13 Ocak 2021, OĞLAK Burcu’nda YENİAY – Dönüm Noktası

Sưu Tầm Ảnh Đẹp

13 Ocak 2021, OĞLAK Burcu’nda YENİAY – Dönüm Noktası

İlüstrasyon: Sưu Tầm Ảnh Đẹp

13 ocak 2021 günü, İstanbul’a göre 07:00 iti bariyle YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş ve AY Oğlak Burcu’nun 23 derecesinde ve haritanın 1’inci evinde kavuşuyorlar. MC’nin yöneticisi olan Pluto da bu kavuşuma eşlik ediyor.
  • Yükselen Noktası 14 derece Oğlak ve VEGA Sabit Yıldızı ile kavuşuyor.
  • Hem Güneş’in girdiği Oğlak’ın hem de Yükselen Noktası’nın yöneticisi olan Satürn de 1’inci evde, Kova Burcu’nda, Jüpiter ve Merkür ile stelyum halinde.
  • Kova’daki Stelyum, Boğa’daki Uranüs – Lilith – Mars Stelyumu ve MC ile T-Kare yapıyor.
  • Kova’daki Stelyum Chiron ve Juno ile ılımlı açılar yapıyor.
  • Uranüs 14 Ocak’ta retrodan çıkıyor
  • Merkür 14 Ocak’ta retro gölgesine giriyor.

MEALİ;

Genel etkileri itibariyle değerlendirecek olursak, çok fazla toprak ve hava elementi etkisindeki bu YENİAY’ın elle tutulur gözle görülür başlangıçlara vesile olacağını söylemek mümkün;

  • Para piyasalarındaki yoğun kontrole daha fazla devam etmek mümkün olmayabilir.
  • Hükümette ya da iktidar partisinde bazı istifalar veya görev değişiklikleri olabilir.
  • Meclisin yapısı ile ilgili tartışmalar gündeme gelebilir.
  • Belirli bir liderin yıldızı parlayabilir.
  • Corona vakalarında düşüşler görülebilir.
  • Hava koşulları bir süre sertleşebilir.
  • Kanalizasyon, yol su, elektrik gibi altyapı hizmetlerinde problemler olabilir.
  • Bazı binalarda çökme, yıkıntı gibi vakalar meydana gelebilir. Ya da bazı yapıların yıkımına karar verilebilir.

Bireysel düzlemde üzerimizde aşırı baskı unsuru oluşturan konular bu YENİAY ile dönüm noktasına gelir.

  • Ne zamandır düzgün işlemeyen işler, kurgular ya da ilişkiler bir nedenle patlak verebilir. Kesin bitişler ya da büyük dönüşümler yaşanabilir.
  • Bizim üzerimizde aşırı baskı oluşturan ya da bizim aşırı baskı ve kontrol ile ayakta tutmaya çalıştığımız ama artık işlevini kaybetmiş olan bir süreç kendiliğinden çözülebilir.
  • Düzgün işlemeyen süreçler, yapısında bir hata olan düzenekler çökebilir, yıkım ve kökten yapılandırma gerekebilir. Bakım, inşaat, altyapı yenileme işleri için ideal bir zaman olabilir.
  • Ağır hastalıklarda kesin iyileşme ya da ölüm döngüsüne girilebilir.
  • Güçlü olma ve iktidar kurma şeklimizi elden geçirmemiz ya da bizim üzerimizde iktidar kuran kişilerle ilişkimizi dönüştürmemiz gerekebilir.
  • Kendimizi sabote ettiğimiz seçimler ve davranışların sonçuları, hayatımızda büyük tıkanıklıklara neden olan konular, kesin çözüm gerektirecek şekilde önümüze dökülebilir.

Yıkımlar yeniden yapılanma için kaçınılmazdır. Zemin temizliği yapılmadan hiç bir bina sıfırdan oluşturulamaz. Altyapısı yetersiz ya da kolonları sağlam olmayan binalara geçici tamiratlar yapılması, uzun vadede hiç bir işe yaramaz.

Hayatlarımız da böyledir… Günü kurtaran geçici çözümler süregiden düzeni devam ettirir ama bizi içeriden çökertirler. Son tahlilde yaşanacak olan yıkımı sadece ertelemiş ve zararı ya da maliyeti daha da büyütmüş oluruz. Bu maddi konulardan duygusal ilişkilere hatta sağlığa kadar her alanda geçerli bir kuraldır. Alttan çürüyen hiç bir yapı dış düzenlemelerle uzun süre dayanamaz ve ertelenen çöküşler daima daha büyük acılar doğurur.

Bu nednele hayat bizi yol yakınken sağlam olmayan unsurları fark edip düzeltmeye teşvik eder. Gereğini yapamadığımız her şey, süreç içinde kaçınılmaz bir biçimde önümüze çıkar ve artık kontrol bizde değildir.

Hayatın bize verdiği asıl mesaj hep şudur: Koşulları ve insanları kontrol edemezsiniz! Siz sadece kendinizi kontrol edebilirsiniz.  Manipülasyon, erteleme, ısrar, gözardı etme gibi yöntemlerle istediğimiz hale getirmeye ve öyle tutmaya çalıştığımız her şey bir patlama noktasına gelir ve yıkılır. Bizi de yıkar! Karşılıklı zaafların beslenmesine dayanan ya da alttan alta yapılan tehditler ve güç savaşları ile ayakta kalan her iş, her sistem, her ilişki, her akış, nihai bir kırılma noktasına gelir.

Böyle çıkmazlardan korunmanın tek yolu önce kendimize sonra da etrafımıza dürüst olmaktır.

İnsanın kendisine dürüst olması zordur. Tercihlerimize hoşumuza giden kılıflar bulmamak, olanı olduğu gibi görmek ve adını koymak, makyajımızdan, elbiselerimizden, yanılsama oluşturan bütün görünümlerimizden soyunmak anlamına gelir. Dünyadaki en zor ama en hafiflik veren şey: ”Ben bunu şu yüzden böyle yapıyorum!” diyebilmektir. Şık değil, hoş değil, romantik değil… Ama gerçek!

Gerçek bizi korku ve arzularımızla yüzleştirir. Korku ve arzularımızı gidermek için yaptığımız seçimleri süslemek yerine onların altında yatan temel duygu ve yönelimleri tariflemek bizi özgürleştirir. O zaman seçimlere bağımlı olmaktan kurtulur, meselenin kalbine iner ve oradaki sıkıntıyı gideririz.

Bizi zayıf kılan dış koşullar ve insanlar değil, kalbimizde bakmayı reddettiğimiz loş odalardır. O odalarda büyümemiş yanlarımızı saklar ve unutmak isteriz… Halbuki o yanlarımız güneşe çıkmak, hayata karışmak ve iyileşmek isterler.

Kendinden kaçan bir insan kadar zayıf hiç bir şey yoktur. Kendiyle yüzleşmekten korkmayan bir insan kadar güçlü hiç bir şey yoktur! Zayıflığı ve gücü başka yerde aramayın…

Burçlara göre yorumlar için ”Üyelere Özel” bölümünü https://junoastrology.com/uyelere-ozel/  ziyaret edin.

YALAN – Mehmet Erdem

https://www.youtube.com/watch?v=FbPpp1kaXxs

 

 

 

3 Comments

  1. Emrah Eflanili

    Tek kelimeyle yine mükemmelsiniz

  2. Pınar

    Yine yazmışsınız yaa, bu kadar da olmaz ama, çook seviyorum sizi🙏♥️

  3. Melisa

    Harika bir yazı! Severek takip ediyorum sizi!

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: