Posted in Burçlar

YENGEÇ BURCU … Alice Tavanarasında :)


October by Devon Kelley Yurdin
October by Devon Kelley Yurdin

ONLARA HABİRE LAF GEÇİRDİĞİMİ İDDİA EDEN SEVGİLİ YENGEÇLERE ADANMIŞTIR! Eski bir yazı ama nerde Yengeç’te o gayret… arasın da bulsunda … okusun da… ;) Sevgili Öğretmenlerime Sevgiyle…

Bir Yengeç’e ne yaptığını sorsan, bin tane şey söyler :) Ama aslında en fazla yaptığı şey ARAMAK’tır… Neyi mi; HARİKALAR DİYARI’nı … Nerede? TAVANARASI’nda…

Yengeç Burcu’nun yönetici gezegeni Ay ve doğal mekanı 4. evdir. Bu iki bileşeni anlamadan Yengeç’i anlamak mümkün değildir. Önce 4. evden bahsetmekte fayda var. Denir ki, 4. ev haritanın merkezidir. Başladığın yer çıkış noktan ve bu devranda dönüp geleceğin yer, o yerdir. Kökün, anavatanın, yuvan, beslendiğin rahim, kopmayan göbek bağın, baba ocağın, ana kucağın, göklerden aşağı indiğin merdiven, etrafına ördüğün kale… Öyle tanıdık ve öyle güvenlidir ki, Yengeç’in ”evcil” diye bilinmesine şaşmamak lazım. Aslında fiziksel anlamda ev değildir dertleri. Fakat daima tanıdık ve güvenli bir ortam ararlar kendilerini var edebilmek için. Yengeç’i Yengeç yapan şey ”aidiyet” hissidir.

AY’dan da söz etmeliyiz tam bu aşamada… Tek’ten kopup gelmiş bir bebektir Yengeç! O ”büyük özne”nin içinde var olmaya alışmıştır. Sağlam bir kökten ve teslimiyetin tek kural olduğu bir yerden gelmektedir. Ve hep ait olduğu yerin, kopup geldiği güneşin ışığını yansıtmak ister. Tıpkı AY gibi…  Kendi başına ”güçlü ve özgür” olmayı, kendine bir hedef saptayıp ona doğru yürümeyi öğrenmesi gerekir. Egosunun üzerini sert birt kabukla kaplamaya, kendini herkesten korumaya çalışması bu ”beceriksizlik” hissi yüzündendir. Hayat içinde, – kumda yan yan yürüyen yengeçler gibi – herkesten biraz daha farklı yöntemlerle ilerlemesi de… Hatta zamanın olmadığı bir yerden geldiği için, her yere geç kalmasını bile, az bişey affedebiliriz!

Yengeç sahip olduğu ”maddi ve manevi”değerlerin kendisini yansıttığını düşünür. Bu yüzden de kendisiyle bütünleştirdiği şeylere sıkı sıkıya sarılır. Malı, parası, ismi, işi, üstü başı ve sevdikleri pek ”kıymetlidir.” Bunları kamuya açmaktan hazzetmez ama paylaşmayı arzu ettiği kişilere gönlüne göre sunar. Onun birşey paylaşması, karşısındakine kıymet verdiğini gösterme biçimidir. Örneğin birilerini yemeğe davet ettiyse elinden gelenin en güzelini yapar. Hediye vermeyi de bu yüzden önemser ve vereceği herşeyi – bunlar da onun değerini yansıttığı için – özenle seçer. Ama bazen birşeyi birine almaya gidip, çok beğenirse vermeye kıyamadığı için kendine aldığı, sonra da müsriflik ettiği çin kendine kızıp asıl hediye vereceği kişiye biraz ucuzundan bir seçim yaptığı da görülmemiş şey değildir :))) Sonuçta ”bakım ve ihtimamı” en fazla hakeden ne olursa olsun Yengeç’in kendisidir!

Kardeşlerine ve ahbaplarına düşkündür. Yakınına aldığı insanlardan sadakat ve tutarlılık bekler. İletişimlerinde biraz ketumdur! Geveze bile olsa aslında kendine dair fazla birşey söylememektedir. Çünki Yengeç içinden gelen sesler ile etraftan duydukları arasında daima kararsızdır! Hangi fikrinin vesvese, hangisinin içgörü olduğuna karar veremediği için kendisi de sıkıntı çekmektedir. Kendi içinde netlik sağlamadığı şeylere başkasının dikiz atmasından ve parmak basmasından hiç hazzetmez – hemen kapaklarını indiriverir.”İfade Yeteneği” konusunda kompleks sahibi olmaları mümkündür. Aklına estiği gibi konuştuğunda anlaşılmadığının farkındadır. Zaten genellikle ne kadar zeki oldukları biraz geç anlaşılan insanlardır… Ama sözel yeteneklerini disipline etmeyi başaran Yengeç’lerin iletişimlerinde güçlü bir espri anlayışı ve derinlik sergiledikleri de bilinir.

