Posted in Burçlar

Burçlar Hakkında ”Sivri, Hınzır & Cüretkar” Yorumlar … Hep İsteyip Bi Türlü Beceremediği Şey Nedir?


Mona Lisa ''Manga Style'' by NISAI
Mona Lisa ”Manga Style” by NISAI

Herkesin bir ”çıkamadığı dağ, dalamadığı deniz” kıvamında, gönlünde yaşattığı özlem vardır ;) Genelde böyle özlemlerin, erkek – kız cinsinden özel isimleri de vardır :))) Ama konumuz bu değil… Konumuz hep gerçekleştirmeyi arzu edip, tam eriştiğimiz anda aslında bize uygun olmadığını fark ettiğimiz var olma halleri!

KOÇ: Her şeyi denemeye, her şeyi anlamaya, her aleme akıp, kirlenmeden çıkmaya, hayatın kibar hırsızı olmaya pek özenir :) Aklına geleni içinde tutamadığı ve kendine – bir yerden sonra – hakim olamadığı için, epey bir çılgınlık da yapar! Ama onun istediği, kekin tadına bozmadan bakmak, ardında faili meçhul vakalar bırakmaktır… Ne var ki Koç’un antin kuntin işlerdeki en büyük zaafiyeti, kendine duyduğu AŞIRI güvendir! Bir iki kayıt dışı vukuat yapıp, çaktırmamayı becerince, üstüne bi rahatlık gelir… Deryayı sessiz sedasız geçmekle övünürken, diz boyu suda mahcup olur :))) Eh tabii işin esrarı kaçınca, Koç’un dümeni de bozulur ;)

BOĞA: Ay şöyle bir genişş, rahaat, başına buyruuukkk … ne biliyim işte gönlünce yaşayan bir insan olmak ister! Atıp sırtına bi küçük çanta, geçirip ayağına bir şort mort, memleket memleket gezmenin hayalini kurar. Gelgelelim iş plan yapmaya gelir! E canım, tabi yapıcak aaa… Sorucak soruşturucak… Mümkünse tanıdık birilerinin yerini bulacak ki, rahat etsin! Hayır yani beklenmedik bir şeyle karşılaşıp tadımız kaçacağına… Ah ulam, işte Erdek’te annemlerle hep gittiğimiz moteli yıkmasalardı anasını satiim offf yaaa :))))

İKİZLER: Ciddiye alınmak, sözünü geçirmek, itibar sahibi olmak ister! Sürekli insanlarla arasına biraz mesafe koyacağından, artık eskisi gibi içli dışlı muhabbetlere sıcak bakmadığından, sadece ”belli bir takım kişilerle” görüşüp, geri kalanlara bir had bir sınır çekeceğinden filan bahseder :)) Ama işte nedense olmaz! Bi kere, insan insana muhtaç… Hem sonra olan bitenden de uzak kalmamak lazım dimi ama :))) Eskileri uzak tutsan, yenileri eksik olmuyor böyle cevval cabbar insanın etrafından… Yaw sonra öööle kukumav kuşu gibi de yalnız yalnız yaşanmaz ki canım dimi aaa :)))))

YENGEÇ: Zekası, entellektüel birikimi ve hayatı ciddiye alan, nitelikli tavrı ile bilinmek, yani az bişi COOL olmak ister :)))) Hayır zaten kimsenin onlara aptal maptal dedii de yoktur! Ama işte Yengeç kendine bi türlü bi güvenemez … gereksiz kasar :))) Böyle feysbuklarda meysbuklarda bi ciddi, bi oturaklı paylaşımlar yapar, bi toplumsal içerikli twitler atarlar ki, gören onları hiç bi kerem bile lahmacun yeyip kokmamış, 9-8’lik bişey duyunca gerdanını kırıp göbek atmamış sanır :)))  Ama işte sonra bi gün bir yüzyüze gelinir… Hayat hikayeleri bi ortaya saçılır… Ve anlaşılır ki, bizim kıskaçlı entel, bildiğin mahallemin insanı :)))

