Posted in Astroloji Hakkında Genel, Burçlar

Akrep Burcu – TEKİNSİZ BAR’ın FİLOZOFU


Pleasure To Burn - Yakması Bir Zevk
Pleasure To Burn – Yakması Bir Zevk

”Ordunun hırslı başkomutanı ve Kraliçe’nin gözdesi olan Mars, güzel bir nedimeyle hiç bir yere varması beklenmeyen bir aşk yaşar! Mars’ın gayrı meşru çocuğuna hamile kalan talihsiz kız saraydan atılır. Köprüden atlamak üzereyken, arabasıyla oradan geçen yeraltı dünyasının amansız patronu Pluto tarafından kurtarılır ve onun metresi olur. Kendi kanından bir varisi olmayan Pluto, güzel metresinin zekası ve yetenekleriyle dikkat çeken çocuğuna Scorpio – Akrep adını verir ve onu evlat edinir! Ona sevgi veremez… Zira insan kendinde olmayan bir şeyi kimseye veremez! Ama gittiği her yere Scorpio’yu da götürür… Ve böylece ona bir çocuğun hatta birçok büyüğün sahip olmadığı bir şeyi, ”hayatta kalmak için gereken bilgeliği” öğretir.”

Herhalde ”İlk Akrep”in hayatı roman olsaydı, kitap böyle bir ”Prolog” ile başlardı :)))

Klasik yöneticisi Mars olup, sonradan Pluto’ya emanet edilen ve sonsuzluğun hiçlikle, hayatın ölümle, hazzın günahla, arzunun ifratla içiçe geçtiği 8’inci evde ikamet eden bir burçtan, başka ne beklenir ki?

Akrep Su grubunun Sabit üyesidir. Tabiatı itibariyle de güldür güldür akan bir nehrin üstüne kurulmuş bir baraja benzer. Baraj gölleri sabittirler ama suyun yolunu değiştirirler… O suyla tarlalar sulanır… Elektrik üretilir… Akrep de kendisine daima yerleşecek bir yer bulur ve lüzum gördüğü sürece orada tutunur. Girdiği her ortamı, dahil olduğu her hayatı değiştir. Bulduğu her kaynağı, maksimum fayda sağlayacak şekilde kullanır. Ama kendisi tam olarak anlaşılamayan ve karışılamayan ”enigmatik” bir figür olmaya devam eder :)

Çok neşeli ve iyimser bir tabiatları olduğu söylenemez! Zira tükeniş zamanında dünyaya gelmiş ve ölmeye yüz tutan bir doğada hayatta kalmaya çalışmışlardır. Onlar her şeyin bitmeye mahkum ve her durumun dönüşmeye açık olduğu bilgisini içlerinde taşırlar. Belki de bu nedenle iyi ya da kötü gibi yargıları yoktur. Daha ziyade iyi gibi görünenin içindeki olumsuz potansiyeli sezip önlem almaya, kötü gibi görünenin içindeki yararlı özellikleri sezip kullanmaya odaklıdırlar.

Güvenle ilgili bir sorunları vardır! Hiç kimseye tam olarak güvenemez, bu yüzden de kendilerine çok fazla güvenebilmek, her durumda çok yetkin ve etkin olmak isterler.

Çok sevilmek gibi bir arzu duymalarına karşın, istenmemek gibi de bir kaygıları vardır. Hatta bazılarının varlıklarıyla en sevdiklerine zarar vermiş olmak gibi derin bir korkuları ve suçluluk hisleri dahi olabilir… Aidiyet duymayı özler ama onları zayıf düşüreceği için en çok da bundan korkarlar!

Yani göründükleri gibi – sakin, serin, kendinden hoşnut – değildirler, hatta accık ”sayko”durlar :)))

İzleyen, çözümleyen, yorumlayan ve planlayan bir kafaları vardır. Kimi ya da neyi, ne zaman, ne için kullanmaları gerektiğini gayet iyi görür ama – Mars’ın meşru varisi Koç’un yapacağı türden – aceleci aksiyonlara girişmezler. Uygun zamanda yapılan küçük ve kıvamında bir hareketin, yıpratıcı çabalara bedel olabileceğini bilirler. Zayıf bir noktaya yapılan bir dokunuşun en güçlü  yapıyı sarsacağının farkındadırlar ve gerektiğinde kullanmak üzere bu noktanın yerini saptamayı önemserler. Onlar eriştikleri kritik noktalara görünmez ipler bağlayan ve yaşadıkları alanlara ilişkileri üzerinden hakim olmaya çalışan, iflah olmaz kontrol manyaklarıdır :)

Pek beceriklidirler… Başlarına ekstradan iş almamak için her zaman her bildiklerini ortaya dökmeseler de, genelde ortalamanın üstünde yetenekleri ve izleyerek öğrenmek konusunda şaşırtıcı bir kapasiteleri vardır. Azcık sarsak ve dağınık görünür ama canları isteyince ormanda 10 kaplan gücünde olabilirler.

Onlar için önemli olan her şeye  sahip olmak değil, ihtiyaç duydukları şeye erişebilmek ve istedikleri kadar kullanabilmektir. Bir şeye ihtiyaçları varsa, bir punduna getirip onu elde ederler! Gerektiğinde başkalarının sahip olduğu kaynaklara erişmenin bir yolunu da bulurlar ve çoook ikna edicidirler! Bu yüzden de tembel, sorumsuz, gevşek ve ahlaksız olmaya bir eğilimleri olabilir… Yani işte astroloji tarihinde bunun böyle olduğunu söyleyenler varmış diye duydum ben :)))

”Ne Yapabileceklerini Bilmek” gibi bir ihtiyaçları hatta kendilerine olan güvenlerini ikide bir tazelemek gibi bir dertleri vardır! Bu nedenle arada bir anlamsız güç denemelerine de kalkabilir, etraflarındakileri şaşırtıp sarsabilirler. Beklenmedik harekatlar onların uzmanlık alanıdır. Enselerinde bir tüy ayağa kalkar ve onlara HADİ der :))) Öyle zamanlarda sahalarını teftişe çıkıp eksikleri aksakları saptayıp, biraz tehdit ,biraz rüşvet, biraz cazibe sayesinde, gizli iktidarlarının temellerini sağlam tutmaya gayret ederler.