En büyük aidiyeti evlerine hissederler, o yüzden de en fazla özendikleri yer evleridir. Ev adeta onların bedenleri gibidir… İçini kendilerini bütünleyen ve yansıtan şeylerle doldurmak ve ”bolluk” duygusunu her anlamda yaşamak isterler. Beslenmek onlar için çok ”özel” bir ritüeldir! Tam istediği gibi yemediğinde ve doymadığında Yengeç’ten bir hayır gelmez :))) Genellikle iyi yemek de yaparlar… Hatta erkekler içinde yemek yapanların çoğunda bir Yengeç damarı olduğu tespit edilebilir! Ama aslında mümkün olsa annelerinin elinden – ya da tercihan memesinden – beslenmeyi tercih ederler. Annelerini erken kaybeden ya da bir biçimde onlarla iyi ilişkiler kuramayan Yengeç’lerin ise mutlaka ”göbek bağı” kurdukları insanlar vardır. Bunun nedeni ”topraklanma” ihtiyacıdır! Kendilerini bu dünyaya sımsıkı bağlayan birşey olduğunu hissetmek onlara iyi gelir

”Anaç” bir burç olarak bilinirler ama çocukları sevmek ve onlarla iyi geçinmek ile çocuk sahibi olmak ve sorumluluk almak apayrı şeylerdir! Aslında kendi ritimlerine ve tercihlerine müdahale edecek ve onlardan hazır olmadıkları zamanlarda birşeyler talep edecek hiçbirşeyle kontrat yapmak istemezler. Hayvan beslemek konusunda bile, sokaktaki kedi-köpeklere mama taşımayı tercih ettikleri ama eve düzenli olarak bakılacak bir hayvan almaktan çekindikleri bilinir. Fakat bir biçimde çocuk sahibi olduklarında, bunu çok ciddiye alır ve çok sahiplenici bir biçimde yerine getirirler. Dişi Yengeç’ler çocuklarını kendi bedenlerinden kopmuş ama hep bir biçimde kendilerine ait bir varlık olarak görür, onlarla aralarındaki göbek bağını kopartmakta da bir hayli güçlük çekerler. Aslında bu bir ”transferans” ilişkisi gibidir! Çocuk yapan Yengeç çocukluğundan vazgeçmeyi kabul etmiş demektir ve bu geri dönüşü olmayan bir yolculuktur. Yengeç bunu önce bir tuzak gibi algılayacak, ardından da kendisi için düşlediği yaşamı çocukları adına oluşturmak üzere kolları sıvayacaktır. Kendi cinsinden olan çocuğunu kendine benzeterek ve kendi rollerini onun sırtına yükleyerek, karşı cinsten olan çocuğunu ise sonsuza dek ona sadık kalacak bir sevgiliye dönüştürerek, onların enerjilerini boğmamaya özen göstermesi gerekir. Erkek Yengeç’lerin ise anneden çok anne olmaktan, çocuğu anneden – anneyi çocuktan kıskanmaya kadar ilginç tepkileri olabilir… Ama her halükarda sorumluluk duygusu gelişkin ve çocuğunun mutluluğunu fazlasıyla dert eden babalar oldukları bilinir. Özellikle kız çocuklarına aşırı bir düşkünlükleri vardır.

Yengeç partnerini kendisi seçer! Onun dünyasına siz arzu ettiğiniz için giremezsiniz… Onun bunu şiddetle arzu etmesi ve size ”sarması” gerekir. Yoksa basit bir macera olarak kalır ve bir sonraki emre kadar köşenizde durmak üzere geri gönderilirsiniz. Öte yandan, cinsellik konusunda son derece tutkulu olan Yengeç’ler, ten uyumu yakaladıkları insanlara bağımlı hale gelebilir ve onları da kendilerine bağlamak için ”masum” hallerinden beklenmeyecek şeyler yapabilirler. Size sizi hissettirerek, tam olmak istediğiniz şeyi olmanıza izin vererek, kendilerini hayal edemeyeceğiniz kadar teslim ederek, gökte yanan bir güneş misali parlamanızı sağlarlar.  Elbette paso kıskançtırlar! Bu tartışılamaz bir gerçektir ve şüpheye düştükleri zaman size dünyayı zindan ederler. Bu durum zamanla çok bunaltıcı bir hal alabilir… Ama, gitseniz de, bir başka insanla öylesi bir bütünlük yakalayamadığınızı görüp geri gelirsiniz.  O zaman Yengeç dizginleri eline geçirir ve zayıf zannettiğiniz kişinin sizin üzerinizde kurabildiği bağlayıcı etkiye hayret edersiniz. Yengeçlerin ”ne seninle ne sensiz” formatındaki ilişkileri sonsuza dek sürdürmek konusunda, başka burçlarda görülmeyecek bir ”yeteneği” vardır

Söz konusu evlilik – yani hayat ortaklığı – olduğunda ise, Yengeç sıvı halden çıkıp, katı hale dönüşür! Gönül macerasından bağlayıcı ilişki ve sosyal statü formatına geçildiği anda, daha farklı beklentilerini de gündeme getirecektir. Evlilik veya iş ortaklığı söz konusu olduğunda kuralları koyan ve dizginleri elinde tutan kişi olmak eğilimini güçlü bir biçimde hissederler. Kalıcı ve sosyal ve ekonomik açıdan bağlayıcı bir ilişkiye girdiğinizde, Yengeç’in ”duygusal” olmadığını ve her türlü hayat ortaklığını ”iş adamı” soğukkanlılığı ile yürütmeye yatkın olduğunu görüp şaşırabilirsiniz. Kendisine kul köle olan bir Yengeç sevgilinin, diktatör bir kocaya dönüştüğünü görmek, bir kadın için sıkı bir şok olabilir!

