Posted in Kısa Dönemli Etkiler, Uzun Dönemli Etkiler

PLUTO – SATÜRN – JÜPİTER YOD’u CHİRON’u Tetikliyor… Nefs Tesviyesi


Divano-Lui-Lei by Livio de Marchi
Eser: Tahta Oyma Üstadı Livio de Marchi

Birbirlerinin burçlarında yer alan yani astrolojik tabirle birbirlerini ağırlayan Pluto ve Satürn, hayatın artık işlevini yitirmeye başlamış olan, bizi bir yere götürmeyen, yaşamla BÜTÜNLEŞME yeteneğimizi körelten, ömrümüzden fayda görmemizi engel olan tüm alışkanlıkları, yapıları, takıntıları, varsayımları temizliyorlar… Bu ZOR ama GEREKLİ! Hem kişisel hem genel anlamda DEĞİŞİM bizi iliklerimize kadar sarsıyor. Sonuç iyi olacak. Yani hepi topu OLGUN ve kendi sorumluluğunu, yaşadığı çevrenin ve dünyanın sorumluluğunu almayı bilen insanlar olmayı öğreneceğiz. Elbette bu kadar az bildiğimiz ve kolay ihmal ettiğimiz birşeyi öğrenmeye çalışırken biraz itip kakacak bizi hayat… Ahhh HAYAT! Sevgili, cilveli, cefakar sevgilimiz :)

Pluto-Satürn ikilisinin bir de meşhur CHIRON ayağı var biliyorsunuz. Hani başımıza gelen en iyi üçleme deyip durduğum… Acı bedenlerimizi temizleyen, geçmiş acıları bahane ederek, yaşamaya, büyümeye, nefes almaya, mutlu olmaya direnç gösterdiğimiz yerleri farkettiren üçleme. Hani farkettirmekten meram, rahatsızlık vermek değil… Sadece ”Ey Adem-Evladı bil ki senin Aşil Topuğu’n budur! Budur denizleri geçip de bilek derinliğinde boğulmana neden olan zaafın…” diye bildirmek ve bir iyileşme yolu tutmamız için vesileler göndermek. Ama dıştan gelen geçici avuntular değil! Harbi iyileşme… TEDAVİ!

GELELİM JÜPİTER’e ve YOD’a …

Tesviye tezgahı derler bir alet vardır… Odun ve tahta gibi sert malzemeleri kabaca şekilendirmeye, asıl işlevlerini kazanacak ve üzerlerinde ince işçilik yapılabilecek bir kıvama getirmeye, fazlalıklarını temizlemeye yarar. NEFS ise malum EGO’dur… NEFS TESVİYESİ’nin de bu durumda ne olduğunu anlatmaya ne hacet ;)

JÜPİTER, hele de İkizlerde ise ABARTIR! Fazla acı dahi, tıpkı saldırganlık gibi EGO’nun abartısıdır…

Kabaca Nisan başına kadar devam edecek bir evrede ABARTIRIZ! Egomuzun bizi abartıya sürüklediği yerler iyiden iyiye ortaya dökülür… Bunun adı kibir olur, hırs olur, korku olur, kendine acıma olur, küsüp oynamama olur, depresif ya da fiziken hasta olup malulen emekli moduna girme olur, saldırganlık olur, hırçınlık olur, acımasızlık olur… Olur ha olur! Pluto-Satürn ikilisi, Jüpiter’in üstüne çevirir lazer ışınlarını… Egomuz tetiklenir. Biz abartırız. Böylece Chiron, ameliyatı nereden yapması gerektiğini görür… Bize de ayan olanı idrak edip, iyileşmeye rıza göstermek kalır…

NASIL MI?

Chiron bir cerrahtır… Kendi de yara almış bir şifacı… Bir USTA! Dertten bilir… halden bilir…gönülden bilir! Çünki çekmiştir gani gani zamanında… Temel hizmeti KALICI ŞİFA getirmektir.

Ve bilir ki ACIMAK ŞEFKAT DEĞİLDİR! Şefkat, acıyan yerin yarasını bizi ONAYA bağımlı hale getirerek tıkamak değildir. Şefkat bize incinebilirliğimizin doğal olduğunu, incinerek eksilmediğimizi, daha çok vererek, daha çok alarak, hep sakınarak, kontrol ederek, boyun eğerek, daha sesiz olarak, daha fazla bağırarak, daha aldırışsız olarak, daha huzursuz olarak ve ederek, daha çok alkışlayarak, daha çok eleştirip küçümseyerek kendimizi DOKUNULMAZ hale getiremeyeceğimizi ve bizden alındığını düşündüğümüz şeyleri geri kazanamayacağımızı ÖĞRETMEKTİR. Bunu öğrenirsek, yani diğerlerinin de bizim gibi küçük, yaralı, korkmuş, hoyrat kuzular olduğunu fark edersek, MEDET ummayı bırakır, kalbimizin sorumluluğunu elimize almayı öğreniriz.

