Posted in Ay Döngüleri, Kısa Dönemli Etkiler

28 Kasım 2012 DOLUNAY & Ay Tutulması – Burç ve Yükselen Burçlara Göre Analizler


28 Kasım 2012 günü akşam saat 5’e doğru Ay Tutulması eşliğinde bir Dolunay yaşayacağız. Ay Tutulmaları bir kaos illüzyonu oluştururlar hayatımızda! Ama kaos dahi, hayra vesiledir. Olana direnmek yerine, olayların içinde kendi bütünlüğümüzü korumaya ve yön bulmaya odaklanmak, bizi hiç ummadığımız kadar aydınlık bir ufka doğru götürebilir …  Gölgelerinden kaçanlar değil, onunla yüzleşip, onu tanımlayıp, ışıklarının gölgelerinden daha büyük olduğuna dair inançlarını yitirmeyenler ve umut ve gayretle yola devam edenlerdir, şu hayatın sırrına erecek olanlar! Ay Tutulması soslu bu Dolunay’ı gölgenizin gözünün bebeğine bakmak için kullanın. Unutmayın; iyi kaptanlar fırtınanın kıyısında gezinmezler, fırtınanın gözü denilen merkezini bulup orada dengede kalmaya çalışırlar… Ta ki sular durulana kadar!

Lean on Me diyor Beth OrtonTerry Callier ikilisi  … Bazen bir sestir içimizde dayabildiğimiz tek şey … bizi fırtınada ayakta tutan tek şey ”DAYAN!” diyen bir sestir! Sesimizi bulmak ve başkalarının yaşamında umut veren bir ses olabilmek dileğiyle :)  Şarkıyı dinlerken DOLUNAY’ın burçlara göre etkilerini de – hemen alt paragrafta – okuyabilirsiniz… Ama eğer güneşinizin ya da yükseleninizin yeri, girdiği burcun ileri derecelerindeyse, bir sonraki burç yorumunu da okuyun. Çünki bu tür yorumlarda aslolan haritanızdaki ev yerleşimleridir.

KOÇ ve Yükselen KOÇ : Özgürlük güzeldir :) Kafamıza göre takılmak, yüreğimizin götürdüğü yere gitmek, yeni ve bilinmeyenin peşine düşmek daima ufkumuzu açar ve enerjimizi tazeler. Ama insan ilişkileri de gereklidir… Ve ilişkiler talepkardır! Bu Dolunay’da rahat soluk alınacak alanlara sahip olmak, kendi yolunu çizmek, bağımsızlığını korumak ya da kalabalıktan farklı düşünüp davranmak ihtiyacı çok yoğun olacak Koçların.  Aksi gibi de, yakın çevrelerindeki insanlar, olaylar, gündelik yaşamın gel-gitleri yollarına engel çıkartır gibi olacak. Kimseyi kırmamak, ya da zaruri görüneni ihmal etmemek adına, kendinizi zapt-ı rapt altına almak belki de çok zor gelecek. O zaman unutmamanız gereken tek şey denge! Hiç kimse bir ada değildir. Ama yakınlaşmak ve paylaşmak, aynılaşmak da değildir… Bunları sakin sakin anlatamayacak kadar bunalmış hissediyorsanız kendinizi, kavga çıkartmak yerine susun! Sular durulsun, alevlerin yüksekliği azalsın, sesler kesilsin, kalbinizin ritmi biraz normale dönsün. O zaman neyi söze dökmeniz, neyi hayata geçirmeniz, düşüncelerinizi nasıl savunmanız gerektiğini daha iyi farkedersiniz. Bir de küçük uyarı; iyi niyetler de, güzel düşünceler de, davranış ve sözlere yansıtılmak içindir. Hayat içinde tam aksini ya da pek azını ortaya koyabildiğimiz değerlere ne kadar inandığımız ise sorgulanması gereken bir konudur… BUNU DÜŞÜNÜN!