Son derece ”duyarlı” bir arkadaş olarak tanıdığınız Yengeç dostunuzla bir işyeri kurmaya kalktığınızda, pimpirikli, kuralcı, memnun edilmesi zor ve mesafeli bir hal alması da bir o kadar hayrete yol açabilir… Sorumluluklarının sınırlarını belirlemek konusunda biraz ”kararsız” ve işe geliş saatleri açısından biraz rahat görünseler de, iktidarlarına sahip çıkmak konusunda son derece kararlıdırlar. Neye müdahale edip, neyin dışında kalacakları konusu hep biraz belirsiz olacak, bazı şeyleri ”iyilik” olarak yapmayı önerecek ama asla tamamen üstüne almayı istemeyecek, ve mutlaka her konuda bir fikri olacaktır.

Yengeç çaktırmasa da hırslıdır! Sosyal onuruna, prestijine önem verir. Belirli bir pozisyon elde ettiği zaman da, bunu korumak ve geliştirmek için kendine özgü yöntemlerle ama gayet agresif hedeflerin altından kalkacak bir enerjiyle çalışabilir. Bir Yengeç elemanınız varsa, ona ne istediğinizi ve ne ödül vereceğinizi söyleyip, yöntemlerine fazla müdahale etmeyin! Ama sık sık rapor alın ve küçük hedefler koyup kendi sınırlarını aşabildiğini size ve kendisine göstermesi için ona fırsat verin. Övmeyi ve arada bir yemeğe götürmeyi de ihmal etmeyin. Öte yandan, bir Yengeç yöneticiniz varsa da, SAKIN ayağına basmaya kalkmayın ve iktidarına gölge düşürmeyin. Kolayca alıngan ve tedirgin olabilirler. Ve bu durumda kıskaçlarının ne kadar can yakabileceğini hayal dahi edemezsiniz.

Gelelim yeteneklerine ve mesleki eğilimlerine… Yengeç’in en yaratıcı olduğu konulardan biri başkalarının kaynaklarını değerlendirmektir. Çok sağduyulu ve yaratıcı yatırımcılar olabilirler. Bankacılık, sigortacılık gibi sektörlerde kendilerine kariyer yapmaları mümkündür. Emlak spekülasyonu konusunda da çok yeteneklidirler. Tarih, özellikle din ve sanat tarihi, mitoloji, gibi konularda eğitim almayı ya da zevk için ilgilenmeyi isteyebilirler. İçe dönük düşünce yapıları onları her çeşit bilimsel araştırmaya uygun hale getirir. Elbette her zaman bir lokanta açıp işletebilir, ya da bir butik otel çalıştırabilirler. Anaokulu öğretmenliği de onların çocuklarla son derece iyi anlaşmalarını sağlayan muzip ve doğalarına son derece uygun bir iştir.

Yengeçlerin değişim karşısındaki tepkileri tamamen yok saymaktır! Belirsizliğe bir kararla veya bir tutum değişikliği ile son vermek yerine, ”araf”a kalmayı yeğlerler. Ta ki, hayat onları tamamen havasız bırakana kadar… Ama kendileri bir hayli eserekli olabilirler! Girdikleri ”mod”a bahaneler bulmak konusunda bir dahidirler. Hayat istedikleri gibi gitmediğinde depresyona girip, ilgileri çeken birşey gördükleri anda aynı hızla geri çıkabilirler.Bazen kimsenin onlara dokunmaması için bir ek kabuk haline getirdikleri depresyon eğilimini ”sağlık sorunu” olarak almazsak, en fazla dikkat etmeleri gereken bölgeleri mide ve rahimdir. Kendilerini ifade edemedikleri, kızgınlıklarını bastırdıkları zaman gastrit ve özellikle boğaz bölgesini de etkileyen reflü gibi sorunlar yaşayabilirler. Cinsel enerjilerini olumlu yönde kullanamadıklarında ise en fazla rahim ve yumurtalık bölgesinde rahatsızlıkları olur. Üretken olamamak, bir işe yaramadıklarını düşünmek, kendilerini anlamsız hissetmek, günlük rutinlerinden hoşnutsuz olmak gibi süreçlerde ise, yemek yemeyi abartır, kilo alır ve sağlıksız beslenmeye bağlı olarak kolesterol, damar tıkanıklığı benzeri sorunlara yatkın hale gelebilirler.

