şöylemeliyim;

Bu yazı Oğlak ve Yengeç burcu olanlar hakkında değil! HALİHAZIRDA Oğlak burcundan transit geçen gezegenler ile Yengeç burcundan transit geçen gezegenlerin karşılıklı durumları hakkında… Doğum haritamız sabit birşeydir. Transit gezegenler ise sabit bir zeminin üzerinden gelip geçen – adı üstünde transit -bulutlar gibidir. Dolayısıyla Oğlaklara höt zöt Yengeçlere de mızmız demiş değilim :)))) Bu konuda yazılacak ”sitemli” mesajları ve ”küskün” imaları dikkate almayacağımı şimdiden belirteyim!

Oğlak bu aralar Güneş, Merkür, Pluto ve Retro Venüsten oluşan bir stelyumu ağırlıyor. Yengeç ise Retro Jüpiter’e ve yavaş yavaş semalarını terk etmeye hazırlanan Lilith’e ev sahipliği yapıyor.

Yengeç’te Retro haldeyken geçmişteki kayıplarına, yitirdiği fırsatlara, karşılığını bulamadığı iyiliklerine hatta iyilik edip haksızlık gördüğü durumlara odaklı olan Jüpiter, Oğlak’ta radikal kararlar almaya ve dönüştürücü ataklar yapmaya yatkın hale gelen Güneş-Merkür-Pluto üçlüsüne karşı duruyor.

Yazdan beri Jüpiter’in başını yiyip bize bir gün yüzü göstermesine mani olan Lilith ise – buralardan daha fazla iş çıkmayacağını anlamış halde – gider ayak Retro haldeki Venüs’e musallat oluyor! Oğlak’taki Venüs için ”maddiyatçının ve hesapçının dibi” derler :)

Dolayısıyla;

  • Bir yanımız geçmişte yaşadıklarımıza mızmızlanmak yerine, olanlardan ders alıp kararlı ve dönüştürücü adımlar atmaya meylediyor.
  • Bir yanımız da alıştığı rahatlık ve lüksten vazgeçmeyi, pek kıymetli bulduğu varsayım ve yargılarını gözden geçirmeyi, umulanı vermeyen ”yatırımlara” ve hakkımızı birilerine yedirmiş gibi göründüğümüz ”davalara” sırt dönmeyi, bir tür bozgun ya da ”geri adım atmak” gibi görüyor.

Şöyle sorular geziyor zihnimizin  gerisinde;

  • Fırsatlara odaklanmak, onları görecek ve gerçekleştirecek bir fizik ve zihin kondisyonunda olmak, gerekirse sıfırdan başlayıp tertemiz bir sayfa açmak mı lazım, yoksa gölgeler vadisinin meş’um çağrısına kapılıp, kendimizi ”değersiz” hissettiren oyunlara tekrar tekrar burnumuzu sokmak ve ne pahasına olursa olsun hakkımızı alabildiğimizi, herkesleri dize getirebildiğimizi görmek mi?
  • Bayrağımızı bilmediğimiz bir zirveye dikmek için yola çıkmak mı lazım, bildiğimiz bir çukura kazık çakmak mı?

Bunun kararını elbette her gönül, her akıl, her vicdan kendi kendine verecek…

Ama şunu sormadan da edemiyorum; Bütün derdimiz GÜÇLÜ olmaksa, hangi mücadele ”kendimize karşı verdiklerimiz” kadar yürek ister ve hangi kazanım ”kendini aşmak”tan daha anlamlı ve verimli olabilir?

Başkalarını değiştiremeyiz… Ne de hayatın akışını! Bizim değiştirebileceğimiz tek şey kendi duruşumuz ve bakışımızdır.

Nobran Kararlılıklar da Müzmin Kederler de özünde İNATÇI ve AKIŞA DUYARSIZ yaklaşımlardır… Bizler genelde ”daha fazla kırılmamak” için duyarsızlaşır ve hırçınlaşırız! O zaman hayat diğerleri ile ve kendi kendimizle aramızdaki bir kavgaya döner…

Oysa kalbimizi içine alıp duyarlılıkla onarabilecek tek el hayatın elidir :) Yeter ki biz Hayatın Eli’ni bizim görmek istediğimiz yerde aramayı bırakıp, bize uzanan görünmez iplere cesaret ve imanla tutunalım…

”Song for Mia” Lizzie Wright söylüyor … Mükemmel hayat dersleri içeren Secret Life of Bees’in Soundtrack’inden :)

http://www.youtube.com/watch?v=ibEKPhrUysc

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

21 thoughts on “Oğlak’ın Nobran Kararlılığı, Yengeç’in Müzmin Kederine Karşı :)

  1. Çok beğendim; anlatım yeteneği, zeka, duyarlılık ve sanatçı ruh…tebrikler :)
    Duvarda sürekli değişen desenler de şahane, teşekkür ederiz.