BOĞA ve Yükselen BOĞA : Eksiklik duygusu hiç size göre değil dimi? İhtiyaç duyduğunuzu düşündüğünüz maddi manevi kaynakların musluğu tıkanınca, size birşeyler oluyor :) Eğer birşeyler artık umduğunuz gibi gitmiyorsa; alıştığınız kadar kazanamıyor, beklediğiniz kadar takdir veya talep görmüyor, yaşamda bir tat ve anlam bulamıyorsanız, sorgulamanız gereken birşey var; size sunulan kaynakları, imkanları, zamanı ne kadar verimli kullandınız? Kapılar, sofralar, kucaklar, gönüller, hazineler, sizin önünüze sunulduğunda, düsturunuzu bozduğunuz, abarttığınız, ipin ucunu kaçırdığınız, suistimal ettiğiniz, bir şeyler oldu mu? Başkalarından istediklerinizi alırken, onlara istediklerini vermeyi ne kadar önemsediniz? Galiba bu dolunay biraz kaynak tespiti ve borç kabulü zamanı olacak sizin için. Elinizdekiler size yetmezken paylaşmak, ya da yemediğiniz yemeğin hesabını ödemek zor gelebilir. Ama unutmayın; feda edebildiklerimizdir bizi zenginleştiren! Endişe yükünü sırtınızdan atıp, kendinize bir çeki düzen verin :) Neyi korumak için neden vazgeçtiğinizi bazen göremiyor olabilirsiniz. Şayet sadece sahip olmayı sevdiğiniz için elde tuttuğunuz ama işinize yaramayan ya da hakkını veremediğiniz şeyler varsa, onlarla ilişkinizi gözden geçirin.

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER : Aşk kapınızın paspasında yatıyor. Kapıdan kovsanız, nerdeyse bacadan girecek :) Ama sizin benlik duygunuz, özel alanınızı koruma güdünüz, bildiğinizi okuma ihtiyacınız ya da belki sadece ayran gönlünüz, bir kaygı bir gerginlik bir huysuzluk içinde! Uyuşmaktan değil, zıtlaşmaktan, kaynaşmaktan değil ayrışmaktan yanasınız. Mesele şu; siz aşk istiyorsunuz ama bağlılık istemiyorsunuz. Ya da ikili ilişkilerin getirdiği yükümlülüklerden yana ağzınız öyle yanmış ki, şimdi yoğurdu üfleyerek yiyesiniz var. Bazılarınızın yaşamında da, yeni seçimlere, yeni tanımlara, yeni başlangıçlara kalkışmak arzusu var ama hayatınızda varolan kontratlar bileğinize sarılmış sizi geri çekiyor… Bu yalnız duygusal ilişkilerde değil, ortaklık içeren veya karşılıklı taahhütler içeren her konuda böyle. Bu Dolunay’da yaşanacaklar, hangi ortaklıkların size uygun olduğunu ortaya koymakla kalmayacak, sizin de hangi ortaklıklara hazır ve uygun olduğunuzu daha iyi anlamanızı sağlayacak. Hayırlara vesile ola :)

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ:  İstemediğiniz sorumlulukları taşımaktan, neye yaradığı belirsiz emekler vermekten, keyfinizi kaçıran ufak tefek sağlık sorunlarıyla ya da böyle sorunları olan kişilerle boğuşmaktan, yığılmış el atmanızı bekleyen işlerden, sizi boğan düzenlemeler ve rutinlerden ya da başı alınamayan düzensizliklerden pek bi sıkılmış hissedebilirsiniz kendinizi bu Dolunay’da… Biraz içinize çekilmek, sakinleşmek, kendi halinize bırakılmak istiyorsunuz. Ama sanırım bu Dolunay’ın sizin için dersi, huzuru etrafınızda ya da koşullarda değil, içinizde bulmak. Hayatın ipini canımız istediğinde çekip, istemediğinde gevşetemeyiz. Sorumluluklarımızı zamanında yerine getirmediysek, ilk fırsatta yerine getirmek, bunun için çaba ve iyiniyet göstermektir bize huzur verecek olan, kaçmak değil. Ya da aldığımız sorumluluklar bize bu kadar ağır gelmeye, kendimizi esir gibi ya da depresif hissetmemize neden olmaya başladıysa, hastalıktan, huzursuzluktan, zamansızlıktan yıldıysak… belki de yeni bir yaşam düzeni, yeni bir yeme-içme-oturma-kalkma anlayışı, yeni bir iş, ya da hayatımız için yeni bir çerçeve tanımlamak zamanı gelmiştir… Galiba vicdanlı tavır ile yersiz suçluluk duygusu arasında ayrım yapmak, düzen ihtiyacı ile sorumluluk alma kapasitesi arasında makul bir denge kurmak ve paniğe bağlamak yerine iç huzuru bulmayı öğrenmek zorunda Yengeçler! Hımmm enteresan :)

