Site simgesi Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

1 Ekim 2016, Terazi Burcu'nda YENİAY; İlişkilerde Savaş ve Barış :)

1 Ekim 2016 tarihinde, İstanbul’a göre saat 03:12 itibariyle, YENİAY adını verdiğimiz Güneş&AY kavuşumu tam halini alacak.
YENİAY haritasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;
GENEL OLARAK tüm dünyada gerilimin yüksek, düşmanlık hislerinin fazla, uzlaşmak yerine çatışmak eğiliminin güçlü olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Terazi ve Venüs etkisi altında gerçekleşen ancak sert açılar alan bu YENİAY’ın da barış-savaş, uzlaşma-ayrışma ikilemleri konusunda ayırt edici bir geçişe vesile olması muhtemel!
Uluslararası bir barış veya işbirliği çabasının, beklenmedik bir askeri çatışma yüzünden sekteye uğraması, ya da düzeni ve barışı sağlama tanımı altında askeri bir işbirliğine gidilmesi beklenebilir. Askeri kamplaşmaların daha keskin bir hal alması, tarafların netlik kazanması da söz konusu olabilir. Bu gelişmelerin Mezopotamya bölgesini ilgilendirmesi de ihtimal dahilinde zira bu bölge Venüs tarafından yönetilir.
BİREYSEL DÜZLEMDE ise, kendimizi gerçekleştirmeyi, değerimizi bilmeyi ve bildirmeyi, hakkımıza sahip çıkmayı, özlemlerimizin – özellikle de ihmal edilmiş ve ertelenmiş arzuların – peşine düşmeyi isteyeceğimiz bir zaman dilimi…
Hesap sormak, aldıklarımızla yetinmemek, haksızlıkla karşılaştığımız, ya da engellendiğimiz durumları aşmak için, kendimizi her zamankinden daha arzulu hissedebiliriz.
TALEPKAR olmak, yani bu imkanların bize sunulmasını istemek ihtimalimiz yüksek… O zaman umduklarımızı bulamadığımız noktada kendi yolumuzu seçmek, ya da umduğumuz desteği sağlayacak işbirliklerine ve ilişkilere yönelmek gibi alternatiflerimiz olduğunu fark etmemiz lazım.
Değerli olduğumuzu hissetmek için, sıklıkla yaptığımız üzere aşk ilişkilerinden medet ummamız mümkün. Tutkularımızın sesi diğer bütün seslerden daha yüksek olabilir! Hayatta bulmayı istediğimiz her şeyi – maddi ya da manevi – ayaklarımızın dibine sereceğini düşündüğümüz bir aşka yelken açmak, ya da yürümekte olan ilişkimizin eksiklerini yoğun olarak hissedip, daha talepkar olmak gibi bir ihtiyaç duyabiliriz.
Bir seçeneğimiz de ÜRETKEN olmak! Nasıl hayata geçireceğimizi bir türlü bilemediğimiz, kendimizi tıkanmış, engelli hissettiğimiz projeler, sanatsal ya da bir şekilde yaratıcı girişimler, hatta belki de çocuk sahibi olma arzumuz konusunda, neden verimsiz olduğumuzu fark edebilir ve bu konularda bizi geliştirecek, destekleyecek, anlaşmalar yapmak, işbirlikleri kurmak, danışmanlıklar almak isteyebiliriz.
Bizi üretkenlik konusunda desteklemeyen işbirliklerini, anlaşmaları veya stratejik birliktelikleri sona erdirebiliriz. Elbette bizim üzerimize düşeni yapmadığımız işbirliklerinde de uyarılar almak, hatta devre dışı kalmak gibi uygulamalarla da karşılaşabiliriz. Dolayısıyla yalnız talepkar olmak değil, üzerimize düşenlerin hakkını vermekle ilgili de düşünmemiz ve çaba göstermemiz gereken bir dönem…
BOLLUK, birlikle mümkündür. Etrafımızda olanların, bizden etkilenen veya bizim etkilendiğimiz çevrenin hayrına olmayan adımlar atarak, uzun vadeli bir saygınlık ve refah elde edemeyiz. Aynı şekilde bizim saygınlık ve refahımızı desteklemeyen bir çevrede, uzun süre var olamayız. Alış-veriş dengesini ve bütünlük hissini ayakta tutabilmek, varlığın ön koşullarından biridir. Bu denge bozulunca, huzur, güven, adalet ve refah tehlikeye girer.
Verdiklerimizle değerli olmak ve aldığımız karşılıklar ile değerli hissetmek, doğamızda vardır. Ancak doğamızdaki bu denklem, bizi saygın olmak için öz-saygımızı yitirecek işler yapmak ya da bizim çıkarımıza olduğu müddetçe, başkalarının değerlerine ve ihtiyaçlarına saygı göstermeden yaşamak gibi uç noktalara da savurabilir.
Ve hayat her zaman uç noktaları törpüleyip, bizi dengeye çeker 🙂
İlişkilerimizde talepkarlık – vericilik – üretkenlik – bütünlük temalarını sorgulayacağımız bu süreçte kendimize şu soruları sormamız iyi olabilir;

İlişkiler önemlidir! Zira insan varlığını anlamlandırmak için başka insanlarla bağ kurmak, onlar için değerli olmak ve eksiklerini onların katkısıyla bütünlemek ister.
Ancak bizi asıl tam, bütün ve değerli kılan özümüzle olan bağımızdır! Bu göbek bağı bizi hayatta tutar, bize anlam verir, bizi maddi ve manevi olarak besler 🙂 O bağın yerini hiç bir insan ilişkisi dolduramaz…
Özü ile güçlü bir bağı olan insan, diğer ilişkilerinde de dengeli, verimli, ılımlı, adil, gerektiği kadar yakın ya da mesafeli, ve kendine saygısını yitirmeden uzlaşmaya açık olabilir.
Burca göre yorumlar için 1 Ekim 2016, Terazi Burcundaki YENİAY’ın Burçlara Etkisi… hazırdır 🙂
YENİAY’ın hepimize sevgi, barış ve huzur getirmesi dileğiyle 🙂
Love Me Tender 🙂 Norah Jones’dan gelsin…

Mobil sürümden çık