ASLAN: Gönül insanı olmasıyla bilinmek ister! Yani öyle kiiii, herkesler onun adına andığında göz kenarcıklarında bi damla yaş belirsin… Dudakları şööle bi titresin… Ve derin bir iç çekişle denilsin ki; ”Bi eşi bi benzeri yoktur! İnsanın dibi, meleğin kanatsız gezenidir! Yani öyle hassas bir yüreği vardır ki … anca o kadar olur!” Ama tabi böyle bir ”çelebi insan” tiplemesiyle gezmenin de belirli katma değerli vergileri vardır. Aslanın iyi zamanı iyidir de, tersi de işte biraz terstir :))) Yani nihayetinde kendini dünyanın merkezi zanneden, iktidarına ve rahatına düşkün bir insan! Sürekli anlayışlı ol, sürekli alçak gönüllülük et, dert dinle, herkese eşitin muamelesi yap filan… Ama yani nereye kadar :)))

BAŞAK: Arada bir de ”BANA NE YA!” demek, sıkıldığı yerde durmamak, spontan kararlar alıp cart diye uygulamak, arkamı kim toplayacak diye bir dert sahibisi olmamak ister! Başak… Yani Başaktan söz ediyoruz burda :))) Hani ne dersiniz sizce olabilir mi :)))) Kendi kendine izin vermeyi ve onu bunu sallamamayı bırak! Etrafındafındakiler ” Ay Anacım boşver yaaa taam biz hallederiz!” deseler, Başak’ın içi rahat eder mi? Gitse de aklı geride kalmaz, eli ikide bir telefona gitmez, geride kalanlara ahret sualleri sorup ”yaparız” dediklerine pişman etmez mi? OFFFF Kİ NE OFFF :))))))

TERAZİ: Yani aslında Terazi hep nerede durduğunu bilmek ve zamanını, parasını, aklını, gönlünü, en mantıklı, efendime söliim en verimli… en istikrarlı şekilde kullanmak ister! Sorulduğunda, tutarlı ve yükselen bir çizgi gösteren bir kariyer ister… Arzu ettiği partner, güvenilir, hayatta bir yönü yolu olan, kendisine destek verebilecek tarzda bir insandır. Ama şu deli gönül yok mu şu deli gönül :))) O ne hercaidir ooooo :))) Yani işte bir yerden aklını karıştıran bir şeyler olur… Terazi yine gider, MUTLU olacağı bir işte çalışır ya da mutluluğunun peşine takılıp kariyeri filan boş verir … Kalbine yıldırım düşmüş gibi nefesini kesen bir serseriye kapılır… Ay aman işte, naapsın onu da yaratan böyle yaratmış :)))

AKREP: Onu bağlayan hiiiç bişeycik olmasın, hayat onun babasının bağı olsun o da kafasına göre bi girip bi çıksın… Hesap vermesin… Önüne engel konmasın… Ay işte öyle aklına eseni yapacak maddi ve manevi özgürlüğe sahip olsun ister! İster de… Şimdi biliyormusunuz bu Akrepler aslında sevilmek, bakılmak, hatta yani çocukluklarında görmedikleri şefkati – gördülerse de daha fazlasını – görmek, kucağa, sıcağa doymak, hatta sıkılmak baymak… Şikayet edip hırtlık çıkartmak ama yine tıpış tıpış kürkçü dükkanına dönmek isterler :))) Aslında onlar yine ne isterlerse onu yaparlar da…. işte Allah o sıcak kucak rolünü üstlenene ganiii ganiii sabır ihsan eylesin :)))