Bir şeyden haz alıyorlarsa onunla dipsomanik bir ilişki kurarlar! Arzu onlar için kutsaldır :) Ve arzu ettikleri şeylere ”ya hep ya hiç” mantığıyla yaklaşırlar. Ya deli gibi sever, ya da gıcık olurlar. Ya çok kıymet verir, ya da hiç ilgi göstermezler. Ya bağımlı ya da tövbelidirler :)))

Çok değişik alemlere akmanın ve hayata çalapala girişmek yerine hep sırtını verecek bir duvar bulup sigara dumanları arasından kısık gözlerle uzuun uzun bakmanın, ilgisini çeken herşeye kafayı takmanın ve sırrına ermeden bırakmamanın, bütün insanları zaafını görmek, bütün olayları sonunu tahmin etmek için izlemenin ve bir şekilde hepsine dair bir kurgu işletip bir ara da seyre müdahale eden küçük bir dokunuş yapmanın, illa ki bir getirisi olacaktır! Bu getiri basitçe HAYATI OKUMA becerisi olarak özetlenebilir…

Ortalıkta feleğin çemberinden geçmiş de, artık onu ellerinde tutup insanları ortasından atlatmaya başlamış gibi bir hallerle gezinirler :))) İnsanları genelde sığ ve sıkıcı bulur ve içten içe dalga geçerek seyrederler. Sadece saf ve üstün bir zeka ya da herşeye rağmen korunan bir dürüstlük ile karşı karşıya kaldıklarında şakülleri az bişey kayar! Ama yine de kendi yöntemlerini hayata en uygun ve kendi yollarını sonuca en yakın bulmaya devam eder, yani bir şekilde dönüştüremeyecekleri şeylere saygı duyar ama onlar karşısında da pes etmeyi reddederler ;)

Akrebin en büyük marifeti, teorik karmaşalara akıl oyunlarına girmeden, dosdoğru hayatın içinden süzülmüş bir bilgelikle durum tespiti yapmak ve kişiye özel garantili çözümler önermektir :))) Karşınıza bir banka kuyruğunda çıkan ve ipodunuzda çalan parçayı merak ettiği için başlamış bir konuşmada oğlunuzla nasıl iletişim kurabileceğinizi size fark ettiren delikanlı, bir dolmuşta yolun tıkanıklığından bunalıp barbunya tarifi alıp vermeye başlamışken kocanızın ciğerini nasıl okuyacağınızı öğretiveren kırmızı saçlı kız, mahalle kahvesinde maç seyrederken yaptığı keskin ve isabetli bir yorumla zihninizde hayatın anlamına dair bir ışık yanmasına neden olan emekli makam şöförüdür… Ya da sıradan bir cumartesi gecesini ilginç hale getirmek için girilmiş tekinsiz bir mekanın dip köşe bir masasında bira ısmarladığınız, kadrolu bir BAR FİLOZOFU :)

Belki onu bir daha görmez, görseniz de onunla arkadaş olmaz, hatta onun hakkında daha fazla şey duydukça kendisini sevemeyebilirsiniz… Ama ondan etkilenir, bir şekilde hoşlanır ve illa ki hatırlarsınız :)))

AKREP ve İLİŞKİLER

Akreplerin bir yanı dengeye, huzura ve güvene çok ihtiyaç duyar! Hayatla ve insanlarla bütünleşmek, sevgiyle ve bollukla sarılıp sarmalanmak, ana kucağı, yarin sıcağı, evin ocağı gibi aidiyet hissi veren şeylerden asla ayrı kalmamak isterler…

Ama içlerinde bir ses bu arzunun ”saçma” olduğunu fısıldar! Kaybedebileceğimiz bir şeye ALIŞMAYA ne gerek vardır? Güven veren yakınlıklar vazgeçilmez olduklarında, canımızı derinden yakacak birer tehdite dönüşmezler mi?

Öyleyse Akrep güvenilir gibi görünen durumlara ve insanlara kapılma riskini almak yerine, kendi seçtiği bir düzensizlik ve güvensizlik halini yaşamalı… Ve elbete etrafındakilere de yaşatmalıdır!

Bu yüzden insanlarla ilişkisi daima mesafelidir. Çok yakın olduğunuzda bile biraz uzak, biraz bilinmez, biraz kendi başınadır. Kendini konuşarak değil dokunarak ya da dokunmayarak ifade eder :) İlişkilerin sınırını ve gidişatını bir şekilde kendi belirlemeye çalışır. Özel hayatları daima – en yakınlarının bile tam olarak bilmedikleri – bir keşmekeş halidir! Sıradışı olanın lezzeti onlar için herşeyin üzerindedir…  Hayatı farklı insanlarla yaşanan farklı episodlar gibi yürütür, her bölümü kendi içinde bir gelişme ve sonuç olarak ele alır, farklı episodların kahramanlarını birbirlerine çok fazla karıştırmazlar. Örneğin atyarışı oynayıp bira içtiği insanlar reklam yazarı olduğunu, ajanstaki arkadaşları saz çaldığını, müzik yapmak için görüştüğü kişiler evli olduğunu, karısı ise at yarışı oynadığını bilmeyebilir :)))

Akrep denilince akla NEDENSE hep seks gelir :)))) Eh sekse düşkün oldukları da doğrudur… Hatta onu bir iletişim biçimi olarak kullandıkları bile söylenebilir! AŞIK olmamak için ellerinden geleni yaparlar… Çünki aşık olunca saplantılı, sahiplenici ve kıskanç olur, vazgeçmekte de çok zorlanırlar. İstediklerini yapsalar da kalben özgür olamamak onları resmen bunalıma sokar ve bu çıkmazın yarattığı stresi kaçarak, hırtlık yaparak hatta aldatarak atlatmaya çalışabilirler :)