Manevi yönleri oldukça gelişkin ve farklı titreşimleri hissetme kapasiteleri oldukça yüksektir. İç dünyaları fırtınalı, bilinçaltları hareketli, rüyaları ikinci bir alem kadar canlı ve karar mekanizmaları daima içgüdüleri ile fazlasıyla bağlantılıdır. Düşünmek ile sezmek arasındaki farkı çoğu kez tanımlayamazlar. Ancak iç disiplin ve özsaygı problemlerini halletmeden önce, etik açıdan fazlasıyla gevşek ve sorumsuz davranma eğilimi gösterebilirler.  Yengeç bu dünyanın ”şakülü bozuk” bir alem olduğunu ilk anladığında önce içine kapanır, sonra tekrar açılırken meleğini susturup, şeytanını fazlasıyla cesaretlendirmeye, bencil, tüketici, prensipsiz ve sorumsuz davranmaya meyledebilir. Bu ”düşmüş melek” sendromunu atlatmak için bir hayli olumsuz deneyim geçirmesi ve kendiyle zorlu yüzleşmeler yaşaması gerekebilir. Kendini yeniden keşfetmeye ve özüne dönmeye karar veren Yengeç’lerin çok farklı bir bilgelik sergilediklerini ve tatlı bir çocuksulukla, sessiz bir olgunluk karışımı ”çelebi” bir duruş benimsediklerini görebilirsiniz.

Yolun sonunda her Yengeç’in öğrenmesi gereken şey, EV dediği yerin kalbi olduğudur! Kendine dürüst kaldığı ve iç sesine kulak verdiği zaman, hem dünya üzerindeki yolculuğunda yolunu kaybetmemek hem de evin yolunu bulmak için başkaca bir göbek bağına ihtiyacı olmadığını huzur içinde keşfedecektir…

MÜZİK! Müzik ruhun gıdası…  Yengeçlere nostaljik ama canlı birşey çalmak geldi içimden :) Can’t Take My Eyes of You – Gloria Gaynor

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

61 thoughts on “YENGEÇ BURCU … Alice Tavanarasında :)

  1. Yengecin özünden gelir gibi yazmışsınız, sanki yazdığınız şeyleri bünyenizde ya da başka birinin bünyesinde siz deneyimlemişsiniz gibi gerçekçi yansıtıyorsunuz, farkında mısınız:) IC noktasında AY olanlar içinde geçerli olabilir mi bu yazı:D

    1. Teşekkür ederim :) Böyle hissedilmesine sevindim. IC noktasında Ay, güvenlik arzusu konusunda hassasiyet verir… İçdünyaya, özel yaşama gösterilen özeni arttırır. Yegeç yazısının başı ve sonunda dile getirdiğim konseptleri vurgular. Ama tam bir Yengeç kişiliği vermez.

    1. Ama yani bu hakikaten çok Yengeç-vari bir bakış açısı oldu duruma :))) Olumlu ya da olumsuz diye birşey yoktur… Bizi dizayn eden, tam istediği gibi yapmış ve üzerimize düşenlerle ilgili hassasiyetler ve yeteneklerle bizi donatmıştır… Elbette bazı yeteneklere sahip olmanın bazı yan etkileri de vardır! Ve ayrıca hiçbir insan burcundan ibaret değildir. Asıl hikaye haritanın bütünüdür… Yine de bana güzel bir ”yok bişi kuzucum geçicek” yazısı da yazdırmayı başarmanız gerçek bir Yengeç olduğunuzun ispatıdır :))) Samimi sevgilerimle

    1. Anlatılan özellikleri OLUMSUZ gören, bakan gözdür :) İnsan kendini olduğu gibi kabul edip sevmedikçe, ne güven duyar, ne huzur bulur, ne de SEVGİ gördüğüne ikna olur ;) Samimi Sevgilerimle…

      1. Bence olumsuz değil ve yazıyı okuduğumda kendimi iyi hissettim ( ben astrolog olmak istiyorum ) … :)

  2. Yengeçler ancak bukadar isabetli ve güzel anlatılabilinirdi. Tedavi olmaya çalışan bir yengeç olarak çok etkilendim. Hayat, olumsuz sanılan özelliklerin gücünü birgün tüm yengeçlere öğretecektir.
    Sevgi ve Saygılarımla
    Can

    1. Çok yerinde bir söz olmuş ”Hayat, olumsuz sanılan özelliklerin gücünü birgün tüm yengeçlere öğretecektir.” Sevgi ve saygılarımla :)

  3. E tamam işte, benim bir suçum yokmuş; hepsi yengeç burcu olmam yüzündenmiş! :))) Şaka bir yana harika tespitler, bazı bölümleri okurken ise kahkaha attım. Klavyene, parmacıklarına, yüreğine sağlık Juno, sevgiyle…

  4. basliktan itibaren nefiss! kucukken bayildigim aysegul serisinden en aklimda kalanı bile, aysegul tavanarasinda”dir! kendimi biraz fazla desifre olmus hissetsem de, yaziya bayildim. yasgunu hediyesi olarak sizin tavanarasından “çelebi”yi sectim, tesekkur ederim!

  5. Bir yengeç olarak bayıldım. Acaba yükseleni akrep bir yengec oldugum için mi bayıldım, onu da bilemedim:))) Şaka bir yana, şimdiye kadar okudugum yüzeysel yorumların aksine sanki yengecleri yakından tanıdığınızı da hissettiğim en derin yazıyı okudum. Çok tesekkurler, sevgiler…

  6. Ay ruhlar alemi ile iletişimimizi sağlarken, bir yengecin bazen yüzeysel bilgiyi işleyemeyecek denli karmaşık ve çelişkili olması onun varoluşunun en cici süsü olur bence. Duygusal zekası oldukça gelişmiştir yengeçlerin, hayata karşı şaşkındırlar bildiğim kadarıyla. Kendine has bir şaşkınlık, bir garip uzaklık, bir garip dişilik.
    Her şeyi öylece kabullenmiş yengeçlerin salıvermişliği de konuşulabilir tabii.

