Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

13 Kasım 2017, Akrep Burcu'nda Jüpiter – Venüs Kavuşumu; ŞEVK ve İHTİRAS Arasında Bir Tercih…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akrep Burcu’nda seyretmeye başlayan Venüs, Jüpiter’in yörüngesine girdi. 13 Kasım günü, İstanbul’a göre saat 11:20’de de bu kavuşum TAM halini alacak.
Günün haritasına baktığımızda;

MEALİ;
Durumu birlikte ”müşahade” edelim Sevgili Okurlar 🙂
Jüpiter, dokunduğu yeri BÜYÜTÜR! Venüs ise bu alemde var olmanın getirdiği her türlü HAZ ve yaşamaya dair duyduğumuz ŞEVK’tir. Yani JÜPİTER & VENÜS kavuşumu, haz alma, keyif duyma, tatmin olma, hoşnutluk hissinin tavan yapmasına zemin oluşturur ve şevkimize şevk katar 🙂
Kavuşum AKREP Burcu’nda oluyor! AKREP derin tutkuların, sahip olma ihtiyacı ile kaybetme korkusunun, abartılı bir tüketme eğilimi ile inatla tahammül edilen bir yoksunluğun, uçlara giden deneyimleri biriktirerek edinilmiş derin bir farkındalık ve analiz becerisinin, kendini sakınma arzusu  ve derin bir kaygı hissine karşın kontrol edilemeyecek durumları dahi kontrol edebilmeye dair saplantılı bir çabanın, yani işte biraz allı morlu janjanlı ve çalkantılı durumların burcudur 😉
Sizi haritada var olduğuna işaret ettiğim diğer göstergelerin (bkz. giriş bölümü) detaylarına boğmayacağım. Ama onların da, epey bir kafa karışıklığı getirdiğini, bir durumu aklı selim ile değerlendirme ve dengeyi bulma konusunda zorluk verdiğini, imkansızı zorlama eğilimini güçlendirdiğini söyleyebilirim. Ancak aralarında, büyük resmi görmemiz, arzu ve tepkilerimizin arkasında yatan asıl kaygıyı anlamamız halinde, yolumuzu verimli bir yöne doğru çevirmek, gerçek bir hoşnutluk ve doygunluk hissini yakalamak konusunda destek veren unsurlar da var!
Şimdi biraz bu süreçte nelerle karşılaşabileceğimize değineyim;

Böyle davranmaya hepimiz bir şekilde yatkınızdır… Zira bizi hoşnut edecek şeyin ALMAK, SAHİP OLMAK, KULLANMAK, TÜKETMEK olduğunu zannederiz. Dış kaynaklara sonsuz ve sınırsız şekilde erişebilmenin ve onları kontrol etmenin bizi güvende tuttuğunu, bizi değerli kıldığını düşünürüz. Yoksunluk, kayıp, sıkıntı çekme, zorlanma, azla yetinme ya da birilerine göre AZ veya GERİDE KALMA ihtimali bizi BİTİRİR! O yüzden de, haz eşittir her istediğini elde etmek denklemiyle yaşarız. Ve bu hazzı bize vereceğini düşündüğümüz şeylere karşı derin bir İHTİRAS duyarız.
Bu süreçte İHTİRASIMIZ artıp, bize yukarıda bahsettiğim duyguları ve deneyimleri getirebilir.
Ama her yükselişin bir de inişi vardır! Yaşananların asıl kıymeti, çıkışta değilde inişte anlaşılır 😉
Biz de üzerinde yükseleceğimiz dalga ile birlikte tekrar sahile vururken, şunları yaşayabiliriz;

İhtirasın altında KOŞULLANMALAR vardır. Sosyal kodlar, yaşadığımız olaylar, bizi bazı şeyleri ÖNEMSEMEYE sevk eder. Biz kendimizde olan niteliklerin farkına varamadan ve değerini bilemeden, onları verimli kullanmayı öğrenemeden, başkalarından devraldığımız bu önceliklerin peşine düşeriz. Çoğu kez elde ettiklerimizin değeri hızla tükenir… Elde edemediklerimiz ise İHTİRAS’a dönüşür.
Oysa ihtirasla istediğimiz şeylerin bize verdiği haz da kısa sürer… Bize kendimizi iyi hissettireceğini düşündüğümüz şeyleri elde etmenin şevki bizi kısa mesafelere götürür. Bunların peşinde kaybettiklerimizin acısı ise uzuuun  süre peşimizi bırakmaz. Bir süre sonra kendi gücümüzü ve enerjimizi, bu dış faktörlere emanet ettiğimizi ve elimizde yoksunluk korkusu ve bağımlılıktan başka bir şey kalmadığını fark ederiz.
Hayatının içindeki anlam ve değeri görebilen, özsaygı ve özdeğer bilinci ile davranabilen, her durumda elinden gelenin en iyisini, saygı, adalet, şefkat ve hoşnutluk ile yapan insanlar içinse ŞEVK ASLA TÜKENMEYEN BİR PINARDIR! Zira onun kaynağı ÖZ’dedir 😉
Şevk, huzur, doygunluk ve umut hep bizimle olsun 🙂
BİR KLASİK eşlik etsin bu yazıya… Whiter Shade of Pale – Procol Harum

Exit mobile version