ASLANve Yükselen ASLAN : İnsan ilişkilerine ihtiyaç duyuyorsunuz… Eh tabii, vitrinsiz kuyumcumolur, sahnesiz oyuncumolur :) Ama sanki bu Dolunay’da size kendinizi sorgulattıracak sahnede olmanın getireceği yansımalar. Ya kendinizi başkalarıyla karşılaştırıp, kaygılara kapılacak, eksikler bulacak, özgüveninizdeki deliklerinin yerlerini keşfedeceksiniz, ya da kabul edilebilir sınırlar, hoş görülür tutumlar, sorumluluk anlayışınızın gerektirdiği tavırlar içinde kalmak size arzu ettiğiniz konumu getirse dahi, kendinizi fazlasıyla özgünlüğünüzden ve kişisel tercihlerinizden fedakarlık etmiş gibi hissedeceksiniz. Bazı Aslanların da bu Dolunay’da aşk mağduriyeti yaşaması ve girdiği maceraların akıbeti hakkında karar alma mecburiyeti duyması söz konusu… Karar önemlidir Aslanlar’ım karar çok önemlidir! İmajlar yokolur, keyifler biter, heyecanlar durulur… İnsana ne taht baki kalır ne de baht… Gurur da gün gelir yerle bir olur. Baki kalan tek şey onurdur! Onurlu bir karar ve kararlı adımlardır bizi kendi kendimizden hoşnut bırakan.

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK : Başaklar bu aralar kapılarını kapatıp, sınırlarını çizip, güvenlik bariyerlerini koyup, ocağın üstüne de bir çorba koyup, huzurlu bir halde oturmayı özlüyorlar. Ama kapılarını çalan çalana… Oluşturmuş oldukları beklentiler, atmış oldukları imzalar, üstlendikleri yükümlülükler var. Dolunay, bu dünyada nereye ve hangi koşulda ait olduklarına karar vermek için onları zorlayacak! Eğer bazı tanım ve yetkiler size ağır gelmeye, bazı işler sizi tatmin etmemeye ya da talepler boyunuzu aşmaya, üzerinizde baskı kuranların beklentilerine uymak sizi kendinizden, özünüzden uzaklaştırmaya başladıysa, o zaman temizlik harekatlarının ve sınırı çizip noktayı koymanın zamanı gelmiş demektir. İç huzurundan ne anladığınızı, güvenlik duygunuzu, aidiyet ihtiyacınızı bu Dolunay’da şöyle bir gözden geçirin. Bazı Başaklar da bu Dolunay’da pozisyonlarını kaybetmekten ya da hedefledikleri pozisyonu elde edememekten endişe edebilirler… Bazı görevler bize verilmiyorsa ya da verilenler elimizden alınıyorsa, bazı evlilikler yürümüyorsa, ya da istesek de evlenemiyorsak, en son ihtiyacımız olan şey endişeye düşmektir. Hiçbirşey sizin çektiğiniz yöne doğru ilerlemiyorsa, boşa kürek çekmeyi bırakın. Kapınızı kapatın, çorbanızı koyun ocağa, karnınızı şükür ve huzurla doyurun. Sonra da yapmanız gerekenleri yapın ve sabah ola hayrola diye yatın uyuyun… Çünki bazen biz ne plan yaparsak yapalım, evrenin bizim için daha iyi bir planı vardır :)

