Posted in Uzun Dönemli Etkiler

Jüpiter – Chiron Karesi … ACI BEDENİMİZLE VEDALAŞMAK


Jüpiter bolluk bereket ve genişleme getirir diye bilinir… Bu aralar genişlemeyi, algı ve tutumlarımızın sınırlarını esneterek yapıyor. Alışmışız; ne olsa Satürn’den biliriz de … bu aralar Jüpiter – yani bizim büyük büyük babamız – çeviriyor bütün dümenleri.

Retro konumda olan Chiron ile kare yapıyor bir kaç gündür. Bu kare 24 Temmuz’da tamlık kazanacak ama zaten Chiron ters döndüğünden beri şimdi anlatacağım etki, eni konu devrede… Merkür retrosu bitene kadar da böyle olacak.

Jüpiter’in tek marifeti bu değil :) Retro Uranüs ile de 60’lık açı yani sinsi bir işbiliği içinde! Bu yumuşak bir açıdır ama, Jüpiter’in Uranüs’e gel beni uçlara çek, aklımı karıştır, daha önce yaşanmış deneyimlere ummadığım anda beni geri götüren olaylar çıkart önüme, hesaplaşmak istemediğim herşey yıldırım çarpmış gibi kafama düşsün … diye davetiye çıkartmasıdır!

Bugün – 22 Temmuz – biraz ilginç deneyimlerle geçmiş olabilir… Zira Jüpiter, hem Retro Merkür ile ılımlı açıdaydı yani kafalar hep geçmişe gitti gitti geldi … hem de Başak Burcunda yol alırken, aşırı beklentiye giren Ay’a kare yaptı ve gelmiş geçmiş bütün acı duygusal tecrübeleri hatırlayıp ”ah-ü-zar etme … en yakın arkadaşını arayıp iki bardak çayla sarhoş olmuş gibi şikayet deryasına gömülme” tarzı davranışları teşvik etti.

Bir süredir yaşıyoruz ve bir-ik hafta daha böyle gideriz dediğim konuya gelelim; konumuz ACI BEDENLERİMİZE VEDA etmektir Dostlar! Her insan duygusal kırıklara neden olan deneyimler yaşar ve bunlardan dolayı savunma sistemleri geliştirir. Bazen bu savunma sistemlerini adeta bir kabuk gibi üzerimize giyeriz. O zaman ‘’ACI BEDENİ’’ dediğimiz bu elbise, bizim doğal akışa dahil olmamıza ve yaşam içerisinde karşılaştığımız olaylara ve insanlara ‘’masumane’’ cevaplar vermemize mani olur. Davranışlarımız, geçmişten beslenen kurgular dahilinde verilen tepkilere dönüşür. Bu döngüyü kıramadığımız zaman, yaşam amacımızı gerçekleştirmemiz ve manevi anlamda potansiyelimizi ortaya çıkartmamız güçleşir.

Neler mi yaptırır bize ACI BEDENİMİZ;

  • Karşımıza bize yardım etmek isteyen biri çıkar – acaba benden ne beklentisi var deriz
  • Karşımıza yeniden yakınlaşma ve sevgi dolu bir ilişki yaşama ihtimali çıkar – hem içimiz gider, hem yeniden kırılmak korkusuyla ondan kaçabildiğimiz kadar uzağa gideriz
  • Karşımıza bizi daha önce incitmiş olan birinin tarzını hatırlatan biri çıkar – ona düşman kesilir ve her yaptığını kötüye yorar, bütün geçmişten gelen korkularınızı ona transfer ederek muamele ederiz
  • En kötüsü, mutlu olmayı, iyi şeylerle karşılaşmayı hak etmediğimize öyle bir inanmışızdır ki; umutsuz, kırgın, isyankar, huysuz, tatsız-tuzsuz olmaya hem hakkımız olduğuna, hem de bunun bizi yeni hayalkırıklarından koruyacak en iyi kabuk olduğuna iman ederiz!

Her haritanın hem bazı eğitsel zorlukları, hem de bazı ”ufuk açıcı” çıkış noktaları mevcuttur. Baktığım haritalarda, insanlara mutlaka ÇIKIŞ NOKTASI’nı göstermeye gayret ederim. Ve ne olur bilir misiniz; danışan kişi bana ısrarla ”kendi görmek istediklerini” söyletmeye çalışır ve neredeyse şaşmaz bir gayretle altını çizmeye çalıştığım çıkışları es geçmek için elinden geleni yapar :)

ACI BEDENİ, çok rahat ve kuytu bir mağaradır. Bizim en büyük engelimiz olmasına karşın, sırtımızda taşımaya çok alıştığımız bir kabuktur. Onsuz kalmak, bütün bahanelerimizden bir anda mahrum kalmak gibidir! Olumlu düşünmek, hesapsız davranmak, herkese ve herşeye tıpkı yeni doğmuş bir bebek gibi ön yargısız yaklaşmak ve yaşamın hakkını vermek için çaba göstermemiz gerekir! Aaaaa ne kadar ZOR :)

Ama bu aralar Jüpiter’in hınzırlığı üzerinde… Chiron ile elele verip, diğer hızlı gezegenlerle de kah ılımlı kah gergin açılar yapıp, yüzümüze vurmakta ”tutunduğumuz acıların” bize sadece yorgunluk ve anlamsızlık getirdiğini…

Ha Gayret Dostlar! Ha Gayret … ne kaldı kaybedeceğimiz zincirlerimizden başka…

STING söylüyor ; I AM LOST WITHOUT YOU – Sensiz Kayıp Bir Adamım Ben

”Eğer beni terkedip, başkasının olursan
Bu hayatı kendime bir hapishane yaparım
Hem de sonsuza dek!
Ne zaman bir hapishanenin kapıları açılsa, düşmanlarımız çıkar ortaya zira!
O yüzden ben sana deliyim, divaneyim…
Sensiz kayıp bir adamım ben!”

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s