Bir Akrebi seçemezsiniz… O sizi seçer :)))

Kısa dönemli ilişkilere pek kafa yormaz. Yaşar geçer :) Uzun ilişkilerini ise genelde karşılıklı çıkarlar ya da karşı konulmaz bağımlılıklar üzerine kurar. Seçtiği insanların üzerinde özenle çalışır… Stratejisi bildiğin ”TORBACI” mantığına dayalıdır! Önce malını denetir… Ve alışkanlık kazanmanı sağlar. Sonra da siz tıpış tıpış gidip ona abone olursunuz :)))

Arada sizi ihmal eder! Yokluğunun oluşturduğu etkiyi görmek ister. Ama ihmal edilirse olay çıkartır! Beklentileri konusunda pek net ve pek ısrarcıdır. Üstelik verildikçe daha fazlasını ister! Verme kapasitenizin tükendiğini ve oluşturduğu beklentinin ya da gözünüzü bağlayan büyünün çektirdiği eziyeti hoş göstermeye yetmediğini anladığı zaman da, bir punduna getirip sizi bırakır… Zira bir adım sonrasında sizin onu terk edeceğinizin farkındadır.

Herkesle bir alıp vereceği vardır :) Ama en uzun ve derin bağlarını Balıklar ile en dengeli iletişimlerini de Oğlaklar ile kurarlar. Boğalar, Kovalar ve Aslanlarla dinsizin hakkından imansızın gelmesine denk düşen, kışkırtıcı, çıldırtıcı, bağımlılık yaratan ve illaki iz bırakan ilişkiler yaşarlar! Terazileri biraz naif ama yine de çekici ve garip bir şekilde şefkat uyandırıcı, Yayları ukala ve boş-işlere meraklı ama bir şekilde etkileyici, Başakları çok inatçı ve sinir bozucu ama yine de yararlı, İkizleri densiz ve geveze ama tahrik edici, KOÇLARI KONTROL EDİLMESİ ZOR ve TEHLİKELİ, Yengeçleri biraz fazla detaycı ve kaygılı ama pekala geçinilebilir bulurlar :)))

AKREP ve MESLEKLER

Akrep kafaya taktığı her işi yapar :) Hakikaten isteyip de yapamayacakları iş yok gibidir. Zira çok odaklı hatta takıntılı kişiliklerdir. Merkür’leri yüzünden ”Kafası Doğuştan Güzel” olan insanlardır! Neden mi? Merkür dediğimiz şey bir haritada ya güneş burcunda ya  bir öncesinde ya bir sonrasında yerleşir. Kişi Akrep olunca Merkür ya Terazide, ya Akrepte ya da Yay’da olacaktır. Merkür Terazide ise Akrep ilişkilere, Akrepte ise önüne çıkan her şeye, Yay da ise çok da gerekli olmayan her şeye takacak ve hem kendini hem Roma’yı yakacaktır :)

Herşeyi yakmak demişken :)))  Akrep burcundan çıkma ünlülerin ünlü olma sebepleri içinde SERİ KATİLLİK olduğunu söylemeden geçemeyeceğim! Charles Manson ile başlayan, mafya tetikçileri ile devam eden ve uzayıııppp giden listeler var… Dünya şampiyonluğu kazanmış bir sürü boksör de Akrep! Yani bilmiyorum benden söylemesi :)

Neyse…. Ne diyorduk; Kafa böyle olunca – naapsın çaresiz – en çok tercih edeceği şey kendisine bir yerlerden miras kalması  ya da birinin onu finanse etmesidir :))) Böylece para kazanma derdi olmaksızın sadece hoşuna giden şeylere odaklanabilir! Yine de pek çoğumuzun bir şekilde para kazanması gerektiği dikkate alınırsa, Akrep de bir baltaya sap olmak durumunda kalacaktır…

Ukaladırlar :) Bu nedenle birinin altında çalışmak yerine birilerini kendi altlarında çalıştırmayı tercih ederler. Ama ünlü ve zengin insanların eli kolu hatta aklı ya da özel asistanı, masajcısı, kahve falcısı, emlakçısı, yatırım danışmanı filan da olabilirler. Nihayetinde bu tür bir iş onları yine zirvede tutacak ve belli bir bağımlılık içermekle birlikte vazgeçilmezlik ve özgürlük de sağlayacaktır.

Bir şeyin dibine kadar gitmek ve ya hep ya hiç mantığıyla hareket etmek bir dehayı felakete de sürükleyebilir, eşsiz bir zirveye de taşıyabilir… Elbette biz zirve yapanların adını duyarız; Endüstri fenomeni Bill Gates, basın kralı Ted Turner, Rus Petrol Kralı Roman Abramowitch, Wall Street Cadısı olarak bilinen Hetty Green, Yahhoo’nun kurucusu Jerry Yang, YouTube’un kurucularından Jawed Kareem, Dow Jones Endüstri Endex’ini geliştiren Charles Dow,  Ray Robson, Michael Adams gibi yaşayan ya da tarihe geçmiş ve çoğu da çok küçük yaşta büyük başarı kazanmış bir sürü Satranç Ustası, Christopher Colombus, Captain James Cook ile başlayan ve uzaya ilk ayak basanlar dahil olmak üzere bir sürü astronot ve kutuplar, kıtalar, balta girmemiş ormanlar konusunda çalışmış olan sayısız kaşifi kapsayan bir ”ta dibine kadar gidenler” listesi Akreplerle doludur :)

Akrepler yazarlar… yani kafaları sürekli bir takım hikayeler yazar :) Bunu meslek edinmiş olanları da vardır; Dostoyevsky, Ezra Pound, Voltaire, R.L. Stevenson, Kurt Vonnegut, Isaac Singer, James Boswell gibi birçok isim bu grupta yer almaktadır.

