Posted in Ay Döngüleri

27 Mart Dolunay’ıTerazi Koç Aksında … Yeni Bir Yol Haritası!


by More Staring At The Stars
by More Staring At The Stars

Dolunay enerjisi, Ay ve Güneş’in aks tabir ettiğimiz iki karşıt burçta 180 derece açıyla konumlanmasıdır. 27 Mart 2013’de İstanbul merkez alınarak saat 11:28’de DOLUNAY gerçekleşecek. Bu kez DOLUNAY Terazi Burcunun 6 derecesinde. Başka bir deyişle AY-Güneş karşıtlığı KOÇ-TERAZİ Aksında…

TERAZİ zıddıyla tamamlanmak,  her varoluş şeklinin neden aksiyle birlikte kaim olduğunu anlamak,ÖTEKİ bakış ve duruşlara dair İDRAK geliştirerek BÜTÜNLÜĞÜ yakalamak üzerinde çalışır. UZLAŞMA’nın burcudur. KOÇ ise yaşam çarkının başlangıç noktasıdır. Saf bilinç ile yola çıkmak ve olasılıkları keşfetmek hakkındadır.

DOLUNAY’la birlikte bir enerji halkası kapanır, bir aşama geride kalırken, biz de kendimize YENİ BİR YOL HARİTASI çizeceğiz. Nasıl mı? UZLAŞMA yaptığımız alanları gözden ve elden geçirerek…

DOLUNAY Haritasında AY 4’üncü, GÜNEŞ ise 10’uncu evlerde… 4’üncü ev aidiyet hissimiz, güvenlik algımız ve başladığımız herşeyi sonlandırma şeklimizdir. 10’uncu ev ise bizim kartvizitimizdir. Haritada AY-GÜNEŞ aksı, Pluto ile kare açılar yapıyor…  Oğlak’taki Pluto, 6’ıncı ve 7’ci evlerin sınırında, DC noktasında duruyor. Bütün işbirliklerimiz, duygusal, manevi, profesyonel bütün kontratlarımız 7’inci evden sorulur. Bu durumda DC noktası bizim SÖZ verme noktamızdır.

Kendimizi bu dünyaya ait, yani yaşadığımız yer ile bağlantılı ve güvenlik içinde hissetmek isteriz. Aidiyet hissi daima koşulları ve yaptırımları olan bir kontrat ile gerçekleşir. Kontratlar onurlu ve sözüne sadık davranmayı gerektirir. Biz kontratımız çerçevesinde anlamlı ve yararlı olan bir şeyler ortaya koyarız. Karşılığında da bazı kazanımlar elde ederiz;  fiziksel,  duygusal, ya da manevi… Bu aidiyet-sorumluluk dengesi 4’üncü ve 10’uncu evlerin temel hikayesidir.

Dönelim DOLUNAY’ın hikayesine…

10’uncu evdeki Güneş, KOÇ’ta ve Venüs, Mars ve Uranüs ile iki derecelik yakın orblardan oluşmuş bir Stelyum halinde.

KOÇ Stelyumunun anlamı hakkında 23 Mart tarihli yazımda geniş bir açıklama var. https://junoastrology.com/2013/03/23/bugun-aslana-giren-ay-27-marttaki-dolunayin-provasini-yaptiracak/#more-2783

Dolunay haritasında Jüpiter’in manidar bir knumu var. 11 ile 12’inci evin sınırındaki Jüpiter, 10’uncu evde yer alan Koç Stelyum’u ile 60’lık 4’üncü evdeki Dolunay’a da 120’lik açı yapıyor. Öte yandan aynı Jüpiter, Balık‘ta ve 9’uncu evde yer alan Chiron, Merkür, Neptün Stelyum’undan kare açı alıyor.  Bu açıları ben şöyle okuyorum;

Biz hep çok mutlu olmak, özgür ve coşkuyla davranmak, umduğumuz bütün kazanımları kolayca elde etmek, ve bize zor gelen ya da işimize gelmeyen sorumluluklardan bir hamlede kurtulmak istiyoruz.  Fazla risk alıyor, çok beklentili yaklaşıyor, sınır tanımıyor, sabredemiyor, yorulmaya, ertelenmeye, belirsizlikte kalmaya gelemiyor, yani temelde kontratlarımızın koşullarına pek uymuyor ve sonuçlarını sineye çekemiyoruz. Başka bir deyişle İNCİTEN olduğumuz durumlara duyarsız ve kendimize karşı fazla hoşgörülüyüz…

Öte yandan güvenli kalmak, sevilmek, korunmak, onaylanmak, kayba uğramamak, alışkanlıklarımızdan vazgeçmemek de istiyoruz. Yani İNCİNMEK’ten kaçınıyoruz.

Ama bizim tek PARADOKS’umuz, bize yapılmasından hoşlanmadığımız şeyleri başkalarına yapabiliyor olmamız değil… Bazen de alışkanlık, güven, onay, konfor gibi beklentilerimiz yüzünden bize yapılmasından rahatsızlık duyduğumuz şeyleri sineye çekebiliyoruz.

