Posted in Kısa Dönemli Etkiler, Uzun Dönemli Etkiler

Uranüs Mars Karşıtlığı … Bazen Olacaklar OLUR!


Source Unknown
Source Unknown

Bugün Terazi’de ilerleyen temkinli Mars, Koç’taki atak ve umarsız Uranüs’ü karşısına alıyor… Üstelik her iki gezegenin de Pluto’ya 2 derecelik orblarla karesi var!

Böyle açılar hakkında Astrologlar tarafından çooook şey yazılır ve sonucunda çok kaygı üretilir… Böyle zamanlara dair yapılan tarifler, mizah metinlerinde Kastamonu’nun girişine koyulduğu iddia edilen ”TİKKAT! Taş düşebülüü.. Ayı Çıkabülüü” tabelası gibidir :))

Peki biz ne yapmalıyız?

Bu oluşuma sadece Mars ve Uranüs karşıtlığı olarak baksam;

”Açık ataklara, çıplak tehditlere karşı, dolaylı savunmalar ve sinsi saldırılar geliştirerek sadece durumu daha vahim hale getireceğimizi, geri çekiliyormuş gibi yapıp yine de arkadan dolanarak tahrik ettiğimiz insanlarla mücadelemizin asla bitmeyeceğini, hatta manipülatif veya pasif agresif davranışların, çok daha fazla tepkiye yol açacağını” söylerdim.

Böyle ANLAMSIZ ve HAYIRSIZ mücadelelerin bitmesi için, tek yapılacak şey ”taraflardan birinin topa girmeyi reddetmesi”dir.

Ama bazen çekişmeyi edebiyle bitirmek mümkün olmaz. Ne saldırgan saldırmaktan, ne mağdur görünen haykırmaktan vazgeçmiyorsa ve hiç kimse kapıyı çekip odadan çıkmıyorsa, O KAVGA BİTMEZ. Ve bir süre sonra zalimle mazlum birbirine karışır…

Bazen böylesi ”tarafların birbirlerinin içindeki hırsı körüklediği” durumlar, ancak her iki tarafa da zarar veren bir yıkımla, beklenmedik bir zararla sona erer! İşte bu da Oğlak’taki Pluto’nun tarifidir. Pluto işe yaramayan karmaşaları, İskender’in Düğüme Kılıç Vurması misali bitirir.

T-Kare formları sert enerjilerdir ve görüntüde hayra vesile şeylere yol açmazlar… Yani ille de KAN ÇIKAR!

Yine de denir ki; T-Kare enerjisinin boşalması ve zararın giderilmesi için tepe noktada duran gezegenin 60’lık açı yaptığı bir bağlantı olması gerekir. Bu günün haritasında bu bağlantı Pluto – Chiron arasındaki 60 derecelik açıdır.

Yıkım dahi şifaya yol açacaktır! Yeter ki biz, bütün bu yaşadıklarımızın sonunda, bizi açık veya dolaylı agresyona iten nedenler ile yüzleşelim…

Bazen saldırdığımız şey karşımızdaki değildir… Onun bize hatırlattığı yosun tutmuş davalardır!

Bir süre önce, bizi biz yapan GÖLGE’lerden bahsetmiştim bir yazıda. Böyle hırs ve kapışma anları genelde GÖLGE’mizin bizden büyük olduğu anlardır. GÖLGE bizi güçlü olmaya zorlar. Bize adam olmayı öğretir. Ama biz olmadan GÖLGE olmaz :)

Yani GÖLGE’mizden kurtulabilmek için, BEN dediğimiz şeyi gerçekten dönüştürmek, kendimize ve başkalarına zarar verebilecek kadar büyüyen olumsuz tepkilerimizin altında yatan korkuları, sevgiyle dönüştürmek gerekir.

”Sevgiyle Dönüştürmek” pek sevilen ama nasıl yapıldığı bir türlü açıklanamayan FENTEZİ bir çözümdür ;)

Meali ise – bence – içinden ruh-i mücerret gibi fışkıran UÇAN KAFA dalma ya da, yiyeceğin darbeyi bile bile BİR LAF SOKUVERME arzusunu FARK ET’tiğin anda, YARATAN’a SIĞINMAK’tır.

Kalpler sadece ONUN ADI’nı anarak sakinleşir… Çünki bizi olduğumuz gibi seven sadece, olduğumuz gibi yaratmış ve bu tasarımdan olabilecek en iyi şeyleri çıkartmamız için bizi dünya haline bırakmış olandır.

Kıssadan hisse; BUGÜN MÜMKÜNSE HER TOPA GİRMEYELİM. ”Çok Giresim Var!” oluyorsak da, bir derin nefes ve bir gönülden yardım çağrısı ile Merkez’e sığınalım…

Yoksa kendimizi fazlasıyla sert sonuçların orta yerinde bulabiliriz.

Hal bu olduysa da, şifayı mümkün kılacak olan yine ”İçimizdeki TANRI PARÇACIĞI’nın GÖLGE’den daha büyük olduğunu” hatırlamaktır…

Unutmayalım ki; Nefs, varlığımıza vesiledir. Ama dizgini ona kaptırmak, vesileyi VAR EDEN’den üstün tutmaktır. Ve bu YOKOLUŞ’a doğru inen bir yokuşun başlangıcıdır…

”Dün sabaha karşı kendimle konuştum;

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum…

Yokuşun başında bir düşman vardı!