Kendilerini dolaylı yollardan ifade ederler. Bu nedenle sanat onlar için iyi bir ifade biçimidir. Dahi ressamlar arasında isimleri geçer; Pablo Picasso, Claude Monet ve Rene Magritte en bilinen örneklerdir. Besteciler arasında da Walsin Kralı olarak bilinen Johann Strauss II, opera üstadı George Bizet, New Age Prensi filan diye geçse de sonuçta bakışlarına tav olan hatunlar yüzünden meşhur olan Yanni Akrep bestecilerdir. Ama benim favorim birçok filme ruh veren müziklerin yaratıcısı olan Ennio Morricone’dir!

Güzel – ya da yalnızca güzel – değildirler. Ama kesinlikle ACAYİP CAZİBELİ insanlardır. Üstelik kafa da güzel olduğu için çok iyi rol keserler! Julia Roberts, Kevin Kline, Joaquin Phoenix, Winona Ryder, Matthew McConnaughey, Sally Field, Leonardo Di Caprio, Anne Hathaway, Danny DeVito, Owen Wilson, Meg Ryan, Bo Derek, Jamie Lee Curtis, Goldie Hawn diye başlayan uzun bir liste var önümde.

Ve her Akrep tehlikeli bir mikrop ve zalim bir işkenceci olduğu kadar aynı zamanda güçlü bir şifacıdır :)  Netekim kan, acı ve kesici aletlerle ilişki kurma becerisini yararlı hale dönüştürmüş olan Akrepler de vardır! Kalp naklinin ünlü ismi Christian Barnard, yine organ nakli ile meşhur olan Magdi Yacoub, Nöro-cerrahi konusunda dahi kabul edilen Sanjay Gupta ve Insülini keşfederek Nobel ödülü alan Frederick Banting bu gruptandır :)

AKREP ve SAĞLIK

Dünyanın en sağlıklı insanları değildirler zira vücutlarına hiç bir zaman iyi davranmaz, arzularının peşinde yıpranmaktan kaçınmazlar.

Bağımlılıkları nedeniyle akciğerlerini ve karaciğerlerini yıpratabilirler. Düzensiz bir cinsel hayat sürmeye yatkın oldukları için cinsel yoldan bulaşan hastalıklara açıktırlar. Enerjilerini verimli kullanmadıkları zaman üreme organlarında iltihaplı ya da kanserojen oluşumlar meydana gelebilir. Piskolocik olarak bırakmayı reddetitkleri için barsakları sık sık tıkanır.

Marsları ve Merkürleri sert etkiler aldığında mental sorunlara da yatkın olmaları mümkündür. Borderline eğilimler, öfke kontrolü sorunları, obsesyon gibi ana menüye ekstra renk katan özellikleri olabilir :)))

Yine de ilginç bir küllerinden doğma yetenekleri vardır… Yani yıkılır ama toparlanırlar :)

AKREP’in YOLU

Akrep bolluk bilinciyle değil, yoksunluk duygusuyla doğmuş bir insandır. Kaybetmenin, yitirmenin, eksilmenin, tükenmenin kaçınılmazlığı ve kullanmanın, tüketmenin, yok etmenin, yeni yollar açmanın, çözüm üretmenin mecburiyeti üzerine kurulmuş bir hayatta kalma sistemi vardır. Gerçekçidir ve boş vaatlerle oyalanmaya tahammülü olmayan biridir.

Temel kaygı ”kendini kurtarmak” olunca, bencilliği doğal kabul eden ve son tahlilde kendi çıkarı için her şeyi gözden çıkartabilen bir insanla karşı karşıya olmamız beklenir!

Ama Akrep bi acayiptir :) O neyi önemsiyorsa onun için her şeyi gözden çıkartır… Bazen kendini de!

Zira Akrep’in özünde ne kendine, ne hayata, ne de başkalarına fazla değer vermeyen ve sadece şu fani dünyada bir iz bırakmayı önemseyen biri vardır. Çılgınca fedakarlıklarını kahraman olmak için değil, var olduğunu hissetmek ve hayatı bu kadar önemseyip sıradan bir var oluş ile yetinebilenlerle dalga geçmek için yapar.

Sonra bir gün gözden çıkartamayacağı kadar değerli bir şeyi olur …

O zaman Akrep her arzu ettiğini elde etmek için her şeyi masaya süren bir kumarbaz gibi davranmak yerine, değer verdiği şey için YAŞAMAK ister! Bu Akrep için ölmekle eş anlamlı olabilecek kadar büyük bir değişimdir. Değer verdiği şeyler için yaşamayı kabul eden Akrep ölür ve küllerinden doğar. O zaman da gözüpek bir KARTAL olur!

Madem ”Prolog” pek dramatikti… ”The End” de ondan geri kalmamalı :)))

Yasak aşkı yüzünden saraydan kovulup, kanunsuzlar kralına metres olan bir kızın, çocuğunu uyuturken söyleyeceği türden yanık bir ezgi olsun bu yazıdan artı kalan; GHIR ENTA – Souad Massi

”Beni Hatırla Sevdiceğim… Beni Hatırla! 
Kalbim seni seçti ve ben çaresiz kaldım! 
Şimdi yanımdasın … ama yarını kim bilir?
Hayat tatlıyı ve acıyı hep yan yana verir…
Bir sen girdin kalbime… Orada yalnız sen varsın.
Aklım başımda değil… Uyumayı unuttum.
Neden bana böyle azap çektiriyorsun ?
Bahar sona erecek ve gül solacak
Çıkmazında kayboldum… Çıkmazında kayboldum!
Beni Unutma Sevdiceğim… Beni Unutma!
Bir sen girdin kalbime… Orada yalnız sen varsın!”

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

70 thoughts on “Akrep Burcu – TEKİNSİZ BAR’ın FİLOZOFU

  1. kaleminize sağlık : ) çok güzel ve ilginç tespit, düşündüm durdum, hakikaten böyle gibi: “iyi gibi görünenin içindeki olumsuz potansiyeli sezip önlem almaya, kötü gibi görünenin içindeki yararlı özellikleri sezip kullanmaya odaklıdırlar.”