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ : İletişim ve etkileşim ihtiyacı duyuyor Teraziler bu aralar. Anlamak, sormak, bilmek, anlatmak, dile dökmek, gevşemiş bağlarını yeniden kurmak ya da toptan koparmak istiyorlar. Hem onların hem de muhataplarının eteklerindeki taşları dökecekleri bir zaman olabilir Dolunay… Yargıdan bekleyen işlerinden haberler, çatışmalı netameli ilişkilerinde uzlaşmaya ya da netleşmeye yönelik konuşma veya yazışmalar, karşılıklı itiraflar, ya da göz ardı edilen idrak edilemeyen gerçekleri önlerine ya da zihinlerine düşürecek tesadüfler yaşayabilirler. Bu süreçte hak peşine düşerken haksızlık etmemeye, kendilerini temize çıkartmak için yalan söylememeye, ya da insanları kazanmak için tutamayacakları sözler verip, inanmadıkları yeminler edip, sonra zor durumda kalmamaya, gerçek düşünce ve tercihlerinin ne olduğunu hem kendilerine hem de başkalarına dürüstçe söylemeye önem vermeleri iyi olur. İnandıklarınız, söyledikleriniz ve yaptıklarınız arasındaki gölgeli alanları ve geniş aralıkları kaldırın. Açık ve adil olun! Eğitim hayatları ile ilgili belirsizlikler, gecikmeler yaşayan Terazilerin de yeni fırsatlar yakalayabilecekleri, yeniden gayret göstermeye başlayabilecekleri bir zaman. Ama en önemli bileşenler samimiyet ve gayret!

AKREP ve Yükselen AKREP : Her seçiş bir vazgeçiştir! Akrep bunu pekala bilir… Ama mazohist yanı onu bahar gününde doğa gezmesine değil aile mezarlığına çeker! Acıya mutluluktan daha fazla inanır. Kaybedince rahatsız olmaz da, kazanınca huzursuzlanır. Bulunca bunamaya, kıymet verilince şımarmaya, kısmet verilince oyalanmaya, düz yol önünde dururken yokuşa tırmanmaya pek meraklıdır. Yeni fırsatlar önünüzde gayret göstermenizi bekliyor. Hatta musluğun ağzı açılmış, yeni kaynaklar önünüze akıyor. Bu aşamada yapmanız gereken bir yandan fırsata emek verip kaynağı genişletirken, diğer yandan da eski hesapları ufak ufak kapatmak. Kredi ödemeleriniz dururken, kazanılan parayı çar çur etmek, iyi bir ilişkiniz varken eski sevgilinizle kaçamak yaşamak, değer verdiğiniz ve size değer veren insanları kaybetmenize neden olacak tuhaf modlara girmek bu Dolunay’ın size getireceği sınavlar olabilir. Bazen canınız su çekse bile, ”çeşme ben senin suyundan içmem” demeyi hatırlayın! Yoksa gönlünüzün ve ömrünüzün pınarlarını kurutursunuz…

YAY ve Yükselen YAY : Yaylar, eşlerini arıyacaklar bu Dolunay’da! Eş, yoldaş, yaşam ortağı, iş ortağı bildikleri insanların ellerini arayacaklar… Dostun düşmanın, hayatlarında kalıcı olanın olmayanın adını koymak isteyecekler. Beklenti yüksek olunca, hayal kırıklıkları da büyük olur Dostlar! İnsanlar tam bizim istediğimiz şekilde, tam bizim istediğimiz zamanda, ve tam bizim umduğumuz kadar vermezler onlardan beklediğimiz şeyleri… O yüzden konumlar için insan değil, insanlar için konum biçmektir hayırlı olan! Bu dolunayda yaşayacağınız gelişmelerle, bazı insanlara yüklediğiniz değeri ve yeri sorgulayacaksınız. Kendinizi de sorgulamayı ihmal etmeyin olur mu… Çünki ikili ilişkilere şekil veren daima iki kişidir. Ve içimizdeki çocuğun kalbini asıl teslim etmemiz gereken yer başka eller değildir. Halil Cibran’ın dediği gibi; sadece hayatın elleridir bir kalbi elinde tutabilecek olan … sadece hayat!