YAY: Yaw aslında bu Yaycıklar da herkes gibi güvenli, sakin, huzur ve edep dairesinde cereyan eden sıradan hayatlar yaşamak, evlerinin yollarını, eşlerinin huylarını, çocuklarının dönem ödevi konularını filan bilmek isterler… Ama işte çoook zor bişeydir biliyormusunuz bu teslimiyet! Yani öyle seni sarıp sarmalayan hayatlar, insanlar, komşular filan kalmadı artık… Hani en azından bu şehir hayatında böyle birşey yok! Naapmak lazım biliyormusunuz abi… Bakir bi toprak bulacaksın memleketin birinde… Şöyle kafa insanlarla bi komün kuracaksın… Böyle paylaşımcı filan… Çocuklar hepimizin çocuğu olacak… İşler hepimizin… Yemekler ortak… Sonraa…. :)))))

OĞLAK: Haahh :)) İşte geldik Zodyak’ın Kemalettin Tuğcu hikayesineee… Şimdi bu Oğlak böyle dışardan dipçik gibi görünür ya… Aslında buncaazların bütün istediği SEVİLMEK’tir. Oğlak kısmı genelde çocukluğunu yaşayamaz! Ortada illaki erken sorumluluk alması gereken bi durum… kendi derdine düşmüş ve agucuk gugucuk yapmayı unutmuş bir ebeveyn… Ve kendini ”ötekiler kadar sevilmiş” hissedemeden geçen bir ergenlik olur. O yüzden Oğlak hep bir gün çoook sevilmek, herkesten önce düşünülüp, pamuklara sarılmak ister. Ama… ama kimsenin onu kendisi için sevemeyeceğine inanmıştır bir kere… O yüzden hep güçlü, hep bi işe yarayan, hep akıl veren, hep – evet maalesef hep – sanki sevilmeye hiiiç ihtiyacı olmayan görünümündedir! Amaaan dedim ya… çok acıklı işte :))))))))

KOVA: Ya inanırmısınız… Kova’nın bütün istediği sağlıklı olmak, düzenli, aklı başında, işinde gücünde bir hayat sürmek ve toplumda belli rol bir üstlenip onun hakkını vermektir. VALLA YA CİDDİYİM BAK:)) Yani aslında ideal bir vatandaşın kalbine sahiptir! Ama o aklı yok mu o aklı… İşte her derdin başı çok ve derin düşünmekten geçer Anacım :)))) Hayır düşünüyorsun bari zırt fırt konuşma dimi… Yok işte Kova durmaz! İlle birşeye bi itiraz eder. Bir fırlamalık yapıp gerçek rengini belli eder… Eh, ondan sonra kim tutar seni Dersaadetteki memuriyetinde? Hangi kız babası sana evladını verir? Hangi erkek böyle yola düze gelmeyen bir kadın ister? Dimi ama efendim :)))

BALIK: Güvenilen ve akıl danışılan biri olmak ister :))))) Bi gülmeden dinleyin şunu yaa… Böyle bi garip derin ve gayet sezgisel oldukları için, bazen olmayacak – ve tercihan ağza da alınıp anlatılmayacak – tecrübelerine dayanarak, bazen de içlerinden gelen nokta atışı bir yönlendirmeyi dışa vurarak, çok yerinde saptamalar da yapabilirler. Ama tabii insanın kendine örnek almak konusunda ”uygun” bulduğu bir insan tipi vardır! Ay elbette insanların gereksiz şablonları var… Ayrıca ”normal” ne demek! Kim koymuş öyle bir ortalamayı… Ama hani bu kadar da ”kendine özgü” ne biliyim sanki ortalama mantığı reddeden bir tarzda şeyttirince insan kendi hayatını… Ama bakın kıymeti bilinmeye başladı bu insan tipinin de! Var şimdi dizilerde öyle güvercinci filan… ya da ne biliyim balıkçı malıkçı insanlar. Ağır abiler gidip onlara dert anlatıp vicdan dersleri alıyorlar… Kim veriyor bu kişiliklerin ilhamını ha? Kim :))))

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

31 thoughts on “Burçlar Hakkında ”Sivri, Hınzır & Cüretkar” Yorumlar … Hep İsteyip Bi Türlü Beceremediği Şey Nedir?