  2. Küllerinden yeniden doğmak…Bir yükselen akrep olaraktan güzel günler gelecek ; bazen umudumu kaybetsem de..Sevgiler Juno:-)

  3. Başak hakkında yazdın ,ah dedim beni kalbimden vurdu, galiba yükselenim gerçek burcumun önüne geçti.Şimdi akrebi okudum ve gene ben……kafa karman çorman,kimlik bunalımı içindeyim.

  4. Akrep ve yükselen Akrep, Merkür’ü Akrep’te ve Ay’ı İkizler’de bir ilk dekad akrebi olarak alkışlıyorum ayakta, mükemmel analiz :) Akrep olarak doğduğum için bir kez daha mutlu oldum. Çok şükür 15 yıldır bir felsefe okulunda eğitim aldığım ve verdiğim için Bar filozofu olmaktan kendini adamayla gerçekleştirme yolunda yerde sürünmekten kurtulduğum için…elinize yüreğinize sağlık. bu yazıyı saklayacağım. Sevgiler.

  5. “Akrep bolluk bilinciyle değil, yoksunluk duygusuyla doğmuş bir insandır. Kaybetmenin, yitirmenin, eksilmenin, tükenmenin kaçınılmazlığı ve kullanmanın, tüketmenin, yok etmenin, yeni yollar açmanın, çözüm üretmenin mecburiyeti üzerine kurulmuş bir hayatta kalma sistemi vardır. Gerçekçidir ve boş vaatlerle oyalanmaya tahammülü olmayan biridir.

    Temel kaygı ”kendini kurtarmak” olunca, bencilliği doğal kabul eden ve son tahlilde kendi çıkarı için her şeyi gözden çıkartabilen bir insanla karşı karşıya olmamız beklenir! ”
    hayatımdaki akreplere neden öfke duyduğumu farkettirdi bu satırlar ve içimdeki ‘neden’ sorusuna gerçekten yeterli bir cevap oldu ve bu gece onları affettim ..

    sadece bu pasajı seçip paylaştım ama aslında bu makale bana çok iyi geldi …

    birde akrep yazısı eskiden üzerine düşüpte bir türlü cevap bulamadığım bir soruyu hatırlattı
    İbrahim Hakkı hz. lerinin Marifetname adlı kitabında bir burç tablosu var. O tablo da benim burcum akrep çıkıyor mesela ama balık burcuyum. Bu konuda doğu ve batı astrologlarının farklı söylemesini nasıl yorumlamalıyız? ya da başka bakan arkadaşlar varsa yorum yapanlardan herkesin farklı çıkıyor mu acaba?

    1. Doğu Astrolojisi burçlara değil Ay Menzillerine dayalı bir sistemle işler ve gökkubbenin ilerlediğini kabul etmez. Örneğin şimdi Başak Burcunun girişinde olan bir sabit yıldız Doğu Astrolojisine ve Lahiri sistemine göre hala Aslanın başındadır. O yüzden burçlar da kayar. Pek çok kişi bir önceki burçmuş gibi çıkar. Yalnız bu Balıktan Akrep konusunu bilemedim :)))) O biraz progresif olmuş :)))
      Akrep yazısının açıklayıcı olmasına da çok sevindim :)
      Sevgiler

  6. Akrep-Akrep ilişkisine hiç dokunmamışsınız :)))
    Yükselen aslan, ay akrep ve diğer bir kaç tane daha gezegen akrepte olarak yaşam savaşı veriyorum şu sıralar.. Herkese kolaylıklar dilerim.. Ne diyebilirim ki :)

  7. bır burc bu kadarmı muhtesem anlatılırrr yahuuu cewap werıyorum juno anlatırsa ewet ewet ewet ewettttttttttt :):):)
    ben kendim sahsen ve bizzat jupıter akrepimmm :):)
    tüm akreplere hayatta basarılar dıler junocumun gozlerınden operim :):):

  8. astroloji dışardan bakınca benim için karışık ve zor görünüyor , dibine kadar gitmeyede sabrım elvermez diye hiç girmek istemiyorum . Bu işe emek vermiş , yıllarını vermiş ve güvendiğimiz sizin gibi dostlar varken hazır bilgiyle kafadaki soruları tatmin edecek cevaplar kafi :) şimdi benim kafamda içimde türlü merak uyandı ama yine rafa kaldırayım da uygun zamanı bekleyim en iyisi :)) Marifetnamenin yeni baskılarında o tablo yok zaten çok eski baskılarda var ben iki kez denk geldim . Aslında ikinciyi acaba yanlış mı görmüştüm diye meraktan arayıp bulmuştum . Zorlasam şöyle bir şey çıkarmı acaba? benim yükselenim koç ya koçun gezegeni mars akrebinde ya da evet progresif bir durum olmuş bende.. En iyisi hiç zorlamamak balık olmak gerçekten bir lütuf ve ben de burcumu çok seviyorum ( Akrep burcunun altınada bunu zaten başka kim yazar :) )

    1. Balık’ın dekanlarıyla ilgili olabilir en fazla… Balık, Yengec ve Akrep diye su grubunun her biri bir dekanı yani 30 derecelik burcun her bir 10 derecesini yönetir. Hani en fazla o geliyor aklıma :) Balık yazar da kim uğraşır :)))) Çakar çakmaz çakan çakmak Oğlak :))))

  9. doğum günüm 19 mart . Oldu sanki bişeyler :) Oğlak balığın şifası ..ondandır ondan, Rabbimin rahmeti .. Seni seviyorum bu yüzden daha da yormayacağım . Belki bir gün bir piknik yaparız birlikte ancak o zaman :)

    1. ”Tebessüm… Şimdilerde en ziyade ihtiyacımız olan şey. Züleyhaların tebessümleridir yaralarımıza merhem, sıkıntılarımıza ferahlık, kasvetlerimize aydınlık…” Allah razı olsun :)

  10. Ben ne akrebiyim bilmiyorum ancak su an iliskimde oyle seyler yasiyorum ki bu yaziyi Okudikca kendimi daha iyi anladim. Umarim bu kotu zaman bir surectir ve gecer. Ne dersin Juno bu aralar akreplerle cok ugrasan gezegenlerdendir belki de?

