Posted in Kısa Dönemli Etkiler

Merkür Güneş Kavuşumu Satürn İle Üçgen … Hasarsız Alınması İmkansız Virajlar Hakkında Bir Gün!


Melancholia - Micheal Cheval
Melancholia – Micheal Cheval

Bugün Güneş Balık’ın 13’üncü derecesinden ileriye, Merkür ise 14’üncü derecesinden geriye doğru gidiyor. Yani Güneş ile Merkür tabiri caizse birbirine doğru koşan iki sevgili gibi kucaklaşmaya hazırlanıyorlar… Ve bu yakın temas, Pluto‘daki restorasyon mimarı Satürn tarafından kutsanıyor… ‘Günün sorusu; ‘Eğer geri dönmek mümkün olsaydı neleri düzeltirdiniz?”

Ama geri dönmek mümkün değildir… Bazı şeyleri bozmamış, bazı insanları üzmemiş, bazı sözleri söylememiş, bazı camları kırmamış olmak mümkün değildir! Aynı şekilde birilerinin bizi kırmamış olmasını sağlamak da öyle! Zaten tam da geri dönmek mümkün olmadığı için benzer virajlara aynı hızla girip, bu kez arabayı ağaca bindirmeden dönebildiğimizi görmeye çalışırız. Aklımızca ”direksiyona daha hakim” olup, incinen gururumuzu onarmak ve yola muzaffer bir edayla devam etmek isteriz :)

Bugün yine bir viraj denemesi yaşamamız çok mümkün! Bazılarımız çarpmamaya, bazılarımız çarpılmamaya, bazılarımız da çarpışmadan galip çıkmaya çalışarak geçmişteki kırıkların acısını silmeye çalışacağız… Ay-Jüpiter karşıtlığının Balık Stelyumuna yaptığı kare açılar böyle bir yeniden canlandırma coşkusunu garantiye almakta :) Lilith’in Ay Düğümleri ile girdiği görünüm de böyle denemelere gönülden alkış tutmakta…

”En sevdiğimiz acıları yeniden yaşama-yaşatma ve BU KEZ yenilmeme” oyunu için nefis bir set hazırlamış durumda gökyüzü… herkes gidip oyunumuzu çıkartalım diye bizi bekliyor…

”Engelleyemediğimiz şeylerden zevk almaya çalışmak” gibi bir zihniyet vardır olmasına da, bir de Mars var!  Kimseye takılmadan yolunu tutup giden ve Kuzey Düğümüne yani yürümesi gereken ufka biraz geniş de olsa hala üçgen açı alan Mars… Balık’ta olduğu için ”Sakin Ol Bebek!” der gibi rahvan giden Mars… O virajı alamamış olmayı hayatının meselesi haline getireceğine, alınamayacağı belli olan virajlara girmemeyi, vites küçültmeyi, üstüne araba geliyorsa ”Sıkıysa Vur Leyn!” der gibi üstüne üstüne süren şöferin gözünün direğine bakarak yolun ortasında durmak yerine ”Boşver Boş-Kafalıyı!” deyip yana çekilmeyi akıl eden…  Yapamadıkları için kendini ve kendisine yapılmış olanlar için başkalarını affedip, aynı hasarlı kapışmalara girecek yer aranarak vakit kaybetmek yerine, artık yolun tadını çıkartan MARS…

Goo Goo Dolls  … ismini duyunca insanın ”Hoppala Paşam, Malkara Keşan” dediği bir gruptur. IRIS, topluluğun Melekler Şehri Soundtrack’inde kullanılmış bir parçasıdır… Film ”Bir hastane meleği ile bir doktorun aşkını anlatır ”şeklinde bir TV Guideline yorumu yapıp geçiyorum :) Şarkının bana çok anlamlı gelen ve bence filmde olmasını da anlamlı kılan iki dizesi vardır; ”Eğer herşey paramparça olsun diye yapılıyorsa… Ben neden var olduğumu bilmek istiyorum!”  Bu insanın Yaratan’la arasındaki temel meseledir… Bizi asıl kıran sonsuz olamamak düşüncesidir! Ya da sonsuzluğa hükmedememek :) Hayat hakimi ya da sahibi olduğumuz birşey değildir… Hayat AİT olduğumuzu öğrenmektir. Sonsuza ait olduğumuzu anladığımızda ise SONSUZ oluruz!

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s