Onu vurmaya gittim… Kendimle vuruştum.”

ASAF ÖZDEMİR

”All That You Have Is Your Soul” – Tracy CHAPMAN

http://www.youtube.com/watch?v=CoNtYC_XDC8

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 thoughts on “Uranüs Mars Karşıtlığı … Bazen Olacaklar OLUR!

  1. Bir arkadaşımın önerisiyle tanıştım yazılarınızla ve şimdi hastasıyım, müptelasım !! her gün acaba bugün yazı var mı diye sevgiliden gelecek hediye merakıyla mallerimi açıyorum :)) Tatlı mizah, astroloji, kişisel gelişim ve spritüel yaklaşımın harmanlanıp akıcı ve anlaşılır yazım dili oluşturması beni çok keyiflendiriyor. Bence bu kombinasyonu ortaya çıkarabilmek de sizi çok farklı yapıyor..ya bi de şu kuzey düğümlerini de bi aradan çıkaralım mıı :))sevgiler

  2. Astrolojiye küçüklükten sardırmışım ama böyle astrolojik yorumlar ilk kez okudum(sitedeki diğer bölümlerden bahsediyorum) Bu tarz anlık gökyüzü durumlarından bahseden yazılarınızdaki derinliğe ise bayılıyorum.. Derin ve açık. Bilgili ve ilgi çekici. Sizi tanımıyorum ama seviyorum, ‘tesadüf’ sonucu buldum bu siteyi ve tam da ihtiyacım olan bir dönemde buldum.. Daha doğrusu bu yazılanları iki yıl önce okusam fazla bi’şey anlamam mümkün gözükmüyordu sanırım. Hiç kesilmesin olur mu, hep takipteyim.. Teşekkürler : ) (dip not:kendisi yengeç,yükseleni yengeç,ay burcu da balık kişisi bildirdi) :)

  3. nihayet sevgi ile dönüştürmek kavrmını idrak etmek nasip oldu şükrü :)

    gökyüzünün bize öğretmek istediği birşeyler var :))
    bu arada en çok bu cümlen yankılanıyor beynimin duvarlarında her yazını okudukça
    varol sağol..var oluş amacına nail olarak yaşayabilmek ne güzel şey..maşallah sana junomm..
    darısı biz cahil ve aciz farkındalıksızların başına..
    sevgilerimle :)

    1. Yazının ve daha öncesinden ediliş bir sözün sende böyle olumlu bir yeri olmasına çok sevindim cancağızım :)
      Ama bu ayrıştırmaya karşıyım!
      Cahil ve aciz olmak, insan olmanın doğal bir uzantısı…
      HEPİMİZ cahiliz; zira senaryoyu biz yazmıyoruz… Sadece bulunduğumuz yerden gördüğümüz şey hakkında kifayetsiz yargılar üretiyoruz!
      HEPİMİZ farkında olamadığımız nice topu kaçırıyor ve gerekmeyen nice topa giriyoruz :)
      BEN DE AYNEN BÖYLEYİM…
      Merkezden yardım istemek yerine gölgemin peşine düşmek ve taşlara takılıp elimi yüzümü kanatmak da buna dahil!
      Ama BU KEZ DE YAPAMAMIŞ OLMAK, bu kez de yoldan çıkmış olmak, tekrar yola girmeye engel değil…
      Hiç birşey, hiç bir deneyim, hiç bir hata bizi HAK’kımız olan kucaklaşmadan mahrum edemez!
      Yeter ki biz kollarımızı bağlayıp somurtmayalım :)
      Samimi sevgilerimle

      1. Çok içten sevgilerimle..bol dua ile sariyorum kollarımı yüreğinin taa derinine..ayrışma dedin de junomm ahh..biz derken bile ayrıştırıcı bir hale bürünüp de Yaratıcı olan Halikimiz Rabbimiz her şeyde her yarattığın da ve bu tasvirlerden de müstesna diyoruz da yine de ben ve bir de bu heeerrşeyi yaratan Rab diye yine otekilestiriyoruz..ne acı..ama yine ne mutlu ki idr’ak insani ak’layacaktir..umuyorum ki öyle olmasa nasr suresinde “insanların Allahın dinine akın akın girdiklerini gördüğün gün hamd ile dön Rabbine, tevbeleri kabul edendir” buyrulur muydu hiç..
        Ve bu noktada hz ebu bekirin sözü mucize bur ideak eşiği gibi gelip dokunuyor kalplere..”Allahı idrak etmek, Onu idrak edemeyeceğini idrak etmekten ibarettir”
        Candan sevgilerimle..
        Bilsen ki vesileliğinle nice kalplerde kaderimizin çiçek açmasını sağlamaktasın ahh junom ahh..

  4. sussam olmuyor susmasam olmaz,kent yaşamını komple terkedip münzevi olasım geldi şu son mübarek bir kaç aydır,daral geldi yani …Sevgili herşeyi bilen kadın,yıldızlar güzel şeyler fısıldasın artık diliyorum ,müjdeli haberlere ne çok ihtiyacımız var…Yaradana sığınmaktan mütevellit dik duruyoruz ya hala..sevgilerimle…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s