    Bir dostumla yengeçliğin hep utanılacak bir şey olduğunu konuşuur dururduk. İkimiz de yengeçtik, ay burçlarımız ikimizin de aslan idi, onun yükseleni ikizler benim yükselenim ise oğlak idi. :))Konuşurduk, ta ki eski kaynaklarda Ay’ın en güvenilir iletişim aracı/burç yöneticisi olarak kabul edildiğini öğrenene kadar. Belki doğru belki yanlıştı:) Ama Ay övülmüştür… Vahiy de ay tepedeyken gelmiştir,vesair… Belki efsaneleştiriyoruz ama çelişkileri yererek bir yere varılamayacağını anlamışken bugün gerçek bilginin ne olduğu bile tartışmalıyken kendimizi sevmeye sebep bulmakta haksız olmayız sanırım..

    O gün bugündür arkadaşımla ne düşünüyorsak dikkate alıyoruz uçmasına izin vermiyoruz kendimizin kıymetimizi biliyoruz doğrusu. (Halen gizliden gizliye memnun olamasak da)

    Üşengeç olduğumuzu yazınızı arayıp bulamadığımızı iddia etmişsiniz, vallahi bu kafayla böyle algılanan dünya buna değer… :)))

    Size çook teşekkürler..

    sevgiyle.

    1. Ama bu yazıyı yazdıran AY ASLAN :))) Yengeç değil ;) Çıkmış kükremiş içindeki çocuk adına. Daima büyük saygı ve sevgiyle…

  7. ben de yengeçim ve aşırı bi iyimserlik var bende :D ve açıkçası pek de evcimen değilim üstelik eski eşyaları sevmem ve biraz da unutkanım sanırım çünkü asla kin tutamıyorum :) bunun sebebi ne olabilir acaba? ben gerçekte yengeç değil miyim yoksa yaa :O

    1. Bilmem… benim çok Yengeç arkadaşım vardır! Hayata birlikte en çok güldüğüm insanlardır :))) Doğal olarak komiktirler :))

  8. objektif bir değerlendirme yaptığımızda çoğu bana uyar :D beğensem de beğemesem de ben yengecim, yapacak bişey yok :)) ama özellikle son prafraf müthiş…teşekkürler :)

  9. yazınızı okudum garip haller, iyi bir duygusal zeka, öngörü kabiliyeti, sinirlendirildiği ya da damarına basıldığı zaman can yakabilme becerisi filan hep doğru. hatta belki de en doğrusu, acı çektikçe bu dünyanın dengesiz bir yer olduğunu anlayınca birden bambaşka birşeye dönüşmesi kısmı çok doğru ama ufak bir eksik var, bambaşka bir insana tamamen ya da geri dönülmez biçimde dönüşmüyor. zincirli yine de, mesela durduk yere birine uyuz olup onun hayatını elime fırsat geçerse her fırsatta zorlaştırırım. ben çok üzülmüşüm ya ve bunun sorumlusu dünya ya o yüzden herkesi her an üzebilirim ama birinin haksız yere üzüldüğünü görünce birden ben ne yaptım diyebilirim ama demeyebilirim de o sırada aklımı meşgul eden veya üzülmek için zamanım yoksa diğer bir deyişle o sırada mutluysam haberim yokmuş gibi olur. görürüm ama banane derim.

    bir de ilişkilerde aksiyon alma yeteneği konusu var bence, mesela tamamen tükenene kadar aksiyon olmaz ama tükendiği zaman da hastalıklı bir bağlantıya geçmez, öyle bir gider ki, durduk yere ölmek gibi gelir insana.

    teşekkür ederim yazınız için, bence yengeçler çok fazla tehlikeli ve dengesiz varlıklar, çünkü kendileri durmadan acı çekiyorlar da o yüzden. bencil kişilikleri var genel olarak ama işte bazıları bu bencilliğini bir kenara koydurtabiliyor yengeçlere. o yüzden bir kısım insan yengeçlere aman uzak dursunlar derken bir kısmı da çok tatlı, şirin sevilesi, mutlu olunası derler. ortası pek yok.