  11. Ayı akrepte olanlar bu yazılanları gizli saklı köşelerde yaşamanın nasıl bir delilik olduğunu bilirler. Şu mevzuyu kartala bağladın da azıcık yüreğimize su serptin bacım.
    Ellerine sağlık, Yay’ı da heyecanla bekliyoruz.

  12. Çoğu yerinde” Evet, işte bu benim! ” dedirten, şimdiye kadar okuduğum,anladığım en süpersonik astro-filozofik anlatım….Çok çok beğendim.Duyumsayan yüreğinize,gören gözünüze, duyan kulağınıza, paylaşan kaleminize sağlık.Sevgiler.

  13. Bir sorum olacak, akrep burçları kasım ayında yani doğanın ölüm benzeri bir değişime uğradığı zamanda doğdukları için genelde böyle bir benzetme kuruluyor. Peki güney yarım kürede kasım ayı ilkbahara denk geldiği için bütün bu teori çökmüş olmuyor mu?

    1. Selamlar Cüneyt Bey :)
      Çok yerinde bir merak… Açıkçası Güney Afrika veya Avusturalya da yaşayan bir astrologa bu durumu sormak gerekir.
      Ama ben de merak ettim ve oralarda KIŞ olarak geçen ve bizde Yazın göbeği olan dönemin özelliklerine baktım; en düşük sıcaklık 10 derece filan oluyormuş…
      Yani oralarda herşey bi değişik :)
      Bu bölgelerde açıklama nasıl yapılıyor inceleyip yazayım size.
      Katkınız için Teşekkürler

      1. İlginç bir şey gördüm;
        Avusturalyalı bir astrolog Akrep’i Suyun Buzu olarak yansıtmış. Baharda buzlar erir.
        Ve engel tanımayan bir burç olarak yani biraz daha Koç gibi tariflemiş. Akrep ve Koç Mars’ın çocuklarıdır.
        Aynı şekilde Terazi ve Boğa da Venüsün çocuklarıdır ve aynı yıl dönemlerine karşıtlık halinde denk gelirler.
        Yani Güneyin Akrepi daha Koç gibi, Terazisi de daha Boğa gibi olabilir. Ama yine Mars ve Venüs nitelikleri gösterirler.
        Umarım bir açılım sağlar…
        Sevgilerimle

  14. İlginize teşekkürler, ama tabi söz konusu sadece akrep boğa burçları değil. Güneşin temsilcisi aslan burcu ve diğerleri de var ki aslana atfedilen karakteristikleri bir kış burcu karşılayamaz. Bence burçların mevsimler üzerinden açıklanması sorun oluyor.

    1. Astroloji çok yer ve zaman kriterlerine bağlı bir öğreti :)
      Burada, bu zamanda ve bu koordinatlarda, böyle açıklanmasının pek de bir sakıncası yok
      Kutuplara doğru gidildikçe zaten herşey normlardan uzaklaşıyor…
      Kaygınıza çok saygı duydum ve anlamlı buldum.
      Ama bu sistem hakkında kaygıya yol açmamalı.
      Çok teşekkür ederim tüm kalbimle tekrardan :)

  15. Bu arada ben de akrep burcuyum. Yazınız gördüğüm en iyi yorum diyebilirim. Doğruluğu konusunda en azından bu durum ” Karşınıza bir banka kuyruğunda çıkan ve ipodunuzda çalan parçayı merak ettiği için başlamış bir konuşmada oğlunuzla nasıl iletişim kurabileceğinizi size fark ettiren delikanlı, bir dolmuşta yolun tıkanıklığından bunalıp barbunya tarifi alıp vermeye başlamışken kocanızın ciğerini nasıl okuyacağınızı öğretiveren kırmızı saçlı kız, mahalle kahvesinde maç seyrederken yaptığı keskin ve isabetli bir yorumla zihninizde hayatın anlamına dair bir ışık yanmasına neden olan emekli makam şöförüdür…” kısmını doğruladı herhalde :))

  16. Evet :) Yengeç’in yani yükseleninizin yöneticisi olan AY, Uranüs ile kavuştuğu için size de Uranüsyen bir elektrik verir. Çok teşekkür ederim kıymetli katkınız için.

  17. Akrep burcunun 3 farklı çeşidi olduğunu okumuştum, onlardan “kartal” diye tabir edilen versiyonu yükselenim olan akrebi tanımlıyordu, sanırım güneşimin Kova olması, insan bazlı olmamı ve bencil olma potansiyelimi ortadan kaldırıyor..
    Anlatımınız hoş ve akıcı Juno hanım, çok teşekkürler emeklerinize ;)
    Çok seviliyorsunuz ;)

  18. “Sonra bir gün gözden çıkartamayacağı kadar değerli bir şeyi olur …”

    Yükseleni akrep, burcu yay ve yaşı 30larının başında artık aynaya baktığında başkasını gören, kendi sesini tanıyamayan bir adamdır, adam da dediysek zaten o kimdir ki…

    Güzel yazıydi, dövmeli kız, teşekkür ederim. Bu arada artık Camel içmiyorum.

