Posted in Uzun Dönemli Etkiler

Merkür Yengeç’te ”7-25 Haziran” Boyunca İç Deniz Yolculukları


Merkür 7-25 haziran aralığında Yengeç’te ilerleyecektir. Merkür zihinsel faaliyetlerimizi ve kısa dönemli aksiyonlarımızı tanımlar. Gördüğümüz şey hakkında edindiğimiz ilk intiba ve verdiğimiz ilk tepki Merkür’ün eseridir. Yengeç, su grubunun en evcil üyesidir. Şefkat, güvenlik, doygunluk, keyif gibi ”ana kucağı” formatındaki bir varlık bilincini temsil eder. Bu durumda, Yengeç’teki Merkür’ün algıları, dünyaya ana kucağındaki bir çocuğun gözleriyle baktığımız bir döneme işaret eder!

Dış dünyadan zihnimize yansıyan veriler su efektiyle işleme alınacak, algılarımız derin ve bütünsel olacaktır! Ancak çıkarttığımız sonuçlar kendimize odaklı, verdiğimiz tepkiler ise savunmacı ve manipülatif olabilir. ”Beden” algısının çok yoğun olacağı bir süreçtir. Kendimizi fiziksel olarak kırılgan ve zihinsel açıdan alıngan hissedebiliriz. Dünyayı, kendi rahatımız, ihtiyaçlarımız ve önceliklerimiz açısından algılamaya, karşılanmayan taleplerimiz için fazlasıyla endişe üretmeye, olan biteni ”bize karşı” ya da ”bizim için” üreteceği sonuçlar itibariyle değerlendirmeye, ”ötekiler” hakkında objektif olmayı reddetmeye, yakınlık ve güven hissi veren kişilere yaklaşıp, meydan okuyormuş gibi duran kişilerden kaçınmaya, çevremizdekilere tıpkı meme için ağlayan bir çocuk gibi, pasif agresif yöntemlerle erişmeye yatkın olabiliriz. Bu nedenle, kendimizi fazlasıyla talepkar, reddedilmiş ve melankolik ya da belirli kişilere ve mekanlara fazlasıyla bağımlı ve duygusal hissedersek, bu durumu ”gerçek” kabul etmek yerine, zamana bağlı bir algı olarak görmek, iç gerginliğimizi ve tepkilerimizi ılımlandırmaya çalışmak yerinde olacaktır.

Bu süreç yeni işlere, yeni projelere başlamaktan ziyade, elimizde olanları olgunlaştırmak, eksiklerini gidermek, bir işi, bir amacı bizimle birlikte sahiplenecek ve destekleyecek kişileri bulmak ve onlarla ilişkilerimizi güçlendirmek, düşüncelerimizi ve algılarımızı zenginleştirmek ancak sonuç çıkartmak ve aksiyon almak konusunda temkinli ve acelesiz davranmak için uygun bir zaman dilimidir.

Başkaları ile duygusal yakınlıklar kurma, duygusal konuşmalar / hesaplaşmalar yapma eğilimimiz artabilir. Ancak burada algılanan ”duygusallık” rahatlama ve güven bulma ihtiyacı ile birleşmiş, ”hesaplı ya da beklentili” bir duygusallık olabilir. Bu dönemde yakınlaştığımız kişilere, girdiğimiz işlere geçici bir liman olarak bakıp bakmadığımızı sorgulamakta ve bize kucak açıyormuş gibi görünen insan ve ortamların sundukları yakınlık karşılığında ne beklediklerini iyi anlamakta fayda vardır. Çocuksu ve muhtaç görünen herşey naif, anaç ve koruyucu görünen herşey samimi olmayabilir…

Neden mi bu kadar ”çekimser” yorumlar yapıyorum; hayal ve yanılsamalar gezegeni Neptün’ün retro devresine girmesi, şifacı Chiron’un birkaç güne kadar retroya geçecek olması, Satürn ve Venüs’ün de zaten retro sürecinde olmaları, hep ”eksik bırakılan dersler, onarılmamış kırıklar, tekrarlanan hatalar, göz-ardı edilen gerçekler, sonuç vermeyen alışkanlıklar, kayıp getirecek bağımlılıklar” gibi temaları çağrıştırmaktadır!

Kolaycı, ürkek, bağımlı, güvensiz, temelsiz olan bütün düşünce ve davranış kalıplarımızı tekrarlamaya yatkın olacağımız ve bunların ”istenmeyen” sonuçları ile yüzleşmek zorunda kalacağımız bir zaman dilimi yaşayabiliriz. Bu pek ”sevimsiz” görünse de, sonuçta böyle davranmak bizim tercihimiz olduğu müddetçe, alacağımız sonuçların da sevimsiz olacağı gerçeğini idrak etmek kendi hayrımızadır!

Başkalarına ya da geçmişimize ”sarmak” yerine bu devreyi ”sessiz gözlemler ve iç konuşmalar” yaparak geçirmek çok yararlı olur. Parmak emmek, emziğe bağımlı olmaktan daha ”kendine yeterli” bir tutumdur! Düşüncelerimizi olgunlaştırmak, kendimizle daha dürüst ve açık bir ilişki kurmak, beklentilerimiz ve korkularımızı gözden geçirmek ve başka insanların da yakın süreçlerden geçtiğini hatırlayarak, aslında diğerleri ile ne kadar ”benzer” güdülere, kaygılara ve yargılara sahip olduğumuzu idrak etmek, bize insan ilişkileri hakkında değerli içgörüler kazandırabilir. Deniz yolculukları ya da sahil yürüyüşleri yapmak, denizin sakinleştirici ılımlandırıcı ve iyotun zihin açıp depresyonu giderici etkisinden yararlanmak, için de uygun bir zamandır.

Merkür’ün Yengeç’te ilerleyeceği süreç içinde, Neptün, Pluto ve Uranüsten alacağı etkileri ve aynı dönemde Güneş, Venüs ve Ay’ın yapacağı açıları da incelediğimizde, bilinçaltımızın hareketli, rüyalarımızın uyarıcı ve zorlayıcı, iç dünyamızın çalkanltılı olacağı görülmektedir. İçimize ”doğan” ya da rüyamıza giren herşeyi ”haber” olarak almak pek doğru olmayacaktır. Ancak her birinin bize bir hatırlatma niteliği taşıdığını, algılarımızi yargılarımız, geçmiş tutumlarımızi eğilimlerimiz, göz ardı ettiklerimiz hakkında ipuçları içerdiğini bilmek ve ”mesajı” hayal perdesinin arkasından değil, gerçekle yüzleşmeye hazır bir araştırmacının penceresinden okursak, bu ”lacivert” süreçten daha fazla yarar göreceğimiz kesindir.

Pat Metheny & Charlie Haden ikilisinden ”The Moon is a Harsh Mistress” eşlik etsin bu yazıya… Pek bir laciverttir :)))

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=5EAQ1oX7hv8

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s