  2. “Şöyle sorular geziyor zihnimizin gerisinde” dediğiniz kısım var ya hani, işte ben tam o noktadaydım bugün. Zihnimle, kalbimle, kendimle, geçmişle, gelecekle bir mücadeleye tutuştum bugün. Acımasızca eleştiriyorum kendimi. Bir yanım çıkıp sahilde km.lerce koşmak, oksijeni içime doldurmak ve yenilenmek istiyor. Bir yanımsa yorganın altına girmek istiyor. Kaleminizden çıkan her “onarma”,”şifa”,”yenilenme” kelimeleri yüreğime minik su serpintileri oluyor.

  3. Bize uzanan görünmez iplere cesaret ve imanla tutunabilmek için ya Allah,ya bismillah.İçimden böyle geldi Juno.Eline ,yüreğine sağlık.

  4. Sevgili Juno,nobran demediğini anladım anlamasına,ama haklı mı, mutlu mu olmak istersin sorusuna hep mutlu olmak isterim dedim,ama bazen de benim gibi oğlaklar için hot zot etmek de gerekiyor,bir önceki yazınıza dayanarak söylüyorum bunu…..yine çok güzel bir yazı,teşekkürler….

  5. Sevgili Juno. Yazilarini yeni takip etmeye basladim. Gercekten cok eglenceli ve bilgilendirici. Gecen gün esim bana dedi ki : Hic birseyden korkmuyorum senden korktugum kadar… cook üzüldüm. Ama canim burcum kova- yükselenim ve ayim ikizler olduysa bu benim sucum mu ki? Ben mi istedim o anda dogmus olmayi? Herseye süphe ile yaklasmayi ve sürekli havai düsüncelerle dolup tasmayi ben ister miyim sanki? Kendisi de bir Basak! Sanki o cok mükemmel bir burcmus gibi beni sucluyor!

  6. Bayrağımızı bilmediğimiz bir zirveye dikmek için yola çıkmak mı lazım, bildiğimiz bir çukura kazık çakmak mı!

    junooooo junooooooo !!
    yine yapmışsın yapacağını junooo:) seni okurken neredeyse her zaman nassıya demekten alıkoyamıyorum kendimi. Nasssıl bilebilir bu denli analiz nasıl yapılır, diye diye helak olduk burda :)
    juno aynen öyle ben bilinmezliğe yürüyorum, eskinin bilindik sıkıcılığına ve değişmezliğine bir öeh çekerekten, yeni yıla sil baştan müziği arka fonuyla girdik, hayırlısı olsun inşallah. Yükseleni terazi, burcu yengeç olaraktan, cuk oturuyor söylediklerin, ilişki sonlandırmadır, ailevi ilişkileri gözden geçirmedir , Bi tırak bırak hali var.. Oğlak sert yalnız, dimi juno o nobranlık direkt katır kutur deyimini veriyor. Ben yazıyı bitiremiyorum, Bi sohbet edesim var sanki:) bekleniyordun ama juno inan :) sevgiyle teşekkürler

    1. Ay iyi ki varsınız böyle sıcak sıcak :)))
      Zaten Yengeç-Terazi karışımı benim hayatımın en iyi arkadaşlarını çıkartmıştır!
      Nasıl sevmiyor etmiyor diye laf çıkıyor bilmiyorum :))))
      Samimi sevgilerimle

  7. muhteşem bir yazı daha… Retro yengeç ve lilith…. 7. evimde.. oğlak ve diğer malum gezegenler ise 1. evimde ilerlerken.. bugün akşamüzeri bu yazıyı okumadan önce tam da bunları düşünüyordum… en doğru kararı zaman mı gösterecek bu durumda sevgili juno?

  8. Ah o ipler yok mu o ipler…gergindir bu ne bicim kader ,nefes alamiyorum,boğulacagim deriz….gevsetir,zaten beni biraktin,ben ne yapacagim simdi,diye ağlariz….Halbuki akisa bir birakabilsek,zaten hersey bizim hayrimiza isliyor…..tesekkurler Juno….Tövbe ve şükürlerle yine silkeledim kendimi…..