    1. Valla Sevgili Uğur NE DİYİM :)
      Bu güne kadar benim birlikte en çok güldüğüm, en derin konuşmalarımı yaptığım ve en uzun dostluklarımı kurduğum insanlar Yengeçten çıkmıştır.
      Çok zeki ve esprili insanlardır. Ama ARIZA’nın önde gidenidirler!
      Ben Yengeçleri sevimli, komik ve hassas olduğu kadar, bazen karanlık ve bazen de hin ve hınzır olabilen yanlarıyla da anlattığım için, Yengeçlerden sürekli şikayet ve hatta tehdit mektupları alan biriyim :))))
      Ama sizin bu yazınız var ya… Hiç avukata gerek bırakmadı… ALLAH diyorum!
      Gönülden teşekkürler…
      Bu arada hayatta KOLAYLIKLAR diliyorum :)

  10. Yengeç bu dünyanın ”şakülü bozuk” bir alem olduğunu ilk anladığında önce içine kapanır, sonra tekrar açılırken meleğini susturup, şeytanını fazlasıyla cesaretlendirmeye, bencil, tüketici, prensipsiz ve sorumsuz davranmaya meyledebilir. Bu ”düşmüş melek” sendromunu atlatmak için bir hayli olumsuz deneyim geçirmesi ve kendiyle zorlu yüzleşmeler yaşaması gerekebilir. Kendini yeniden keşfetmeye ve özüne dönmeye karar veren Yengeç’lerin çok farklı bir bilgelik sergilediklerini ve tatlı bir çocuksulukla, sessiz bir olgunluk karışımı ”çelebi” bir duruş benimsediklerini görebilirsiniz.
    Ayyyyyynııı ayytnı :) nasıl mümkün bu denli derin analiz, nasıl nasıl ! Ve siz iyi yürekli içten birisiniz. Velev ki tanımıyorum ama siteden akıyor da akıyor bu durum. Acaba yangeç olabilir misiniz :) yengeçlerin ego yüksekliğini de ayriyeten böylelikle ekler misiniz :) sevgiyle, sağlıcakla kalın.

  11. Yazmış olduklarınızdan anladığım kadarıyla oldukça KOYU bir yengeçim. Yer yer minör farklılıklar göstersem de temelde yazıda geçen karakteristik özelliklerin çoğunu bünyemde barındırdığımı, doğumumdan itibaren geçen 38 yıllık zaman dilimi içerisinde hemen hepsi ile ilgili bir yaşanmışlığa sahip olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

    Bu kadar tutarlı ve tabiri caiz ise “onikiden” yazılmış bir yazı ile karşılaşınca öncelikle çok sevindim, akabinde olumlu yorumları okuyunca yalnız olmadığımı anladım, ancak olumsuz yorumları ve spesifik olarak sizin cevaplarınızdan bir tanesini okuduğumda ise bir başka karakteristik özelliğin daha vurgulanması gerektiği hissine kapıldım.

    Burçlarla ilgili sizin kadar derin bakabilen bir göze sahip değilim ancak özellikle yengeç burcu insanlarının iç dünyası, hayata ve olaylara bakış açıları mevzu bahis olduğunda “anlaşılma” ile ilgili kıyasla daha özel bir hassasiyetleri olduğunu düşünüyorum. İç dünyamız, duygularımız ve düşüncelerimiz söz konusu olduğunda bizler bir konuya dair her şeyi açık açık konuşmak yerine, karşımızdakilere duygusal zekamız ile doğru orantılı yoğunlukta kalıp düşünce ve eylem paketleri gönderiyoruz. Karşımızdakilerin eş değer bir duygusal zekaya sahip olmaları ve/veya empati kurabilmeleri durumunda anlaşıldığımız hissine hasıl olarak son derece rahatlıyoruz ve hayatın geri kalanında olduğu kadar kabuklu/kalkanlı ve stresli bir yapıya bürünmüyoruz. Şayet tersi bir durumla karşılaştığımızda ise, yani anlaşılmadığımızı hissettiğimiz durumlarda ise huzursuzluğumuz ve stresimiz daha da artıyor hatta daha da kronik bir vaka haline dönüşebiliyor.

    Hiç uzatmadan, beni ve diğer yorumcuları bu kadar mutlu eden şey bence temelde kendilerini anlatmak zorunda kalmadan anlaşıldıklarını öğrenmenin verdiği hayret ve sevinç. Sizin ise (tabirinize dayanarak)zaman zaman tehdide varıncaya kadar tenkit edilmeniz ve eleştiri almanıza sebep de yengecin “anlaşılmama”ya karşı takındığı tipik stresli ve mesafeli davranış modeli. Elbetteki istisnalar burçlar söz konusu olduğunda daha sıklıkla (yükselen burçlar vs.) kaideyi bozabilir ama KOYU bir yengeç olarak kişisel gözlemimi sizin derinliğinize usulca bırakmak istedim.

    Selamlar, sevgiler. :)

  12. Juno yorumların bizi bize gösteriyor teşekkürler. Ayrıca burçlar içinseçtiğn resimler çok güzel hele şarkılar çok çok güzel… Sevgiyle

    nevin <3

  13. muzur hınzır yorumları okurken gerçekten çok güldüm. arada bu yengeçlere takık mıyım acaba gibisinden yorumları görünce galiba oğlak demiştim.:))) ciddi yorumunuzda hiç fena değil:)) bir yerler vardır bizim hala hatırladığımız, anılarıyla hüzünlendiğimiz. biz yengeçler aslında evimizi özleriz, doğru. belki göbek bağıyla bağlanayım besleneyim diye değil ama kendimiz gibi birini ya da birlerini ararız. bütün güzellikleri paylaşayım diye. herkese ne olmuş böyle diye önce kırılır sonra kırıp döker isyan ederiz. sonunda halden anlar hale gelip gerçek annelere döneriz. tuhaf bir biçimde toprak burcunun bilgesi oğlaklar da yengeçlere hep kızarlar:)))
    sayfanızı çok kıskandım sevgili oğlak.
    gerçekten çok eğlenceli:) güzel…