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK : Kendimizi kurban gibi gördüğümüzde, verdiğimiz emeklerin de bir değeri olmadığını zannederiz. Oysa, bize kendimizi  kaybolmuş, tutsak düşmüş, hiçe yaşamış, herşeyini kaybetmiş gibi hissettiren şey, hayatlarımınız BEKLENTİ üzerine kurulu olmasıdır. Başkalarının bizi yargılamasına ve acımasızca eleştirmesine kızar hatta bu yüzden bunalıma gireriz. Ama biz de aynı acımazsızlıkla başkalarını hatta daha iyisi HAYATI, KADERİ, FELEĞİN ÇARKINI, RABBİN ADALETİNİ yargılar dururuz! İnsan oğlu iki şey ile mağluldür; nisyan (unutuş) ve isyan  :) Emeğe odaklanın Dostlar, emeğe… Emeğin insanlar katında değeri her an tam umduğumuz gibi bilinmese ve karşılığını bulmuyormuş gibi görünse dahi, insanın ne kendine ne hayata verdiği emekler boşa çıkmaz. Feleğin çarkı döner ve her şey yolunu bulur… Yeter ki siz ruhunuzun elini bırakmayın!

KOVA ve Yükselen KOVA : Şansım yok demeyin! Çabam var mı diye sorun kendinize bu Dolunay’da başı-dumanlı Kovalar :) Eğer bir şeyler umduğunuz gibi gitmiyorsa, kalbinizi bozmuş, ya da yaptığınızın içine az gönül katmışsınız demektir! Sizi bir deli Kova olarak tasarlarken Alemlerin Rabbi, böyle elinizin ucuyla iş yapın diye tasarlamadı :) Bazılarınız da aşktan umduğunu bulamamış vaziyette değil mi bu aralar… Bir karar arefesinde durduğunuzun farkındasınız. Tek bir öğüt; bazen hiçbirşey göründüğü gibi değildir! Yani bazen umduğunuz kadar iyi, bazen de düşündüğünüz kadar kötü değildir yaşanmakta olanlar… Hangisinin gerçeğe yakın olduğunu anlamak için, kalbinizdeki şu Dolunay ateşinin sönmesini bekleyin. Serinkanlı olduğunuzda ve olaylara mesafe aldığınızda daima daha iyi karar verdiğinizi siz de bilirsiniz.

BALIK ve Yükselen BALIK : Balıklar için ortaya çıkmak, insiyatif almak, varım demek, adını kağıda yazıp altına imzayı atmak zamanı… Ama içinizde bir güvensizlik, bir tedirginlik… Varlığına alıştığınız koşullardan mahrum kalmak, tanıdık bildik iyi kötü alışıldık insanları küstürmek, hatta içinizdeki uykulu tembel öğrenciyi sabah ayazında yola koşmak ihtimali var… Sorumluluk almak, iki yanı keskin bir kılıçtır! Hayatınızın dümenini ele aldığınızda, yolda karşınıza çıkacak fırtınanın da, varacağınız limanın da ikbali ve vebali sizden sorulur. Almadığınızda ise, sizi müsait balık (ya da basitçe alık) belleyip yutmaya kalkacak irili ufaklı çook balık bulunur! Başka balıkların insafına kalmamak için, rotanızı çizin ve yolunuza bakın. Korku ve kaygıları da fazla beslemeyin kalbinizde. Balığın yuvası kovuk olsaydı, yüzgeçleri değil, duvarlara tutunmak için vantuzları olurdu!

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s