Bu PARADOKS’ların ortak yanı; doyurulmayı bekleyen fiziksel ve duygusal açlıkların bizi sürüklediği ters köşeler. Beklenti, korku, zaaf ve ihtiyaçlarımız, bizi haksızlık yapmaya ya da haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz durumları kabullenmeye sevkediyor. Kontratlarımızı karşılıklı beklentiler nedeniyle sürdürüyor, bir türlü hakkını veremediğimiz için ya da hakkımızın ödenmediğini düşündüğümüz için de hesaplarımızı kapatamıyoruz.

Bu DOLUNAY’da sizde sıkıntı oluşturan kontratlara dikkat edin Dostlar!

Kaçtığınız sorumluluklar varsa, kendinize dürüst olun ve onları yerine getirmemek için hoşunuza giden diğer cazibe unsurlarını ya da beklentilerinizin altında kalan ödülleri bahane etmeyin. Bir kontratı mutlaka bitirmek istiyorsanız, bedeli ödeyin ve hesabı kapatın. Ama bedelsiz kaçamaklara meyletmeyin… Faizi tahmininizden yüksek olur!

Kontratlarınızda EŞİTLİK aramayın! Denklik ve uzlaşma eşitlik ile aynı şey değildir. İnsanlar birbirleriyle, karşılıklı rıza üzerinden anlaşma yaparlar. Kimse, ifade edilmeyen ya da değişen beklentilerimizi karşılamak için yaşamaz. Talepkar olun elbette… Ama insanları kendi ihtiyaçlarınıza göre değişmeleri için zorlamayı bırakın… Ya olana rıza gösterin. Ya da, karşınızdakini suçlamak yerine kontratınızı bitirin.

Rahatsızlık duymanıza rağmen rıza gösterdiğiniz kontratlar varsa, onların da altında yatan dürtüler konusunda dürüst olun kendinize… Eğer herşeye rağmen doğru olanı yapmak arzusu ile uyuyorsanız bu kontrata, o zaman alamadığınız karşılıklar için kendinizi boş yere kötü hissetmeyin. Onların karşılığı, merkezde hazırdır ;) Ama dolaylı bir kontrol kurma arzusu, kendinize karşı güvensizlik, yalnızlık korkusu, tembellik, ne olursa olsun istediğinizi alma inadı gibi nedenlerle sürdürüyorsanız anlaşmalarınızı, bilin ki bedelleriniz her zaman kazançlarınızdan yüksek olacaktır!

Her insan ruh ve nefs ikilisinden, birbirine zıt ama hayatiyet kazanmak açısından gerekli iki nitelikten oluşmuş bir bütündür! Nefs ve Ruh arasındaki kontrat, sahip olduğumuz en değerli, en hayati kontrattır.

Biz yol haritamızı  çizmeye çalışırken, fiziksel ve duygusal tatminimizi öne alır, gelişmekten, ileri gitmekten ve güvende olmaktan da hep fiziksel sonuçları itibariyle karda olmayı ve sırtımızı sağlam bir yere dayamış gibi hissetmeyi anlarız…

Oysa asıl sorunlar, ruhumuzun tabi olduğu yol haritası ile bizim izlediğimiz yaşam yolu birbirine ters düştüğü zaman ortaya çıkar! Kendimizi güvenceye almak için yaptığımız birçok şey, aslında başımıza dert olur ve zor dersleri hayatımıza çeker.

Bu DOLUNAY’da çeki düzen vermemiz gereken asıl kontrat, ruhsal gelişmemize hizmet etmeyen tercihleri fark etmek ve değiştirmektir. Tercihlerimiz ve tercih yaparken başvurduğumuz düşünce ve davranış setlerimiz değişmeden, seçeceğimiz bütün yollar aynı yere çıkacaktır! Yeni Bir Yol Haritamız olsun, artık hayatımızda taze başlangıçlar olsun istiyorsak, önce uzlaşma sağlarken  kullandığımız öncelikler ve uzlaşma ertesinde benimsediğimiz tutumları yenilememiz gerekecektir.

Böyle bir eşikte olduğumuzun bir diğer göstergesi de DOLUNAY anında Yükselen Noktasının, Güney AY Düğümü yani tamamlanmış öğretiler ile destekleyici bir 60’lık açı ve Kuzey AY Düğümü yani kazanmamız gereken öğretiler ile teşvik edici bir 120’lik açı yapıyor olmasıdır.

DOLUNAY önce gönlümüzü sonra da yolumuzu aydınlatsın :)

Burç ve Yükselen Burçlar İçin yorumları bu akşam yayınlayacağım!

Ama şimdi müzik… Sadakat üzerine en sevilen ve en çok cover edilmiş parçalardan biridir… STAND BY ME … ben PLAY FOR A CHANGE projesi için dünyanın her yerinden müzisyenlerle üretilen versiyonunu seçtim … Bize daima SADIK olan tek şey RUH’umuzdur. Yeter ki biz onunla yaptığımız kontrata sırt çevirmeyelim…

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s