  9. Merhaba sevgili Juno,
    Astrolojiye karşı meraklı olduğum söylenemez di….
    Astroloji ve felsefenin bir araya geldiği satırlarını okuyana kadar, yazmak istedim sadece..
    Teşekkürler :)
    Bu arada herkes burcunu yazmış ben de akrep burcuyum yükselenim de akrepmiş..
    Sevgiyle ..

  10. Yazdığınız her şey aynı şekilde benim de hayatıma denk düşüyor. Bir yengecim ve bir sürü maddi ve manevi fedakarlık yaptığım bir ilişkiden kovuldum:) Neyse sonunda artık geçmişte yaptıklarımı -yani-ektiklerimi biçmeye mecbur kaldığım gerçeğiyle yüzleşip en azından bugünden sonra ileride iyi şeyler biçmek için umut ve kararlılıkla işlenmiş yeniliklerin adımlarını dikmeye başladım:)
    Sayfanız bu süreçte ışık oldu ve bundan sonra da bana hep ışık olacak…
    Nasıl seviyorum kaleminizi ve onun Dünya ile yaptığı açıyı bir bilseniz…

  11. Yukarıda neler oluyor bilmiyorum ama sizin anlattığınız herşey benim hayatım için geçerli oluyor genel olarak :) bu muhteşem analizler için bir kere daha teşekkür :)

  12. :))
    (ben de gülücük yapabiliyorum!)
    bu da iyi, küçümsemeleri sıralayıp “ben öyle demiyorum aslında, ona göre” kalkanını çıkarmak! (vay, ünlem de yapabiliyorum.) (nobrandaki gizli övgüye dikkat: kadınlarınn duygusal beklentileri karşısında dumur olan erkek:)))))
    benim “yatırımım” yok. annem babam işim gerçek bir eşim yok. bu hayata katlanmayı reddedip terk edecek gücüm bile yok. kalabalık yalnızı anlayamaz. yapılacak bir şey yok.
    “Selametle!”
    (ben de diyebiliyorum.)

    1. Kalabalık diye bir şey yoktur Edacım…
      Herkes ayna ile yalnızdır!
      EN çok acı çeken olmak diye birşey de yoktur…
      Herkes kendi acısını bilir HEPSİ BU!

      SENİN TAKILDIĞIN YERLERİ BIRAKIP ASLOLAN YERİ BİR DAHA GEÇELİM;

      ”Nobran Kararlılıklar da Müzmin Kederler de özünde İNATÇI ve AKIŞA DUYARSIZ yaklaşımlardır… Bizler genelde ”daha fazla kırılmamak” için duyarsızlaşır ve hırçınlaşırız! O zaman hayat diğerleri ile ve kendi kendimizle aramızdaki bir kavgaya döner…
      Oysa kalbimizi içine alıp duyarlılıkla onarabilecek tek el hayatın elidir :) Yeter ki biz Hayatın Eli’ni bizim görmek istediğimiz yerde aramayı bırakıp, bize uzanan görünmez iplere cesaret ve imanla tutunalım…”

      Selametle

  13. sevgili juno
    gelgit yaşayan ruh halimi ne güzel anlatmışsın fon müziği eşliğiyle. ikizler yükselen başak ay burcu balık olan biri olarak gittim yine en olmaz kovayı buldum. kim kime döner kim kime adım atar önce bilmiyorum yada böyle bir ihtimal olur mu ama sanırım bu sıra geçmişimle yüzleşiyorum sence oda yüzleşiyor düşünüyor mudur? Yazdım öyle sanki neyi bilebiliyoruz ki bu hayatta değil mi?

  14. sistemi hissetmek ve ayak diretmek… orman güzel mi? diye birilerine soracağımıza, ya da orman çok ürkütücüdür, diye ahkam keseceğimize, ilerlemek… ve deneyimlemek. ben sistemi hissediyorum. bana verilen yeteneği ve benden ne istendiğini de… ama korkuyorum. şimdilerde diyorum ki, korkunla yüzleşmezsen ve yenilenmezsen; sana verilen hediyeleri vereni de hayal kırıklığına uğratırsın. evet ‘sil baştan başlamak gerek bazen… hayatı sıfırlamak.’

  15. Cok guzel bir yazı…15 Ocak’a havada cok gergin acilar varmıs okuduklarıma gore..Ruh halimiz, algımız, fikirlerimiz ne kadar pozitif olursa o kadar gerilmeyiz diye dusunuyorum:)

  16. Ağzım açık okudum. Kafamda dönüp duran ikilem günlerdir. Sanki kafama girip o düşünceleri çekip çıkarmışsınız yazmışsınız. Yazınız umut ve cesaret verdi tokat gibi çarptı yüzüme.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s