  19. Sevgili juno size sacma belki sacma gelecek ama benlm icin cevabi onemli birsey sorabilirmiyim :)ben yükselen burc karmasasi yasamakdayim 8mart 1985 gece saat 00:05-00:15 araligi denmekde.öyle bir zaman ki her kaynakda farkli cikiyor.bana yada etrafimdakilere sorarsaniz disardan maskeniz nasil goruyor diye,mutlu zamanlarda bir yay gibi ama sinirli iken tam bir akrep.lutfen bana yardim edin ne olabilir benim yukselenim :) tesekkurler simdiden.aydinlik günler dilerim :)

    1. 00:05 olunca 29.9 derece Akrep oluyor… Ama 00:10 Yay
      Demekki tam geçişte doğmuşsunuz ve ikisinin özelliklerini de kısmen gösteriyorsunuz.
      Böyle birşey de var :)

  20. Merhaba ,
    elinize , kaleminize sağlık şahane bir yazı olmuş .
    Daha güzel anlatılamazdı bir burç.
    Karaçay Türklerinin astrolojisi ile ilgili bir bilginiz varmıdır?

    1. Teşekkürler :)
      Karaçay Türklerinin astrolojisi hakkında belki 10 yıl kadar önce bir metin okuduğumu hatırlıyorum.
      Ama eminim Internette bu konuda kaynak vardır.

  21. Juno bak sana ne diyeceğim. yükselen burc neye göre hesaplanıyor internette bir sürü sitede hesaplayabiliyoruz ama gerçekmi değilmi nasıl öğrenebiliriz ? mesela benim burcum akrep yükselenim terazi olarak çıkıyor. doğum tarihi saati yeri gibi bilgiler sonucu böyle çıkıyor.vereceğin güzel cevap için şimdiden teşekkür ederim :)

  22. Muhteşem bir akrep yazısı ile karşılaştım, şu ana kadar okuduklarımın en doyurucusu diyebilirim. Hatta abarttım ve “The End” e doğru gözümden yaş geldi! Ama ben Kova’yım. Zaten sorun da burda :) Ay’daki ve 3. eve yerleşen akrebim o kadar baskın ki kovayım demeye dilim varmıyor :)) Ama çok şükür! Ya kova olmayaydım da akrep meydanı boş bulaydı! :)) Kaleminize ve gönlünüze sağlık.

  23. sevgili juno,son derece değerli,samimi ve bilgi dolu açıklamalarınız çok hoşuma gitti.ben bir terazi kadınıyım ve 40 yaşındayım.bu yaştan sonra bir akrep erkeğine deli gibi aşık oldum ve onu çok seviyorum.akrep burcuyla ilgili bilgim olmadığı için nasıl davranmam gerektiğini bilemedim.burcumun özelliklerini birebir taşıyorum.sevdiğim adamla birlikteliğimizin ilk 3 aynı çok güzel yaşadık ama sonrasında onun birçok yalanını ve beni aldattığını öğrendim.bazen sevgi dolu davranırken bazende hiçmi insanlık yok diycek kadar uçlar yaşadım onunla.özelliklerini öğrendikçe onu anlamaya çalıyorum ve onu tekrar kazanmak istiyorum.hayatında derinden birini sevdiğini hiç sanmıyorum ve bunu ona yaşatmak istiyorum.lütfen bana fikir verin.neyapmam yada nasıl davranmam gerek.tavsiyelerinize çok ihtiyacım var.ilgilenirseniz çok sevinirim.şimdiden çok teşekkür ederim.

    1. Kendinize bunu neden yaşatmak istiyorsunuz?
      Sizin değeriniz, bir başkasını istediğiniz hale getirme becerinizden mi ibaret?
      Size mutluluk değil belirsizlik ve acı veren birini İYİ etmeye çalışmak, sonuçsuz bir TAKINTI’dır!
      Onu değil kendinizi İYİ etmeye odaklanın.
      Kendinize DEĞER verin.
      Beklediğiniz cevap bu değildi biliyorum :)
      Kolaylıklar dilerim.

  24. dünyamızda en çok ihtiyaç duyulan ama çok az bulunan karşılıksız ve hesapsız bir sevgiyi bulunca insan bunu korumak istiyor.belkide derdimiz karşmızdaki değil kendi hissetiklerimizle ilgilidir. ve buda bazen yazdığınız gibi insana değersizlik getirebiliyor.
    ÇOK haklısınız junyo önce kendimi iyileştirmeliyim.evet beklediğim cevap bu değildi ve beni kendime getirdi.teşekkür ederim..

  25. Sevgili Juno:) inan YAY yazını daha büyük bi keyifle okudum:)) yok böyle bi dil!.. tatmış olmak güzel:)

    Ama bu akrep halleri:) noolucak bu deepsiz kuyular.. :) normalim akrep-yükselenim yay’da.. ve mesele şu ki; nezaman keyifle aşık olsam -nadir bi şekilde-, böyle karanlıklara gömülüyorum.. akrepin laneti gelip beni buluyor.. yok mu bi çıkış kapısı.. hem de bi baltaya sap olması gereken yaştayım-31.. ve ansızın bi karanlığa düştüm yine..

    bir de; akrep-yay çelişki midir, kaynar su mu?:))

  26. çok güzeldi çok çok güzeldi. yazınız için teşekkür ederimm. anne karnında iken oluşan ay ve güneş tutulmaları da ay burcumuzu veriyormuş sanırım burcum boğa ama anne karnında iken ben de akrep burcunda hem tam ay tutulması hem de tam güneş tutulması olmuş. bu tutulmalar bende akrep burcu özelliği gösteriyor.. inşallah nefsimizdeki kötü huyları temizleyip hakiki bir insan olmayı becerenlerden oluruz… yaradana hakiki kul olan gerçek bir insan olmak…. vaktiniz az biliyorum ama ay burcları oluşan tutulmalar ve çin burcları hakkında da keşke bizi aydınlatsanız …

    1. Uzman hissettiğim konulara yazıyorum.
      Çin burçları benim tam uzmanlık alanım değil.
      Ay tutulmaları konusunda Hakan Kırkoğlunun çok geniş bir çalışması var.
      Meraklıysanız onu inceleyin.
      Sevgilerimle

  27. Merhaba sevgili Juno, bütün yazılarınızı çooook severek okudum ve sürekli bakıyorum yeni birşeyler var mı diye:) malum Satürn akrepte ve bende yükseleni başak olan bir akrep olarak çok çektim son iki yıldır.hayatımın en zor zamanlarıydı.bildiğim kadarıyla 23 aralıkta satürn akrepten gidiyor.ben 21 kasım doğumluyum ve satürn döngüsü bitsin diye bekliyorum ama akrebin son günlerinde doğduğum için ben hala satürnden etkilenmeye devam mı ediceğim,bir kaç yerde böyle şeyler duydum da:( moralim bozuldu çok.