  14. Bitsedekurtulsak ha :)))
    Birşeyi unutmuşsunuz Yengeç olmanın iyi yanı hakkında; kendiyle dalga geçmeye kalktı mı, süper bir espri yeteneği sergiler!
    Şahsen ben bu nedenle çok iyi arkadaşlık ederim kendileriyle
    Sevgilerimle

  15. Bugüne kadar burcumun özelliklerini hiç bu kadar keyifli okumamıştım… Okurken gülümsedim, tek kaşımı kaldırdım, durdum kendime döndüm… Evet ben de çoğunlukla ve ne mutlu ki düşmüş melek sendromundan çıkmak için tavanarasında bulmuşumdur harikalar diyarımı… Sevgiler…

  16. Yıllarca yok “ben 18 olamam…” yok “öğrencilik nasıl biter…” yok “ben evlenemem…” yok “çocuk ne yaa…” triplerimi serserilik, hovardalık, zamane gençliği, rahat sağlamcılığı vs vs gibi gösterebilmeyi kendimce başarmaya çalıştım. Şimdi bu kadar açık verilir mi ama.. emek verdik biz o kadar duygularımızı kendimize saklıycaz diye!! :))
    Eray’a tamamen katılıyorum. Anlaşılamamak veya daha beteri yanlış anlaşılmak kadar kötü bir şey olabilir mi?!! Allahım sen koru!! :))

  17. güneş’im yengeçte ve ay’ım akrepte yükselen ve merkürüm de yengeçte .yengeç dominantlığıyla birlikte ay’ın etkisi de var. ay akrepte nasıl etkiler getirir? güzel yazınız için teşekkürler :)

  18. İnanılmaz yazı! Yazının uzunluğuna bakıp “şimdi bunun 50%’si uyuyordur ama 50%’si uymaz” dedim…yanılmışım:) Takıldığım bir konuya da farklı bir açıdan bakmamı sağladı, çok çok teşekkürler…Sadece tek bir yer uymadı; “hırs” demesek de “idealist” desek “fazla prensipli”! falan desek. Onun sebebi de yine bu hassas “kendini koruma/değerlerine sarılma” duygusu bu arada, belirteyim. Hediye meselesine de bir açıklama getireyim; sevdiklerimize hediye alırken kendimize alıyormuşcasına törensel bir şekilde seçtiğimiz için ruhumuz bazen hediyeyle fazladan bir bağ kurabiliyor:) Elinize sağlık, çok güzel ve çok doğru bir yazı…

  19. ortaya karışık bir yengeç aslan olarak kendimi gördüm, kahkahalarla güldüm.. yazılarınızı okumak çok ama çok keyifli geldi.. teşekkürler.. sevgiler…

  20. Daha güzel anlatılamazdı ! Bu arada Oğlak olmanıza hiç şaşırmadım.. Bir Yengeç i en iyi bir Oğlak anlatır.. Çünkü genelde, bizi en iyi tanıyan, her şeyimizi paylaştığımız ! :) tüm sırlarımızı olmasa da, bazı sırlarımızı bilen :) en yakın dostlarımız, canlarımız, ciğerimiz onlardır.. Tıpkı benim canım arkadaşım gibi.. :) Iyi ki varsınız Oğlak’ lar, yoksa Yengeç’ ler ne yapardı ! Bu eğlenceli, harika ve bir o kadar da gerçekçi yazı için tebrikler ! Size de kanım ısındı, Oğlaksınız ya.. :) kendinize iyi bakın.. Sevgiler.. Bu arada, ben yemek yapmaktan hiç hoşlanmıyorum, mutfakta tam bir beceriksizim ! :( bir de espri yeteneği ( o da neyse ? ) bana hiç uğramamış ! Bir arkadaşım, canım, sen espri yapma, böyle derin, ciddi konularda konuş ! O alanda daha iyisin, demişti ! :( yükselenim Ikizler, ne dersiniz, gelişme şansım olur mu ?

    1. Ama ben bu yazıyı okurken çok güldüm :))))
      Çok teşekkür ederim mesaj için.
      Herkesin her zaman gelişme şansı ve mecburiyeti vardır…
      Sevgilerimle

  21. Bir çok Yay kadını; “Yengeçler bu dünyanın en gereksiz, en saçma, en salak insanları. Onlar kadar düzenbaz, üçkağıtçı, pislik, çıkarcı ve aşağılık burç yoktur.” dediler. “Yengeçler’den ne kötülük gördün?” diye sorduğumda, “Var olmaları bile bu dünya için kötülük. Temiz değiller, hiç bir işlerini tam yapmıyorlar, devamlı ağlıyorlar, tüm ilgiyi üzerlerine çekiyorlar…vb.” tarzında cevaplar aldım. “O halde onlarla iletişim kurma.” dediğimde ise konuyu değiştiriyorlar. Yengeçler’e Yay kadınlarını sorduğumda ise yüzüme şaşkınlıkla bakanlar, “Bir sorunumuz mu varmış onlarla?” diyenlerle aynı sayıda. Bir çok Yay kadınının Yengeçler’e bu kadar kin duymalarının nedeni nedir?

