Posted in Kısa Dönemli Etkiler

Bugün Biraz Gerilimli Başlayabilir ve Bu Hafta Biraz HAREKETLİ Olabilir…


Pluto retro hareketini bitirip normal akışına geçiyor. Yeni AY’la birlikte gerçekleşen bu dönüş, retro sürecinde yaşadığımız olaylardan çıkarım yapmak ve bunlar doğrultusunda hayatımızda yapacağımız değişiklikler için aksiyon almaya son derece uygundur. Aynı süreçte – tam açıyla yarın –  Pluto’nun Retro Uranüs ile karesi de tam hale gelmektedir.  Bu da Pluto’nun retro ancak Uranüs’ün düz olduğu süreçte yaşanan ilk Pluto-Uranüs karesinden – 24 Haziran’dan – beri rahatsızlık veren gerilimlerle ilgili aktif adımlar atılacağına işaret eder. 

Bugün ise, AY Pluto ile Kare, Uranüs ile de karşıt açı yaparak güne başlamıştır! Bu duygusal olarak gerilim alanlarını yeniden hissetmemize neden olacak ve değişimi başlatma arzusunu ortaya çıkartacak bir ilk kurşun gibidir. Gün içinde Jüpiter ile üçgen yapacak olması, kısmen hissiyatımızı abartmamıza yol açsa da, çözüme yönelik adımlar atmak için daha umutlu hissetmemize, hayatımızda aksayan ya da huzursuzluk veren meseleleri yoluna koymak konusunda daha cesur ve imanlı hissetmemize neden olabilir.

Düz yola giren Pluto’nun Chiron’la üçgen açısı hassas cerrahi müdahaleleri kolaylaştırmaktadır.

Bugün Ay’ın tetiklediği sorgulama ve rahatsızlıklar hakkında konuşma ve kararların Merkür’ün Uranüs’e karşıt ve Pluto ile kare konumda duracağı 18 – 23 Eylül sürecinde yapılması mümkündür. Aynı süreç içinde Güneş’in Ay Düğümleri ile yapacağı olumlu açılar, kaderimizi belirleyecek gelişme kararların bu devrede alınabileceğine işaret etmektedir.

 Bu dönemde herkesin sözcüklerini çok iyi seçmesi ve iletişimde yaralamak değil, çözüm bulmak ve uzlaşmak için gayret göstermesi yerinde olacaktır. Özellikle Ay’ın Pluto ile kavuşum yapacağı 23 Eylül gününe dikkat etmek iyi olur! Zira duygu patlamalarına ve kesin virajları kazaya meydan verecek bir hızla almaya hayli uygun bir ruh hali oluşabilir.

Bu hafta kişisel yaşamlarımızın ötesinde, toplumsal anlamda da gerilimlerin tırmanabileceği ve hızlı karar süreçlerine girme eğiliminin doğacağı bir zaman dilimi olabilir. 

Vehim ve vesveseye kapılmamak, serinkanlı ve basiretli olmak, kayıplar ve kazançları uzun vadeli olarak düşünmek, olayların ve insan tutumlarının arkasındaki nedenleri iyice gözden geçirmeden ve plansız hareket etmemek ve tekrar vurguluyorum ”ağzımızdan çıkan lafın gittiği yeri bilerek” konuşmak, yıkıcı değil çözümcü düzlemi her zaman muhafaza etmek, bu  dönemden çok büyük yüklerden kurtulmuş olarak çıkmamızı sağlayabilir.

Yaşamımız hakkında kararlar almamızı ve hayatımızın çizgisini belirleyen adımlar atmamızı gökler tetikler… Ama adım atan daima biziz! Bu adımları atarken kaybetme korkusu, çıkar kaygısı, bencillik, hırs, intikam arzusu gibi yıkıcı güdülerle davranırsak, akışı evrenin geliştiği yönün aksine zorluyor olacağımız için, seçimlerimizin sonuçları bize ve çevremize hayır getirmeyecektir.

Zor seçimler ya da çıkmaz görünen durumlar karşısında, yüzünü Rabbe dönen, elini kalbine koyan ve tüm samimiyetiyle hayırlı bir çözüm bulmayı ve uygun olan tercihleri yapmayı dileyenler ise, ASLA GERİ ÇEVRİLMEZ… 

Yüzünü ufka çevirmiş ve nefis bir jazz soundu ile zenginleştirilmiş huzur veren bir müzik parçası ile tamamlansın bu yazı …

MOR DAĞLAR – Erkan Oğur Usta’dan

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s