    Çok çene yaptım,şimdiden teşekkürler

    1. :))) bu geçişler çok şey öğretir insana
      kıymetini bilin, sevin, bağrınıza basın … öğrenin
      herşey geçer hayat kalır
      ama elimizde kalanı hakkınca yaşamak lazım
      kolaylıklar dilerim ;)

      1. Merhaba Sevgili Juno, farsça kadar akıcı, süryani dili kadar gizemli şeyleri açığa çıkarici bir karakter okuması olmuş. Teşekkür ederim. Bugün benim doğum günüm… Astrolojiye merakım. İlk aşkım Kova kızı sayesinde oldu. Onun beni az sevmişliği nedeniyle acı çekerken yine Doğum tarihi gün/ay/yıl ayni olan başka bir kova kizi tarafindan Kurtuluşa erdim. Çok sevmek ve çok sevilmeyi ayni donemde pratik ederken. Çok sevildiğim kova kizina yaptigim okuzlukler nedeniyle illellah dedittirip. Başka bir sehre kendini atacak kadar kizgin olarak benden ayrilmasina sahit oldum. Bes yil evet tam bes yil her bilinmeyen farkli numarayi odur umidini taşıyarak cevapladim… Kimseye kalbimde yer vermedim. Çok genç Bir boga kizina tum guzelligine ragmen ısınamadim. Ben uzak durdukça o daha yaklasmak istedi. Kaçtim kovalandim. Kova kizi evlenince bu kez bende evlenmeye karar verdim. Bu kez Genç bir Koç kizina rast geldim. Ilk kez birisiyle evlenmeyi istemiştim. Ancak bu kezde ben kovaladim. Koç kizi kacmaya basladi. En sonunda ben eyvallah dedim ve ayrildim. Bunlari neden yazdim. Bu kadar zitligi nasil ben yillarca idare ettim diye dusunuyorum. Iki kova, Kovalayan Boğa ve Kovalanan Koç… Bunlar Akrep erkegine ne kadar zit degilmi? Merak ettiğim şu Astrozoom a gore yukselenim Oğlak, astroloji.org sitesine gore boğa, yorumcu.com sitesine gore koç burcu cikiyor. Ben hangisine inancagim. Birde Gunes,Merkur ve Venus Akrepte ay ise Aslan burcunda. Ben bu kadar kesme kes icinde iken omrumun geri kalaninda iç huzuru hangi burç ile yakalayabilirim. Selamlar ve sevgiler.. Yukselenim konusunun gerçegini ortaya cikartabilirsen eger sevinirim. Donelerin bunlar.. 07/Nov/1982 16:20

  28. Aslan kesinlikle bir akrebi bir ruh halinden başka bir ruh haline sürüklemede rakipsiz dikkatli olmakta fayda var sanırım:)

  29. Burcu akrep yükseleni koç 20’lerinin sonuna yaklaşmakta olan biri olarak, hayat zor! demek istiyorum :) Umuyorum önüme çıkan dersleri hakkıyla vermeyi başarıp huzura ererim, ereriz. Sevgiler :)

  30. yaa hakkaten müthiş tespitler. Böyle şeylere inanılmaz meraklı olduğum için çok kez yazılar da okudum ama bu hakkaten en doğrusu ve en keyif aldığımdi.boğa ile akrep o kadar mi uyumsuz ayrıca ? :'(

  31. Gerçekten müthiş bir gözlem. Ben böyle şeylere fazla meraklı olduğum için çok yazılar okudum.ama cidden bu en uygunu oldu . Bi de boğa akrep neden bu kadar umutsuz ? İnsan sevince başaramaz mı

  32. sevgili juno:
    yaş otuza yaklaşmış güneşi ve merkürü akrepte ve yükseleni ikizler olan biri olarak merak ediyorum şu akrebin ölmesi kartalın doğmasını nasıl anlayacağız ya da kartal olduğumuzu nasıl anlayabiliriz.o kadar olay yaşadım ki yasak aşklar imkansız aşklar vs vs. bu acılardan dolayı ölüp yeniden doğduğumu düşünüyorum.

  33. Bir akrep erkeği olarak yazılanların her birine katılıyorum. En çok da şuna inanıyorum koç kadınından uzak durun. Akrebin sezgisiymiş ön görüsüymüş hepsi yalan oluyor kendileri benim gözümde anlaşılamaz canlılar olarak kaldı, üstüne üstlük aklım da hala onda gidin balık sevin yengeç sevin ama koçtan uzak durun yada sevin gitsin bakalım ne olacak.

  34. Sevgili junocum ben bi garip akrep yükseleni koç ayı balık olan bahtsız bedeviyim.keza plutonum ve marsım da akrepmiş.yazdıklarınız ne kadar da benim insanlara pek göstermeyi istemediğim taraflarımı aşikar etse de :-D hoşumada gitmedi değil.:-)) neyse teşekkür eder burdan kucak kucak sevgilerimi yolluyorum.ayrıca müzik şahane tam benlik.acaba akreple akrep uyumlu mudur bi de onu sorim?merak ettim

  35. Sevgili Juno muhteşem bir yorum.Ben Aslan,yükselenim Balık ve ay burcum İkizler biri olarak sizin de yükseleninizin Aslan olmasına çok sevindim.Bu arada yazının dinsizin hakkından imansız gelir bölümüne sonuna kadar katılıyorum.Çok güldüm..Ellerinize ve yüreğinize sağlık.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s