    1. Yengeç ve Yay birbirlerine benzer de ondan :)))
      İkisi de güvende kalmak ister…
      Ama Yay bunun için hayatı kontrol etmeye çalışır. Ve herşeyin bir adım önünde giderek sistemi yanıltacağını sanır.
      Yengeç ise etrafındakileri kontrol etmeye çalışır. Ve herşeyin bir adım gerisinde kalarak sistemi yanıltacağını sanır.

  22. Ay off :( bu tvye çıkan ‘düdük'(afedersiniz) astrologlar yengeçleri ne güzel iyi miyi falan filan diye kaktırmıştı yıllardır.bu astrolojiyle ilgilenmeyen erkeklerde yengeç burcunu kadınsı,efendime ne söyleyim iyi becerikli akıllı diye bilirlerdi.yengeç kadın burcu olarak popülerdi,hatta yengeç burcu diye bir türk filmi bile bulmuştum.
    Ay ama şimdi biri bu yaziyi okusa…yani tamam çok güzel deşifre etmişsiniz sonuna kadar haklısınız ama insanlar yengeç gördüğü yerden yan yan yürüyerek kaçmazlar mı aslan ,ondan sonra terazi gibi bi ton güzel,hınzır özelliği olan burçlara.evet yengeçvari bir bakış açisi!
    ama napiyim,kimbilir neden yengeç olarak doğan,negatifliğe,duygusal zayifliklara sahip olan benim sonuçta.yengeç olmamda emeği geçen herkese o kadar kızgınım ki(tanri varsa ona özellikle!:( )ayıp yahu,insan düşmanına bile yengeçlik bahşetmez.hayir yani niçin ben?
    yengeçlerin zayif,tembel,işe yaramaz insanlar oldugunu dusunuyorum,yengeçleri imha etmenin,hatta yeni yengeçler olmaması için eylül ekim aylarında bazı münasebetlerin yasak olması ile ilgili yasa çıkarılmasının falan iyi olucağini düşünüyorum. neyse ben boşluğa düşmüş yengeç ritüelimi yerine getirmek için mutfağa gidip allah ne verdiyse yemeye gidiyorum.herkese iyakşamlar.

  23. yaaaa juno sana bayılıyorum! yazdıklarını sürekli kahkahalarla okuyorum ve etrafımdakileri de birer birer bu sitenin bağımlısı yapıyorum. yengeç özelliklerini yıllarca reddeden ama tam da senin burada yazdıklarına sahip olan tembell hassas pimpirikli kıskaçlı bi yengeçim :))) neyse ki yükselen burcum başak da biraz araştırmacı, analitik bişiler gelmiş hahah
    seviyorum seni, çok tatlısın!

  24. Bu gün o kötü gün. Ankara da canlar barış demeye gitti haince bombalandı. Şu solitist mi nedir onu araştırıp biraz gezeğenleri okuyayım dedim. gelmişim kaç yaşıma(söylemiyeceğim) okumuşum bin kere aynı tırı vırı şeyleri ben değilim yazılan. İğrenç bulduğum hızlı geçişli ruh hallerim ve aşırı idealist tutumlarım, tam ifade edilemeyen hep aynı anlatımlar ile üstü örtülmüş ben’in yorumunu okumak mantıksız. zaten amaç ta bu değildi dedim ya gidiş sıktı okudum son yorumlarınızı adalet arayışları yazınızı yani.sonra benim twitter da yıllardır kullandığım kucagında kedi olan monalisacığımın çeşitli şekillerini gördüm yazılarınızda o an GÜVENDİM.(olayın bittiği an budur yengeçte. Tüyo veriyim, siz neden olduğunu bilmeden o size bir kaç seçiminizden her ne hikmetse teşhisi koymuştur ilginçtir ki yanılmaz kolay kolay) yani çelebileşmiş yengeç gillerden olan ben sizi de yorumlara yazdığınız cevaplarıda ”Aynı ben gibi” diyerek okumuş sonrada zıt burcum olduğunuzu öğrenmiş bulunuyorum. hayatım boyunca aynı dilden konuşup aynı hissiyatla ilerleyip anlayamadığım zor burçsunuz. zıt kutuplar çeker manisi ile son veriyorken yazıma asıl demek istediğimi yazayım (hiç kısa cümleler kuramamış birisi olarak,) )
    teşekkür ederim zihnimi dağıttınız biraz bu günde. başarılı birilerini görmek güzel. yine gelirim artık. siz de daha çok yazın ama. Bu beni çok tanıyormuş gibi yazınızdan sonra size hissettiğim yakınlıkla diyorum ki Annen gile selam söyle:)
    umarım yarın daha iyi olur gerçi 11 ekim zor geçecekmiş dedi oğuzhan c. ama…

  25. Selam. Diğer birçok burçta ilişkilerdeki hali vesaire gibi daha detaylı, uzun yazmanıza rağmen yengeç biraz kısa kalmış sanki… sadece bir tespit. harika günler! :)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s