  1. :)))) bu güzel günde bir şiir, bir de özlü söz alıntısı yapmadan geçmeyeyim o zaman.
    çok seviyorum ne yapayım, en çok da haleti ruhiye karardığında.
    ruhum kelle şekeri
    vehimlerse karınca
    kömürden kara rengim
    onlar beni sarınca. Necip Fazıl Kısakürek

    ama “normal” nedir hakkaten? bazen makulden de uzak:
    yedim lahmacunu öptüm malkoçoğlu’nu!

    içimizdeki incir ağaçlarına tırmanan çocuğu görmek istemeyen utansın hahahha:))))

    mutlu bayramlar:)

  2. öncelikle sevgili junoya ve ailesine sonra yorumlardan gözümün aşina olduğu arkadaşlara iyi bayramlar diliyorum herşey gönlünüzce olsun :)

    iki dünyan cennet olsun juno , bast-ı zaman, tayyi mekan diliyorum sana …öyle pozitif, öyle doğal, öyle doğru, öyle güzel bir örneksin ki sen zaten bir cennet kırıntısısın bizim de payımıza düşen :) /içimde tutmamı bekleme bu sözcükleri çünkü bazen frenlesekte bir miktar yol gitmişizdir bile bazen istesekte gelir gider bir cümle çıkmaz ağızdan boğaz düğüm düğüm bugünlerde öyle benim için .. “sorma ne haldeyim” şarkısıyla ağzımı bıçak açmazken eksile eksile giderken ..voltranı okuyupta, öylece yutkunmuşken /

    kucağımdaki akrebi yeni atmış biri olarak uzun süredir beni sarsan bu olayı böyle mizahi okuyupta güleceğim aklıma gelmezdi.. ve daha eski bir hikayede, bir oğlakta nerdeyse fani olmama rağmen “ama kimsenin onu kendisi için sevemeyeceğine inanmıştır bir kere…” ve o nasıl bir inatsa ondan sonra sekiz yılda ancak normalleşebildiğim halde evet inanmadı canı sağolsun :) niye yazdım bunları şimdi; ” Herkesin bir ”çıkamadığı dağ, dalamadığı deniz” kıvamında, gönlünde yaşattığı özlem vardır ;) ” başı bir dağ, sonu bir deniz olan hayatımın en kilit iki ismine böylesine denk düşünce ağzım açık kaldı.. bu nasıl bir tevafuktur..

    şifam topraktan bir kere daha inandım..

    ayrıca fona bayıldım inşallah bir gün oturma odamın duvarları böyle olur :)

  3. bayraminiz mübarek olsun :))) ……. Haahh :)) İşte geldik Zodyak’ın Kemalettin Tuğcu hikayesineee… Şimdi bu Oğlak böyle dışardan dipçik gibi görünür ya… hic aklima gelmezdi yani bu kelime orjinal üzeri orjinal

  4. televizyon bakmiyorum o sebebden bilemedim ben zodyakin kemalettin tugcu hikayesi kismini kastetmisdim ama orasi da mi o kisiye ait

  5. ya tabi buraya gelince, yazdıklarınızı takip ettikçe, insan ister istermez sizi Gandalf yerine koymaya başlıyor (yani ben öyle yaptım sanırım). üstelik “masal” dünyasının değil, yalan dünyanın Gandalf’ı :) (tamaaam, vicdan, umut, iman; yazdım bunu bi kenara:) ne güzel bakıyor hayata, hayatın dikenli yollarında onun ayakları hiç kanamaz, ya keşke bende öyle olsam, aşmış kadın falan diyor. öyle olmasına öyle. yalnız onun da dünya işlerinden nasibini alıyor olduğunu unutuyor (yani ben unuttum). neyse kısa keseyim :) işleriniz rast gitsin, hep sağlıklı, neşeli olmanızı dilerim. sevgilerimle.
    Özlem sağ ol, sana da, herkese de iyi bayramlar.