İnsan insana çareden ziyade aynadır…

ÖRNEK: Zalim bize beklentimizi karşılamayarak sevgi açlığımızı yansıtır. Biz de zalime ver diye el uzattıkça, insanın ancak yoklukla kontrol edilebilir olduğunu bir daha ispat ederiz. Ama bir yandan da kendi kontrol ihtiyacının ne korkunç boyutlara vardığını, kendini koruyayım, güçlü olayım derken çirkin olduğunu yansıtır, tıpkı onu incitmiş olanlara benzediğini hatırlatırız.

SORU: Rollerimizi Acılarımızı Gidermek İçin Bulduğumuz Yamuk Yöntemler mi Belirlemelidir?

DAHA İYİ BİR SORU: Bu Oyunu Ne Bozar? Elbette GERİ ÇEKİLME :)

Hiçbir mücadele iki taraf olmadan sürmez. Ve her mücadelede iki taraf da basit bir EGO çerçevesinde davranmaktadır. Bizim işimiz insanları eğitmek değil, kendimizi gereksiz çekişmelerden sakınmaktır… ÖTE YANDAN; Tahtrevalliden önce inen diğerine davranış modelinin hiç bir işe yaramadığını ve kendini kollamak, savunmak, ya da istediklerini almak için artık bu yöntemi kullanmaması gerektiğini, başka hiçbir yolla yapılamayacak kadar etkili bir biçimde anlatır!

Mars da KOÇ’ta :) Uyyyy Uşaklar ne edeceğuz bilmiyirummm daaa… Ha bu Mart ayı bizi hamsi paluğu gibi hop hop oynatir tavada :)

YÜZÜNDEN SİLİNMESİN BIÇAĞIMIN YARASI… Gelevera Deresi – Kazım Koyuncu & Şevval Sam … Kazım Bey’e rahmet, Şevval Hanım’ın da güzel gönlüne ve ömrüne bereket olsun…

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

10 thoughts on “PLUTO – SATÜRN – JÜPİTER YOD’u CHİRON’u Tetikliyor… Nefs Tesviyesi

  1. İnsanoğlunun derinlerindeki titreşimleri hissedip alarak, bir verici istasyonu gibi yayan kelimeleriniz… Cem olmuş sizde hepsi, zihninize sağlık:)

    1. Bir insan size ayna tutarak aşırıya kaçan eğiliminizi gösterir. Sizin gibi davranabilir… Böylece insanların size neden kızdığını aynen onlara yaşattığınızı yaşayarak anlarsınız. Ya da tam tersi sizi zaaflı ya da avantajlı bir duruma geçirerek kendiniz olmanıza izin verir. Abarttırır! Yüzünüze vurur. Tam tersi bir örnek vereyim yukarıda verdiğimle; Siz kavgacı bir insan olabilirsiniz. Böylece gücünüzü göstermeye, kendinizi ipat etmeye alışkınsınızdır. ŞAHSİYET = GÜÇ = MÜCADELE ETME & KAZANMA formülünüz vardır. Ama bir kişi sizinle kavga etmeyerek, geri çekilerek, sizin sataşmalarınıza aldırmayarak size güç uygulama şansı vermiyor, size ADAM hissetme şansı tanımıyor, ya da sertliğinize ılımlı bir cevap vererek size ne kadar abes davrandığınızı gösteriyor yani çirkinliğe ayna tutuyor olabilir.

    1. Şifa verdiğinizden emin misiniz :)
      Bana daha çok teşekkür almaya ve böylece şifa bulmaya çalışıyormuşsunuz gibi geldi…
      Sakın bana kızmayın!
      Fedakarlık adı altında talepkar olmak, sevilmeyi hak etmediğini sanan insanların bencilliğidir…
      Ben bu yollardan çok geçtim ;)
      Buraya takılı kalanı da uyarmayı borç bilirim.
      Sevglerimle

  2. Dokunduklarım, gözle görülür şekilde yükseliyorlar. Talebim, onlar yükselirken, yanlarında olabilmek ama istemeyi, talep etmeyi bilmiyorum, onlar alacaklarını alıp yola bensiz devam ediyorlar. Verdiğim şifayla, daha önce hiç başaramadıkları sağlıklı ilişkiler kuruyorlar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s