    1. :)))) Çok Sevgili Eda … Gandalf ya da Master Yoda durumu henüz bana uzak… Ama o yol taşsız ve acısız bir yol sayılmaz pek! Zira Gandalf’ın yaptığı türden bir AK BÜYÜ’nün bir adı da dönüşüm sanatıdır. Enerjiyi dönüştürmeye kalkan zaten acı bir yalana kaptırmıştır kendini.. Ve hiç bir dönüşüm kalıcı olmaz. Grçek büyü, kendini dönüştürmektir :) Bu da çok acılı olduğunu bile bile bir yola girmek için PARMAK KALDIRMAKTIR! Bu hayatta dışarıdan bakınca böyle parmağı havada gezenlere TOPKEK ya da BENEKLİ MÖÖ diyoruz :))) Besbelli ikimizin de çok sevdiği fantastik dünyada ise, Frodo ya da Jedi ;) Yalan dünyanın yalan işleri, bu yolun bir parçası… Burda sizlere ahkam keserken, ben de bir yandan elimi kolumu kesiyorum :))) Duaların ve iyi dileklerin için çook teşekkür ederim. AMİN ve aynıyle iade… Sevgiyle sarıldım :)

      1. :)
        ahkam olmadığı, çok farklı bir makam olduğu benim tarafımdan bile görülebiliyor sevgili Juno.
        ben de sevgiyle sarıldım:)

  6. Sevgili junom..yine süpper harika bir guzellik dökülmüş yureginden parmaklarina..
    Tekrar teşekkürler..

    Bu arada şuanda sirt üstü minderlere uzanmış bir halde gökyüzünü izliyorum..hayatımda ilk defa yıldız kaymasına şahit oldum..hemen paylaşmak istedim sizinle..2 defa oldu üst üste bu harika bir duygu ama bunun teknik backround ını mersk ettim..biraz bilgi verebilir misib sevgiki juno’m..bir de böyle uzanmisken gökyüzü denizine çocukça sorular geliyor aklıma..büyük ayı ve küçük ayi neden cezve sekilibde olduğu için buyuk cezve dememislerdir acaba:))

      1. :)) dimi ama nedenn neden büyük cezve değil..

        Bu şarkıyı ben de çok severim anndmin sarkisidir..teker teşekürler..her günümüz şeker bayrami gibi seker gibi olsun dilerim..

  7. tam da böyle bir koçtan yaralanmışken yıllardır acısını cekıyorken bır kez daha emın oldum aynen bu idi:
    kekin tadına bozmadan bakmak, ardında faili meçhul vakalar bırakmaktır

    faili meschul bır vakayım ne derdımı kimseye anlatabılıyorum ne de tesellı bulabılıyorum

  8. Aslanın iyi zamanı iyidir de, tersi de işte biraz terstir :))) Yani nihayetinde kendini dünyanın merkezi zanneden, iktidarına ve rahatına düşkün bir insan! Sürekli anlayışlı ol, sürekli alçak gönüllülük et, dert dinle, herkese eşitin muamelesi yap filan… Ama yani nereye kadar :)))

    aynen juno nasıl bu kadar muhtesem anlatabılıyosun bız aslancıkları :D:D

  9. Sevgili Juno..Şu sonsuzaa uzanan hayatta beni bir tek sen anladın.Ne iyi hissettim bak gece gece.Bir kova olarak gerçekten de çıtı pıtı mini mini uslu uslu bir annecik, eşcik olmak istediğime evimizin aslanını bir türlü inandıramıyorum.Okuduğum her kitabı, yaptığım resimleri, yazdığım şeyleri delil olarak gösterip-işyerindeki sürtüşmeleri saymadım ,dikkatini çekerim- düzeni bir aile hayatının bana uygun olmadığını, sıkılıp gideceğimi zannediyor…em de ormandaki tüm müttefikleriyle:)) Sabah uyansın ilk iş bu sayfayı okutup onu utandıracağım..
    Çok mu kovayım ne??

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s